Zifir gibi gece sardı dört yanımı
Cehennemi karanlık çöktü omzuma
Teşekkürler olsun, hanginiz ey tanrı,
Boyun eğmez ruhumu verdiyse bana.
Istediğince zorlu olsun koşullar;
Ne ağlar, ne sızlar, ne de kaçarım;
En ağır silleleri vursa da kader,
Ezilir belki ama eğilmez başım.
Gazap ve acı dolu dünyadan sonra,
Gidecek tek yer gölgelerin dehşeti.
Yıllar geçtikçe yaklaşsam da yanına,
Korkarım sanma ölümün efendisi.
Varsın çok dar olsun kapısı cennetin,
Varsın cezalarla dolsun kara kaplı,
Benim efendisi kendi kaderimin,
Kendi ruhumun benim tek komutanı.
İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan o yaygın dar görüşlülük, Ruth'da da vardı.