Adı:
Kıymık
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054456680
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Splitter
Çeviri:
Firuzan Gürbüz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Almanya'nın 1 numaralı polisiye yazarından nefes kesen bir gerilim romanı.
Heyecanı her sayfasında yaşacağınız kıymık'ta bir sonraki sayfa için sabırsızlanacaksınız.
Hayatınızın en kötü anılarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız, yapar mıydınız? Peki ya yanlış giden bir şeyler olursa?

Marc Lucas hayatında yaşayabileceği en kötü şeyi yaşar: Kendisinin sebep olduğu bir trafik kazasında karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Kazada yaralandığı zaman ensesine batan kıymığı her an hissediyor, ama gerçek yaraları daha derinde.
Hayatı her geçen gün daha katlanılmaz hâle gelirken bir ilanla karşılaşır. Yeni bir deney için bir Psikiyatri Kliniği travma geçirmiş gönüllüler aramaktadır.

Korkunç anıların pençesinde kıvranmadığınız bir hayat düşünün. Marc Lucas, bunun son şansı olduğunu anlar; artık karısını ve bebeğini unutması gerekiyor. Sonsuza dek. Ancak gerçek dehşet geçmişinde değil, geleceğinde yatmakta. Hastanedeki ilk testleri yaptırıp evine döndüğünde dünya artık onu unutmuş gibidir. Anahtarları kapıyı açmaz, kapısının üzerinde yabancı bir isim vardır ve kapı açıldığı zaman korkunç bir kâbusa uyanacaktır.


"Fitzek akıcı, yürek burucu ve derin bir üslupla yazıyor. Kitaplarının etkisinden son sayfayı bitirdikten çok sonra bile kurtulamıyorsunuz."
-John Katzenbach-
(Tanıtım Bülteninden)
352 syf.
·3 günde·8/10 puan
Geçmişinizin en acı veren anılarını beyninizden sildirmek ve gerçeklik ile sanrı arasında yaşamayı göze alabilir misiniz?

Eser tam da bu soru üzerine kurgulanmış.
Dr. Marc Lucas geçirdiği bir trafik kazasında çok değer verdiği insanı kaybeder ve vicdan azabı ile yaşamaya başlar. Özel bir klinikte doktor olan kayınpederi ise onun sorunları ile baş edebilmesi için elinden geleni yapmaya çalışır. Marc ise kazanın etkisi ile yaşadıklarını hatırlayamaz, hatırladığı tek gerçek vardır o da acı kaybıdır...

Bir dergi de gördüğü reklam üzerine gittiği klinikte, ona hafızasında yer eden travmayı unutturabilecekleri bir deneyden bahsederler fakat Marc kararsız kalır. Klinikten ayrıldıktan sonra ise hayatının ona ait olmadığı hissine kapılarak, kaybolduğunu hisseder...

Artık hayatında neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlaması onun için ızdırabtır. Var olup olmadığını sorgulamaya başlar...

Kitaptaki gerilimde tam bu noktada başlıyor...
Yazar, insan beynini masaya yatırıyor ve bilimsel araştırmalar ile deneylerin sonuçları ile eserini kurguluyor. Her sayfayı merak ile okusam da sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. Olayların çok farklı yönde ilerleyeceğini sanan bendeniz, son bölümlerin bu kadar basite indirilmesini şaşkınlık içinde okudum. Eserin son bölümüne kadar olan kısım gerilim dolu olmasına rağmen yazar sanki ne yapsam da sonu bölümü bağlasam der gibi basit bir olayla eserini sonlandırmış...

