10/10
·249 syf.··
2026 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:48
Utopia – Thomas More Eskiden Utopia bir ada değildir. Rivayete göre, bu kusursuz düzeni kuran ve adaya kendi adını veren bilge ve erdemli Kral Utopus, fethettiği toprakları ana karaya bağlayan yaklaşık on beş millik kıstağı kazdırarak burayı bir ada hâline getirir. Böylece Utopia hem coğrafi hem de düşünsel olarak dünyanın geri kalanından ayrılır. Utopia; özgürlüğün, mutluluğun, refahın ve barışın hüküm sürdüğü huzurlu bir ülkedir. Burada insanlar ötekileştirilmez, emekleri sömürülmez ve herkes toplumsal yaşamın eşit bir parçası olarak kabul edilir. Bu nedenle Utopia yalnızca bir ülke değil, insanlığın yüzyıllardır özlemini duyduğu büyük bir hayaldir. Dünyanın dört bir yanında kargaşa, savaş ve baskı hüküm sürerken Utopia’da düzen ve uyum vardır. Başka ülkelerde kralların zorbalığı insanların üzerine çökerken burada özgürlük egemendir. Dünyanın geri kalanında vicdan ve inanç özgürlüğü çoğu zaman baskı altında tutulurken Utopia’da dinsel hoşgörü esastır. İnsanlar servet biriktirmeyi, mal ve mülk sahibi olmayı hayatın amacı hâline getirmez; bunun yerine bilgiye, eğitime ve erdeme değer verirler. Eğitimin yalnızca ayrıcalıklı sınıflara sunulduğu toplumların aksine, Utopia’da eğitim herkes için erişilebilir ve ücretsizdir. Çünkü burada para yoktur; dolayısıyla insanın değeri sahip olduklarıyla değil, karakteri ve bilgisiyle ölçülür. Toplumsal yaşam da eşitlik ilkesi üzerine kuruludur. Dünyanın birçok yerinde kadınlar ve erkekler arasındaki ayrımlar derinleşirken, Utopia’da her iki cinsiyet de üretimin ve toplumsal yaşamın eşit bir parçasıdır. Her birey belirli bir süre çalışmakla yükümlüdür; aylaklık hoş karşılanmaz. Böylece sınıfsal ayrıcalıkların ve sömürünün önüne geçilir. İşte Utopia böyle bir ülkedir. Özgürlüğün sokaklarda dolaştığı, savaşın adının bile anılmadığı,
1000Kitap
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:51
"Yaşanmış Esrarengiz Olaylar", yalnızca gizemli hadiseleri sıralayan bir derleme değil; insanın bilinmeyen karşısındaki merakını, korkularını ve anlam arayışını ortaya koyan dikkat çekici bir çalışma. Ergün Candan, kitabında Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşandığı iddia edilen sıra dışı olayları, tanık anlatımları ve çeşitli belgeler ışığında aktarırken, okuyucuyu kesin hükümler vermeye değil, sorgulamaya davet ediyor. Eserde asıl dikkat çeken nokta, olayların kendisinden çok insan zihninin bilinmeyene karşı geliştirdiği tavırlar. Metafizik, paranormal ve açıklanamayan psikolojik vakalar üzerinden ilerleyen anlatılar; toplumun kültürel hafızasında yer eden korkuların, inançların ve efsanelerin nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Vakalar, bilim ile inanç, akıl ile sezgi arasındaki ince çizgiyi düşündürürken, okuyucuyu da kendi gerçeklik algısıyla yüzleştiriyor. Eser, kesin cevaplar sunmaktan çok sorular üretmesi bakımından değer kazanıyor; çünkü bilinmeyene dair her anlatı, aslında insanın kendi iç dünyasına açılan bir kapıdır. Dilinin sade ve sürükleyici oluşu, olayların merak unsurunu canlı tutarken yer yer tekrar eden anlatımlar ve bazı vakalardaki kaynak sınırlılığı eleştiriye açık yönler olarak öne çıkıyor. Buna rağmen kitap, sadece esrarengiz olaylara ilgi duyanların değil, insan psikolojisini, toplumsal inanışları ve hakikat arayışını anlamak isteyenlerin de dikkatle okuyabileceği bir eser niteliği taşıyor. "Yaşanmış Esrarengiz Olaylar", görünmeyeni anlatan bir kitap olmaktan ziyade, insanın bilinmeyene bakarken aslında kendi korkularını, umutlarını ve merakını nasıl gördüğünü gösteren etkileyici bir okuma deneyim.
