Ben bu kitabı okumayı çok daha önceden planlamama rağmen farklı sebeplerden kitabı okumayı ötelemiştim. Öncelikle ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK bu kitabın okulların müfredatına konulmasını emretmiştir. Grigory PETROV kitabında " Böcekler gibi, önemsiz, kişisel uğraşlarınızın ve dertlerinizin batağı içinde kıvranmayınız. Bunun yerine devletin temellerinin yenilenmesini ve toplumun bundan sonra alacağı eğitimin yöntemini düşünürüz. Tarih bazı milletlerin ve devletlerin feci sonlarını yazdığı gibi , bazı devletlerin ve milletlerin ilerleme ve yükselmesini yazmak için de parlak sayfalar açmaktadır." der. PETROV, kitabın ana konusunu "tarihten ders almak" isimli kısa öyküsüyle özetlemiştir. Kitap özetle Finlandiya'nın diriliş hikayesini, bataklıklar içinde yaşayan bir milletin yükseliş hikayesini ekonomi,sağlık,kültür,eğitim, askeri ve spor gibi bir çok alanda öncesi ve sonrasını anlatarak aradaki geçiş sürecini tüm çıplaklığıyla okurla buluşturmuştur. Dirilme ve diriltme ruhunu istemeseniz, inanmasanız bile bir şekilde içiniz alev alev yanmaya başlıyor diyebilirim. PETROV her ne kadar kitabında Finlandiya'yı anlatsa da, ben ve eminim okuyan herkes tüm bu örneklemelerin aslında Türkiye için de birebir aynı olduğunu görmüştür. Kitap siz değerli okurları uzun bir düşünmeye itiyor. Herkesin okuması ve okutması gereken bir başyapıt olan Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabını ayakta selamlıyor ve en değerli kitaplarım arasında kütüphaneme ekliyorum. İyi okumalar :)