Diğer eserleri, Uyurgezer ve Terapi'ye göre bu eseri sönük kalmış...
352 syf.
·4 günde·10/10 puan
Şimdi şu algıyı değiştirelim. Sebastian Fitzek'i bir polisiye roman yazarı olarak kesinlikle düşünemezsiniz. Polisiye olarak başlarsanız onun kitaplarına hayal kırıklığı yaşarsınız. Çünkü onun kitapları kesinlikle psikoloji gerilim. Ve öyle böyle değil; okurken çoğu yerde kitabı bırakıp kendi psikolojinizi, kendi benliğinizi mutlaka kendi yaşanmışlıklarınızı sorgulayan, sorgulatan bir yazar. Hala kalemiyle tanışmayanlara kesinlikle tavsiyemdir
.
Bir araba kazası sonrası uyandığınızda hamile eşinizin ve bebeğinizin öldüğünü öğreniyorsunuz. Ve ensenizde bir bandaj var, size bir Kıymık battığı, ameliyatın riskli olduğu, o kıymığın omuriliğinize saplanmaması için dikkatli hareket etmek zorunda olduğunuz ve bu kıymık enfeksiyon kapmasın diye birçok ilaç içmek zorunda olduğunuzu düşünün. Birde bunların hepsinin yalan olduğunu. Kaza dışında tabiki. Ne eşiniz, bebeğiniz ölmüş, ne ensenizde bir kıymık var. Gerçek nerede bitiyor, sanrı nerde başlıyor, hafızanız sizi ne kadar doğruluyor tam bir keşmekeşin ortasında olduğunuzu düşünün. Yada düşünmeyin ben kısaca anlatayım...
.
Marc Lucas. Hasta ve sarhoş bir babanın, babanın ölümünden sonra kalp yetmezliğinden ölen bir annenin iki erkek çocuğundan birisi. Erkek kardeşi Benjamin ile birlikte diğer insanlardan farklı olarak AHK'lılar. Yani aşırı hassas kişiler. Karşısındaki insanların yaşadığı acıları, zorlukları, yangınları onlar kadar hissedip yaşayabiliyorlar. Ve Marc karısının ölümüne kendisi sebep olduğunu düşündüğü için bir hafıza sildirme programına dahil olmak istiyor. Kısaca unutmayı öğrenmeyi. Geçmişinde unutmak istediği bütün kötü anıları amnezi sayesinde sildirip hatırlamak istediği güzel anıları tekrar beynine yükleyecek bir program. Kliniğe denek olarak götürülüp bazı testlerden geçiyor ve çıktığında anahtarlarının evi ve arabasına uymadığını, telefon rehberinin hatta sim kartının silindiğini, kartlarının bloke olduğunu, öldü zannettiği karısının yaşadığını ve tekrar kliniğe döndüğünde yerinde boş bir inşaat çukuru olduğunu görüyor. Onu bulan bir diğer denek Emma ve yıllar sonra karşısına çıkan kardeşi Benny sayesinde işler iyice içinden çıkılmaz bir hale geliyor. Peki Marc'ın dediği gibi amaç, aracı kutsallaştırır mı diye sormadan edemiyorsunuz gerçekler ortaya çıktıkça. Ben okurken Marc'ın eşi Sandra ve kayınbabası Constantin'e kızarak kapattım son sayfaları.
.
Son sayfaya kadar gerilim ve merak peşinizi bırakmıyor Kıymık'ta. Bütün bu oyunların sonucunu okuduğunuzda yok artık diyorsunuz. Böyle bir hayal gücü karşısında ben şimdi ne okudum diyeceğiniz nadir kitaplardan birisi. Ve bu yolculukta bana eşlik eden can İlkay Çağlıyan sen ve o harika sohbetin olmasaydı bu kitap beni böyle güzel etkilemezdi. Kahkahalarımız, deliliğimiz, kudurmalarımız her şartta ve her kitapta daim olsun dost
352 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
"Hiç sonunu öğrenmek istemeyeceğiniz bir hikaye dinlediniz mi?"
Marc Lucas karısı Sandra ile bir trafik kazası geçirir. Sandra karnındaki bebeğiyle beraber hayatını kaybeder. Marc ise üzüntü,  vicdan azabı ve boynunda ona hayatı zindan eden bir kıymıkla hayatta kalmıştır. Tedavisi sırasında okuduğu bir dergide gözüne bir ilan çarpar.
"Ağır bir travma geçirdiniz ve bunu anılarınızdan silip çıkarmak mı istiyorsunuz?O halde bir e-posta göndererek bize başvurun. Bleibtreu Özel Psikiyatri Kliniği tıbbi denetim altında yapılacak bir alan çalışması için katılımcı arıyor."
Marc kendini bir anda bu çalışmanın içinde bulur. Halbuki bu amnezi deneyini kabul etmemiştir. Garipliklerin içinde hayal mi gerçek mi bilmediği olaylar yaşamaya başlar. Beyninde içinden çıkamadığı savaşlar vardır. Sanki Marc hiç yaşamamış, var olmamıştı. Sandra ölmemişti,  hiç tanışmamışlardı. O zamana dek inandığı şeylerin hepsini yitirmişti: Anıların gerçekliğine olan inancını, kendini. Yinede karşısına çıkan izlerin peşini bırakmaz, mücadele eder ve kendini akla hayale gelmeyecek bir oyunun içinde bulur. Marc gerçeklerle yüzleştikçe benim beynim yandı. Bütün bunlar ne içindi, değermiydi diye sormadan edemedim açıkcası.
Peki Marc'ın dediği gibi "Amaç, aracı kutsallaştırır mı?"
Acayip bir hayal gücünün ürünü olan bu kitabı tarzı sevenlere şiddetle öneriyorum. Yazarın kaleminden okuduğum ilk kitaptı ve kesinlikle son olmayacak.
352 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Sebastian Fitzek ten beyin tirmalayici bir eserle daha tanışmış oldum.. Sakinlik aramanıza gerek yok kitap sizi bulunduğunuz ortamdan alıp götürüyor.. Hangisi gerçek hangisi sanrı derken kitap tabi ki son sayfalarda çözülüyor ama bu sefer bambaşka Bi amaç bambaşka bir tedavi ;-) psikolojik gerilim sevenlerin keyif alacağı bir roman, uyku sattlerinizi ertelenecek diyebilirim. İyi okumalar B-)
352 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Sebastian fitzekden okuduğum ilk roman ve herkesin diğer kitaplarına oranla bunu daha sönük bulmasıysa yazara olan ilgimi, merakımı arttırdı diyebilirim. Kitap tam anlamıyla bir gerilim romanı, genellikle korku ve gerilim birbirine karıştırılır; korku kitabında aynı zamanda gerilim olabilir ancak gerilim kitabında korku olmayabilir. Bir gerilim kitabından acaba ne olacak diye aklımı karıştırmasını ve psikolojik olarak da germesini beklerim ve kıymık bunu başardı diyebilirim. Son sayfalarına ve olaylar çözülene kadar ne ne değildir bir türlü anlamadım.

