Hal-slogan
Domuz eti yemenin haram olduğu hükmü genel bir hükümdür. Açlıktan ölmek üzere olanın yiyecek başka bir şey bulamadığı durumda domuz eti yemesi farz olur. Zira canı korumak domuz eti yememekten daha önemli ve dinidir. Burada genel hükmü tersyüz eden şey ortaya çıkan "hal" dir. Eğer insanların halleri bilinmeden genel hüküm "her halde" onlara telkin edilecek olsaydı bu ilim değil, slogan dediğimiz şey olurdu. Sloganlaşan bir fıkıh oksimorondur.
"Burada genel hükmü tersyüz eden şey ortaya çıkan "hal"dir. Eğer insanların halleri bilinmeden genel hüküm "her halde" onlara telkin edilecek olsaydı bu ilim değil, slogan dediğimiz şey olurdu. "
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam
Doğru görünen çok sinsi ifadeler var...
Partimizin vizyonu dünyada Doğu Avrupa'da ve Türkiye'de son yıllarda yaşanan büyük değişime duyarsız kalmıştır. Her yerde tabular birbiri ardına yıkılırken parti kendi tabularını sorgulama ihtiyacı duymamış, boylece çok Önemli bir kendini yenileme fırsatını kaçırmıştır. Partinin bazı yöneticileri, popülizmle sosyal demokrasiyi ayırt etmekte zorluk çekiyor. Evrensel sosyal demokrasi ilkelerinin yaşama geçirilmesi yerine, soyut bir "halkçılık" kavramı ardına sığınılıyor. Slogancılık yapılıyor. Nitekim, DYP aynı popülist sloganları kolayca sahiplenmiş ve başarı ile kullanmıştır. Bu olay partideki kavram kargaşasını göstermesi açısından çok ilginçtir: Bazıları popülist slogan kullanınca DYP'yi sosyal demokrat ilan etmiştir. SHP'nin kadrolaşması çağın gerisinde kalmıştır. Türkiye toplumunun dinamik, toplumsal değişime duyarlı, yaratıcı ve üretken kesimleri ile yapıcı bir iletişim kurulamamış, bu insanlar partiye çekilememiştir. Sivil toplum örgütleri ile, özellikle de sendikalarla ilişkiler ihmal edilmiş, işçi sınıfı hareketi ile organik bağlantıya girmekte tereddütlü davranılmıştır. Partimizin liderlik ve yönetim sorunları bir türlü çözülememiştir. Kişilere bağlı hizipçilik anlayışları aşılamamıştır. Yerel yönetimlerin büyük çoğunluğu örgüt denetiminden kurtulmak için örgüt üstünde hâkimiyet kurmayı denemişlerdir. Toparlayıcı ve bütünleştirici bir yaklaşım, ne yukarıdan aşağıya ne de aşağıdan yukarıya doğru gerçekleştirilememiştir. Partimizin Ecevit ve DSP saplantısı bir türlü giderilememiştir Sürekli birleşme çağrıları seçmeni ve kamuoyunu gereksiz yere şaşırtmış. Ecevit'in gerçek kimliğinin ortaya çıkmasını engellemiştir. Üstelik, bütün uğraşlara rağmen birleşme sağlanamamıştır. Partimizin Kürt sorununa yaklaşımı Sosyalist Enternasyonalin ilkeleri temeline
Sayfa 258·Kitabı okudu
Düşünce
Diğer bir deyişle ticaret hakkında fetva verecek olanın sadece ayet ve hadisleri değil ticareti de bilmesi zaruri görülmüştür. Genel geçer fetvalar böyleyken ilmihalde bu durum daha da açığa çıkmaktadır. İlmihal basit çeviri ile "hal"in ilmidir. Bir hal üzerine odaklanmıştır. Örneğin domuz eti yemenin haram olduğu hükmü genel bir hükümdür. Açlıktan ölmek üzere olanın yiyecek başka bir şey bulamadığı durumda domuz eti yemesi farz olur. Zira canı korumak domuz eti yememekten daha önemli ve dinidir. Burada genel hükmü tersyüz eden şey ortaya çıkan "hal"dir. Eğer insanların halleri bilinmeden genel hüküm "her halde" onlara telkin edilecek olsaydı bu ilim değil, slogan dediğimiz şey olurdu. Sloganlaşan bir fıkıh oksimorondur.
Din
Gençlerimize-çocuklarımıza, okuma ve düşünme sevgisi aşılamanın çarelerini arayalım. Okuma meselesi baş mesele. dir. Öğrencilerimiz için kitaplar tespit edilip her mezuniyette bu kitapları hazmederek ve okuduklarını pratik hayata dönüş. türerek ortak değer' elde etmeleri sağlanmalıdır. Eskiden (5 ilkokul, 3 ortaokul, 3 lise, 4 veya 5 yıl üniversite tahsili) üniversiteyi bitiren bir öğrencinin 15-16 yıl tahsil hayatı vardı. Her sene 10 kitap okuttuğumuzu düşündüğümüzde mezunlarımızı 150-200 kitap okuyarak mezun etmemiz gerekirdi. Hangi aile yapısı, hangi hayat tarzı, hangi siyasî görüş ortamında olursa olsun tespit edilip okutulan kitaplar kendi değerlerini, kendi mukaddeslerini, yaşasın/yaşamasın kendi dinini, dini hassasiyetlerini, kitabını, Peygamberini, kavramları öğreterek mezun edebilseydik, her türlü eksikliklerine rağmen vatan, millet, devlet düşmanı olmazlar, aidiyetlerini unutmazlar, milletini/ ümmetini bilirler. Slogan haline getirilen ideolojik ve kökü dişarıdan gelen hiçbir fikrî/felsefi düşüncelere itibar etmezlerdi. Gençlerimizde manevi-fikri-felsefi-edebî hiçbir değerli kitabı birkaç saat okumaya dayanabilecek hal bırakmadılar. Futbol, magazin, diziler, sosyal medya bağımlılığı, vs. gençleri çürüttü. Okuyamaz, düşünemez hale getirdi. Haz, hız, konfor, refah, lüks, özenti ortamı uyuşturdu. Kimlik/kişilik/şahsiyet tarafları öldürüldü, robot haline getirildi.
Sayfa 58 - Tahlil Yayınları, 2019, 2.Baskı·Kitabı okuyor
İlmihal basit çeviri ile "hal"in ilmidir. Bir hal üzerine odaklanmıştır. Örneğin domuz eti yemenin haram olduğu hükmü genel bir hükümdür. Açlıktan ölmek üzere olanın yiyecek başka bir şey bulamadığı durumda domuz eti yemesi farz olur. Zira canı korumak domuz eti yememekten daha önemli ve dinidir. Burada genel hükmü tersyüz eden şey ortaya çıkan "hal"dir. Eğer insanların halleri bilinmeden genel hüküm "her halde" onlara telkin edilecek olsaydı bu ilim değil, slogan dediğimiz şey olurdu. Sloganlaşan bir fıkıh oksimorondur
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam
Reklam