Hakan Gürses

Hakan Gürses

, bir kitap okudu
9/10
·184 syf.·
Beğendi
·
2022 19. kitabı
Engin Geçtan
8.5/10 · 33,4bin okunma
İnsan bir zaman tüketicisidir. Üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. Ama yine de çogumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz. Yaşamımız boyunca yitirdiğimiz bazı şeyleri yeniden elde edebilir ya da yerine başka şeyler koyabiliriz. Ama tükettigimiz zamanı asla! Daha önce de belirtildiği gibi, insanin kendisine karşı sorumluluğu ile diğer insanlara karşı sorumlulukları birbirinden soyutlanamayan olgulardır. İlişki sorumluluğu, diger insanlara karşı görevlerimizi biçimsel olarak yerine getirmekten farklı bir kavramdır ve bunu öğrenememiş olmanin bedeli içsel yalnızlıkla ödenir.
Sayfa 107 - Metis·Kitabı okudu
Sorumluluktan kacış
Kuşkusuz, bazen yaşadığımız bazı olaylardan çıkardığımız sonuçlar bilgiye dönüşür, bazen ise edindigimiz bazı bilgileri sonradan yaşantıya dönüştürürüz. Ama genelde, yaşantıya dönüşmemiş bilgi gerçek bilgi degildir.Ya da Konfüçyüs'ün deyisiyle, "Bilmek uygulamaktır!" Yapıcı ve yaratıcı düsünce yeni yaşantılara açılmanın hazırlığıdır. Eleştirici düşünce ise geçmiste yapılmış hatalari yinelememeyi sağlar. Oysa günümüzde pek çok insan soyut kavramlar içinde kendilerini yitirerek gerçek benlikleriyle yüzleşmekten kaçınmaya çalışmaktadır. Duygusal yakınlıktan ürken bu kişiler, incinme olasılığını azaltmak için düşünce aracılığıyla ilişkiye geçerler. Bir düşünce tartışmasının üstesinden gelememek, duygusal bir yaşantı sonucu zedelenmekten daha az acı verir. Üstelik, mantık ve yorumlama öznel bir biçimde kullanılabilir. Çünkü bir olaya nasil bakarsak bize öyle görünür. Bu nedenle, yasanan olaylara ilişkin gerçek duyguları seçerek gerekli tepkileri vermek yerine, olaylari yorumlama ve bazen de yargılama yolu yeğlenir. Aslında bunu herkes arada bir yaparsa da, süreklilik kazandığı zaman insanin kendisine giderek yabancılaşmasına neden olur.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Psikoloji
Sorumluluktan Kaçış
Sorumluluk denince çoğu insanın aklına, ailesi, çalıştığı kurum ve dostlarına karşı "görevleri" gelir ama kişinin kendisine karşı görevi olan "iyi yaşama sorumlululuğu"ndan pek söz edilmez. Başkalarına karşı sorumluluklarımız olduğu kaçınılmaz bir gerçek olmakla birlikte, bazen bunu kendimize karşı sorumluluklarımızı görmezden gelmek için kullanmak da sorumsuzluktur. "Önce kendine, sonra başkalarına" ilkesi ilk bakışta bencilce bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Ne var ki, bir insan ancak kendisine verebildiğinde diğer insanlara da "gerçek anlamda" verecek şeyi olur. Kendisini ortadan silercesine özveride bulunan insana, neden diğer insanlar kendisinden daha değerliymişçesine davrandığı sorulduğunda doyurucu bir yanıt alınamaz. Çünkü kendisine hiç bu açıdan bakmamış ve böylesi bir tutumun kendisine değer vermeme anlamına da gelebileceğini düşünmemiştir. Ayrıca, bir insanın kendisine değer vermesinin aslında kendisine karşı bir sorumluluğu olduğunun ve bu sorumluluğu üstlenmemek için yakınındaki kişileri kullandığının farkında da değildir.
Sayfa 98 - metis·Kitabı okudu
Kaygı
Hangi biçimde yaşanırsa yaşansın kaygı ve buna eşlik eden çaresizlik duyguları, günlük yaşamın sorumluluklarını üstelenebilmek için gerekli beceriyi geliştirememiş ve gerçek benliğine yabancılaşmış
Sayfa 96 - metis·Kitabı okudu