Kitabın konusudan kısaca bahsedecek olursak arka kapağında şu yazı bizi karşılıyor ''Hayatınızın en kötü anılarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız, yapar mıydınız?''. Ana karakterimiz Marc Lucas kendisinin sebep olduğu bir kaza sonrası karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder, daha sonra bu anıyı sildirmek için bir klinikteki deneye başvurur. Ancak işler hiçte beklediği gibi olmaz evine döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir, bütün düzeni alt üst olmuş hiç kimse onu hatırlamamaktır.

Kitabın sadece konusu bile kendine çekip okutturmaya yetiyor kanımca. Daha fazlasını konuşmak spoilera girer diye okuyarak keşfetmenizi öneriyorum. Yazarın ilk kitabını okuduğum için bu kadar övdüm ve beğendim belki de, o zaman doğru bir tanışma oldu diyebilirim. Diğer kitaplarına beklentim baya yükseldi ve okumak için sabırsızlanıyorum :)
352 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabı okurken sunu farkettim. Degerli yazarimiz asla yolundan sasmiyor ve kitabin her bolumunde akli dengenizi kaybediyorsunuz. Her 5 dk da bir wtf- bir dakika -nasil olabilir -ne ?!?!? Gibi yorumlar yapacaginiz olaylari algilamakta gucluk cekebileceginiz bir kitap. Kesinlikle okumalisin!!! Bu yazar sayesinde uyur gezerle baslayan bu yolculuguma son veremiyorum.
352 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursak,hayatınızın en kötü anılarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız yapar mıydınız?Ve aslında bütün hikaye bundan sorumlu tutulacaktır..

Dr. Marc kendisinin sebep olduğu kazada karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Bu anıyı sildirmek için özel bir klinikte,bir deneye başvurur. Ve bunun sonucunda işler hiçbir şekilde beklediği gibi olmaz. Bütün hayat düzeni alt üst olmuştur ve yaşadığı yere geri döner,ama Marc’ı kimse hatırlamamaktadır. Marc Lucas ise kazadan sonra hiçbir şey hatırlamaz,hatırladığı tek gerçek vardır.. acı kayıpları

Marc hayatında yaşadıkları ile neyin gerçek olduğunu neyin hayal olduğunu algılayamamaktadır. Bu onun için bir işkence haline dönüşmeye başlar ve artık kendinin bile var olup olmadığını sorgulamaya başlamıştır. Kitap ise aslında tam da bu noktada başlıyor. Başlıyor başlamasına ama siz sayfaları bitirdikçe istenmeyen duygulara kapılıp bumuydu yani demenize sebep oluyor açıkçası,. Futbolda fark yemekte olan takımın artık kafalarında maç bitse de gitsek havasında olduğu kadar,sonunu bağlasamda gitsek havasında olmuş. Sıkıcı değildi elbette ama keşke bu kadar acele davranmasaydın da çok başka soru işaretleriyle daha artı yönde merak salsaydın bizlere.
352 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İyi bir kurgu iyi bir finali hak eder ama yazar bu defa da sönük bir final yaparak ters köşe etti Yazarın diğer kitapları İle kıyaslandığında oldukça sönük bir kitap olsa da yine de okunabilir ‍️
352 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Herkese merhaba

