Kimilerine göre çocuk kitabı olarak anılsa da aslında içindeki çocuğa sahip çıkabilen herkes için yazılmış bir hikâye. Zaman olgusu, zamanın nasıl değerlendirilmesi gerektiği, dinlemenin etkileri ve etkili dinleme konusunu güzel bir olay örgüsü içerisinde işleyen bir modern zamanlar eleştirisi.
Esasında etimoloji kitabı zannederek almıştım. Meğer şiir kitabıymış.
Girişte yazarın da belirttiği gibi sanatsal kaygısı olmayan 'karalamalardan' oluşan bir kitap.
Başlamasam bitirmezdim muhtemelen (:
Sözcüklerin AyiniBeril Pınar Demir · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20221 okunma
Eserin kendisi haricinde bir kavram olarak "Godot" ve "Godot'yu Beklemek" oldukça yaygın bilinen kelimeler. Gerektiği kadar okunmasa da bu kavramı bilmeyen yoktur sanırım.
Eserin içeriğine gelirsek yazar iki ana karakter üzerinden -Vladimir (Didi) ve Estragon (Gogo)- beklemek kavramının "absürtlüğünü" irdelemektedir. Çok ağır bir üslubu olmamakla beraber tekrar tekrar okunması gereken sorgulayan ve sorgulamaya iten bir yapıya sahip.
Tiyatro deyince genellikle izlemek gelir akla fakat tiyatro okumak diye güzel bir durum da vardır. Bu düşünceyle tiyatro metni okumaya ilgisi olanlara kesinlikle okumasını tavsiye ederim. İlgisi olmayanlar da bu eser ile başladıklarına büyük olasılıkla pişman olmayacaklardır.
Okurken veya okuduktan sonra internetten inceleme videolarına ve yazılarına göz atmanız eseri daha iyi anlamanızı ve anlamlandırmanızı sağlayacaktır. :)
Son olarak çeviri konusuna değinmek istiyorum. Ben aldım hata ettim. Kesinlikle Pınar Aziz/Volga Serin S. tarafından çevirilen Kabalcı baskısını almayın, aldırmayın. Çevirenler resmen Türkçe bilmiyorlar. Oyunun bir yerinde karakterlerden biri "modum düştü" diyebiliyor. Okurken benim "modum düştü". Dahası anladığım kadarıyla bazı yerlerde eksikler ve yanlış çeviriler var. Bu baskı şu anda kitap sitelerinde 35 TL civarında satılıyor. Resmen hem Türkçeyi hem eseri katletmişler. Yine de çevir(e)me(ye)nlere rağmen eserden lezzet aldım. Düzgün bir baskısını bulup en kısa zamanda tekrar okuyacağım.
Bu arada şuradan (youtube.com/watch?v=-Va9xN_...) eserin film kaydına ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar/iyi seyirler :)
"Kelebeğin Rüyası" filmine konu olan iki "kelebekten" bir tanesi Rüştü Onur. Hastalıkla, parasızlıkla, geçim derdiyle geçen yirmi iki senelik ömrüne şiirler sığdırmış bir şiir işçisi. Muzaffer Tayyip ile onun şiirlerinde sıradanlığın mükemmelliği öne çıkar. Hayatın merkezinden aldıkları konuları okurla sohbet edermiş gibi şiire taşırlar. Kitabın kapağını bir kez açtıktan sonra siz bir yeni dost kazanmış sayabilirsiniz kendinizi. Şiir sevenlere şiddetle, şiirle arası pek iyi olmayanlara da başlangıç niyetine öneririm. :)
Şehriyar, Türk dünyasında "Heyderbaba şairi" olarak ünlenmiş tanınıp sevilmiştir. "Heyderbaba" onun köyünün kurulu olduğu dağın adıdır. Azerbaycan edebiyatı için bir dönüm noktası olan bu şiir, kendisinden sonra gelenleri etkilemiş ve Azerbaycan edebiyatına can vermiştir.
Son derece yalın bir dille kaleme aldığı şiirde köyüne, çocukluğunun geçtiği yerlere duyduğu özlemi dile getirmiştir.
Şiir seven sevmeyen herkese sitede okuma oranı düşük olan bu kitabı okumalarını öneririm. Bir çırpıda bitirilebilecek bu kitabın ilk kısmının kaydı da internette bulunmaktadır. Okurken bir yandan kendi sesinden de dinleyebilirsiniz. :)
youtube.com/watch?v=T3l8b35...