9/10
SPOİSİZ
Bayanlar ve Baylar işte o...
Bence Cam Şatoyu bu kadar tanınmış ve bir o kadar da sevilen bir seri yapan ilk kitap bu. Ara kitabı saymazsak eğer ilk üç kitapla çok kalabalık olan serideki karakterleri tanıdığımız kaoslu evreye şöyle bir bakıp çıktığımız ilk kısım... Diğer kitapları okumasam da her bir kitapta serinin gittikçe devleştiğini yorumlarda gördüm.
Önceki üç kitap kötü değildi fakat bir sonraki bölümü okumak için heyecanla sayfaları da çevirtmedi. Yine de belki her incelemede yazdığım gibi ortalama üstüydü. Çünkü insan söz konusu SJM olduğu zaman en iyisini bekliyor.
(Tam burada Alev ve Gölge hanesini hatırlamak beni kırk yerimden bıçaklıyor, bu kitabı sarah tekrar yazmak istese kimse hayır demez)
Gölgeler Kraliçesine geldiğimizde ise ilk sayfadan bir hareketlilik vardı. Bölüm sakin geçse de patlamaya hazır bombaları hissediyor merakla bir sonraki bölümü okumak istiyorsunuz.
Üçüncü Kitaptan sonra yine kısa bir zaman atlamasıyla devam ediyoruz. Rifthold'a dönen Aelin'in kapatacak çok hesabı vardır ve bunda beklemez. Belki yazarın kaleminin güçlendiğini de hissettiğimden ilk andan itibaren bende kitabın içinde girdim. Odağımı korumakta zorlanmadım. Aktı gitti... Artık Dvgs serisini okurken olduğu gibi beni Velaris'e bıraksanız kaybolmam diye düşünürdüm. Artık Rifthold için de öyle, özellikle yer altı kısımları... Şehirde yolumu kaybetmem.
Bu kitapta önceki kitapta tanıştığımız Rowan, Lorcan, Aedion, Lysandria, Arobynn, Manon ve On Üçler ve bu kitapta ilk kez tanıdığımız Elide vardı. Fakat hala çok sevilmesine rağmen okumadığımız bir karakter var onu merak ediyorum. Ayrıca çift olacağını bildiğim bazı karakterler tanıştı, bazıları da halaaa tanışmadı.
Suikastçının Hançerini yeni okumuş olarak, o kitaba bir sürü gönderme vardı. İyi ki ara