Hakan

Hakan
@hakanderin
Prius te ipsum, deinde cetera.
10/10
·240 syf.··
2024 6. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 03:44
Yazar bu kitapta modern tıbbın sadece materyalist bir görüşle yaklaşarak hastalıkları tedavi etmeye çalışmasından farklı olarak duygularımızın yaşadığımız sağlık sorunlarına etkilerini anlatıyor. Bildiğimiz üzere duygular hayatımızda büyük bir rol oynuyor ve yaşadığımız çevredeki sosyal kurallar örneğin öfke, üzüntü gibi gayet doğal olan bazı duyguları ifade etmemizi kısıtlıyor. İnsanoğlu duygularını görmezden gelemeyeceği için yaşadığımız bu psikolojik durum kendini vücudumuz üzerinden ağrı olarak ifade etme yolunu buluyor. Öncesinde yaklaşık 5 yıl bel ağrısı çekip bu sorunu çözmek için bir çok farklı yöntem denemiş olmama rağmen bir sonuca ulaşamamıştım ancak kitapta anlatılan felsefeyi özümsedikten sonra ağrılarım büyük oranda yok oldu ve 2 yıldır böyle devam ediyorum. Bir çok insan için yararlı olacağını düşündüğüm bir kitaptır.
Sırt ve Bel Ağrılarını İyileştirmekJohn E. Sarno · Butik · 201412 okunma
Reklam
Puan vermedi·264 syf.··
2017 12. kitabı
Bu grubun (Procol Harum) benim yaşantımda çok çok özel tek bir etkisi oldu. Bunun nedeni yaptıkları bir şarkıydı, burada olan bazılarımızın da bildiğini umduğum "Grand Hotel" adlı şarkı. Ne zaman bir şeyler yazmaya kalksam, arkaplanda müzik dinlemek isterim ve bu özel zamanlarda kitabımda çalan şarkı "Grand Hotel”dir. Bu şarkı her zaman ilgimi çekmişti, çünkü Keith Reid'in lirik şiiri sürekli bu güzel otelden -gümüşler, şamdanlar ve bu tür şeyler- bahsederken, şarkının ortasında, başıyla hiç ilgisi olmayan o muazzam orkestral tırmanış başlar. Arkaplanda gelişen bu çok büyük olayın ne olduğunu hep merak etmişimdir. Zamanla "sanki orada bir tür gösteri devam ediyor olmalı, çok büyük ve olağanüstü, yani sanki, sanki evrenin sonu gibi bir şey" diye düşünür oldum. İşte, Evrenin Sonundaki Restoran fikri buradan çıktı- "Grand Hotel"den.
Evrenin Sonundaki RestoranDouglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20172,872 okunma
9/10
·510 syf.··
2019 1. kitabı
·
441 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2019 20:37
Slovenya Alplerindeki bir vadideki küçücük, sevimli bir kasabada 1938 yılında dokuz aylık bir zaman zarfında tamamladığı Alamut, Vladimir Bartol’un (1903 - 1967) en tanınmış eseridir. Romanının ilk eskizleri üzerinde çalışırken yaşadığı yerin yaklaşık kırk kilometre kadar kuzeyindeki Avusturya, Nazi işgaline maruz kalmıştı. Altmış kilometre kadar batıda kalan diğer sınırda da İtalyan faşistler sahil kasabası Trieste'de Sloven azınlığa karşı etnik temizlik hareketine girişmişlerdi. Bir yandan da etki alanlarını tüm Slovenya ve Hırvatistan’ı da kapsayarak Yugoslavya krallığına dek yayma arzusundaydılar. Kuzey ve batı yönlerine doğru yaklaşık birkaç yüz kilometre kadar ilerideki Sovyetler Birliği'nde Stalin egemenliğinde büyük kıyımlar yaşanmakta, binlerce insan karanlık zindanlarda can çekişmekteydi. Tüm bu karmaşa ve tehditlerin ortasında Slovenya ve anavatanı sayılan Yugoslavya’ya henüz huzur ortamı hâkimdi. Ama Bartol bu eseri kitleleri etki altına alan siyasi ideolojilere, karizmatik liderlere, manipüle edici ideolojilere karşı bir eleştiri olarak kaleme almış olsa da bir yanıyla da Avrupa’yı giderek etkileri altına alacak bu tür liderlere sağlam bir kaynak teşkil etmiş olarak da telakki edilebilir. Michael Biggins Ağustos 2004 Eserin İngilizce Çevirmeni
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
5/10
·500 syf.··
2017 21. kitabı
Kitabı uzun süre önce okudum fakat yanlış hatırlamıyorsam kendini tavuk zanneden kartal hikâyesi bu kitapta da vardı. Bu hikâyede tavuk gibi yaşayıp ölen kartalın hikâyesinin yabancı versiyonunu okuduğunuzda o kartalın gökyüzünde gördüğü kartallara fazlasıyla özenerek bir gün kafayı kırıp kümesten kaçarak gerçek bir kartal gibi yaşamaya başladığını görürsünüz. Şayet ki hikaye bu şekliyle de bir uyarlama ise insanları potansiyellerinin farkında olup tavuk gibi yaşamayı anlatan bir hikâyeyi göstermek ya arabesklik ya da art niyet olur. Katıldığım bir seminerde konuşmacı hikâyenin bu versiyonuyla gösterilerek "eğer tavuk gibi yaşamak istemiyorsanız beni takip edin, kitaplarımı alın vb." bir tüccar zihniyeti dayattıklarından bahsetmişti ki bana fazlasıyla mantıklı geldi.
Sen Şimdi Gidecen ya Cehennemin Dibine GitErdal Demirkıran · Kashna Kitap Ağacı · 20172,154 okunma
5/10
·344 syf.··
2017 19. kitabı
Erdal Demirkıran'ın kitaplarını samimi bir dille yazdığını düşünüyorum fakat kendisinin savunduğu bazı tezlerin temelsiz ve yanlış olduğunu düşünüyorum. Dinlediğim birçok nörolojist günde ortalama 8 saat uyumanın beyin için birçok yararı olduğunu belirtmekte beraber az uyumanın zararlarından da bahsediyorlar.
İlişkiler
Sadece Aptallar 8 Saat UyurErdal Demirkıran · Kashna Kitap Ağacı Yayınları · 20198,5bin okunma
Reklam