Şahitler ve Belgelerle Türkiye'de Yaşanmış Esrarengiz OlaylarErgun Candan · Sınır Ötesi Yayınları · 1999112 okunma
Reklam
Puan vermedi·340 syf.··
2026 57. kitabı
Âbidler Yolu'nda dikkatimi çeken bir hakikat oldu: İnsan bazen büyük amellerin peşinde koşarken, samimiyetle yapılan küçük bir ibadetin Allah katında ne kadar kıymetli olduğunu unutabiliyor. Bu eser, kulluğun miktarla değil, ihlâsla değer kazandığını tekrar hatırlattı. "Âbidler Yolu" bana şunu düşündürdü: Kulluğun özü çok yapmakta değil, Allah için yapabilmektedir. İhlâs varsa az amel de bereketlenir.
Cennete Doğru Abidler Yoluİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 20072,250 okunma
Puan vermedi·139 syf.··
2026 468. kitabı
Kabil, Jose Saramago’nun kutsal metinleri, tanrı anlayışını ve insanlık tarihini kendi ironik, sorgulayıcı ve aykırı üslubuyla yeniden yorumladığı sarsıcı bir romandır. Kitap, Habil ve Kabil kıssasını merkezine alarak, Tanrı ile insan arasındaki o karmaşık, çoğu zaman adaletsiz ve tekinsiz ilişkiyi bir yol hikayesi üzerinden tartışmaya açar. Saramago, kardeşi Habil’i öldürdükten sonra yeryüzünde sürgün edilen Kabil’i, tarihin farklı dönemlerinde gezinen bir tanık olarak kurgular; böylece Babil Kulesi’nden Sodom ve Gomorra’ya kadar uzanan olaylar dizisinde, ilahi buyruklara ve insanlığın acımasızlığına eleştirel bir ayna tutar. İyiliğin ve kötülüğün sınırlarını, otoriteye boyun eğmeyi ve özgür iradenin bedellerini sorgulayan bu eser, geleneği sarsan bir anlatı ile okuru varoluşsal bir hesaplaşmaya davet eder.
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Puan vermedi·736 syf.··
2026 412. kitabı
Gülün Adı, İtalyan bilim insanı, tarihçi ve göstergebilim uzmanı Umberto Eco’nun dünya edebiyatına kazandırdığı, hem çok katmanlı bir polisiye hem de muazzam bir tarihsel dönem panoraması sunan anıtsal bir başyapıttır. 1980 yılında yayımlanan bu ilk roman, yazarın engin Orta Çağ bilgisini edebi bir kurguyla harmanladığı entelektüel bir şölendir. Roman, 1327 yılında İtalya’nın kuzeyindeki zengin ve gözlerden uzak bir Benedikten manastırında geçer. Hristiyan dünyasındaki siyasi ve dini çalkantıların, tarikatlar arası çatışmaların zirvede olduğu bir dönemde, manastırda gizemli ve korkunç cinayetler işlenmeye başlar. Bu ölümleri aydınlatması için eski bir engizisyon yargıcı olan, keskin zekası ve rasyonel yaklaşımıyla tanınan Fransisken rahibi Baskervilleli William ve onun sadık çömezi Melkli Adso görevlendirilir. William, tıpkı bir Orta Çağ Sherlock Holmes'ü gibi, ipuçlarını ve göstergeleri takip ederek katilin peşine düşer. Olayların merkezinde ise dünyanın en zengin, en gizemli ve korunmuş kütüphanesi yer almaktadır. Bu labirentvari kütüphane, Hristiyanlık inancını sarsabileceği düşünülen ve yıllardır saklanan yasaklı bir kitabı barındırmaktadır. Umberto Eco, bu sürükleyici cinayet soruşturmasının arka planında; din, felsefe, göstergebilim, engizisyon vahşeti ve dogmatizm üzerine derin tartışmalar yürütür. İnanç ile akıl, kahkaha ile korku, hoşgörü ile fanatizm arasındaki amansız savaşı gözler önüne serer. Gülün Adı, sadece bir solukta okunacak bir polisiye değil; her bir satırında Orta Çağ felsefesinin ve kültürünün şifrelerini barındıran, edebiyat tarihinin en entelektüel ve sürükleyici romanlarından biridir.
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 283. kitabı
Filibeli Ahmed Hilmi, Amâk-ı Hayal (Hayalin Derinlikleri) adlı bu mistik ve felsefi şaheserinde, modern düşüncenin ve şüpheciliğin kıskacında yönünü kaybetmiş Raci adlı bir gencin, Aynalı Baba adındaki bir meczup/mürşit ile tanışmasının ardından çıktığı ruhsal ve manevi arayış yolculuğunu konu alır. Yazar; Raci'nin afyonlu kahve eşliğinde daldığı sembolik rüyalar üzerinden Buda'dan Zerüşt'e, tasavvuf mertebelerinden felsefi akımlara kadar varlığın ve hakikatin sırlarını, nefis terbiyesini ve mutlak gerçeği bulma çabasını masalsı ve derin bir dille işler.
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Pozitif Yayınları · 201122,3bin okunma
Reklam
Reklam