Bir kaza sonucu eşini ve doğmamış çocuğunu kaybeden Marc LUCAS, yaşadığı bu travmayı bir türlu atlatamamaktadir. Özel bir klinikte doktor olan kayınpederi de ona yardımcı olmaya çalışır ama bu konuda çok başarılı olamaz...
Sürekli kendini suçlayarak yaşamina daha fazla devam edemeyeceğini düşündüğü gün, dergide bir ilan görür."Hayatınızın en kötü anlarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız, yapar mıydınız?"
LUCAS, bunun üzerine kliniğe gider ve bir çeşit deney ile yaşadıği travmadan kurtulma vaadini dinler. Fakat kararsız kalır, ta ki deneye uygun olup olmadığına karar verileceğini öğrenene kadar.
Testleri kabul eder, klinikten çıkıp evine gider.
Ama evine giremez, ev artık onun değildir.
İş yerine gider, kimse onu tanımaz.
Kimliğini, telefonunu ve cüzdanını kaybetmiştir.
Klinige gitmeye karar verir, klinik yerinde kocaman bir çukur vardır...

Karşısına çıkan ve onu tanıyan tanımadığı bir kadın, onları yakalamaya çalışan silahlı adamlar, yattığı klinikten çıkan hasta kardeşi, ölen karısından gelen randevu notları...

Gerçekle hayalin ayrıldığı o ince çizgide yalpalar, gördüklerine, duyduklarına, yaşadıklarına inancını yitirmeye başlar.

Karısının ölümünü, kardeşinin tarafini, yakınındaki yabanci kadının niyetini, kayınpederinin gizemli hallerini, en sonunda da kendisinin var olup olmadığını sorgular.

Peki ya siz, Geçmişin travmalarindan kurtulmak için kimliğinizi kaybetmeyi göze alır mıydınız?

Kitap bitmeyen bilinmezliklerle dolu. Sonuna kadar düğümler çözülürken, okuyucu yine ters köşe oluyor

Kurgu güzel olmasına rağmen anlatım dili olarak beni yordugunu itiraf etmeliyim.
Sebastian Fitzek, benim en sevdiğim gerilim yazarlarından birisi, bu kitabi diğer eserlerinden sönük kalmış. Ama buna rağmen, kendi kategorisindeki yazarların eserleriyle yarısır durumda.

Kitapla kalın
352 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Yazarın kitapları yavaş yavaş bitmeye başladı. Allah’tan yayınevi çabuk çıkartıyor. Kıymık, biraz enteresan ilerleyen, ama bir o kadar da beyni mikserle karıştıran bir kitaptı. Her seferinde yazar yine bunu başarmış demekten kendimi alamıyorum. Son zamanlarda okuduğum Psikoterapist ile konusu az da olsa benziyor, ama ilerleyiş farklı tabiki. Kitabın ufak bir yerinde Göz Koleksiyoncusu’ndan bahsetmesi de hoşuma gitti. Yine tek nefeste okunacak ve merak ile ilerleten bir konuydu. Tavsiye ediyorum.
352 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Spoiler içermez.
Blake Crouch - Karanlık Madde kitabı en çok beğendiğim kitaplardan biridir. Kıymık kitabının konusunu okuyunca anında kitabı okuma ihtiyacı hissettim. Karanlık madde kitabındaki
sürükleyicilik ve her sayfa çevirişte merak uyandırma kıymık kitabında da aynı şekildeydi ve aynı keyfi verdi. Yazar sizi müthiş bir hikayenin ortasına bırakıyor ve her bölümde yeni bir soru işareti ve aynı zamanda yeni cevaplar veriyor. Sürükleyicilik açısından mükemmel, kullanılan dil yalın ve anlaşılır. Her sayfada şaşırabilir ve "yok artık" diyebilirsiniz. Psikoloji - Roman türünde kitap okumayı sevenlerin beğenmeyeceğini düşünmüyorum.
“Bir hatanın farkında varmak çok kolaydır. Ama insan kasırgayı gözüyle görmedikçe, cinnet halkasının kıyısına gelmedikçe bunun farkına varamaz, sonra da karşı konulamaz biçimde içine çekiliverir. Kendi yaşamının bütün katmanları suratında patlarken genel bakışını yitirir ve birbiri ardına verilen hatalı kararlarla karşı karşıya kalır.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kıymık
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054456680
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Splitter
Çeviri:
Firuzan Gürbüz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Almanya'nın 1 numaralı polisiye yazarından nefes kesen bir gerilim romanı.
Heyecanı her sayfasında yaşacağınız kıymık'ta bir sonraki sayfa için sabırsızlanacaksınız.
Hayatınızın en kötü anılarını hafızanızdan silebilecek olsaydınız, yapar mıydınız? Peki ya yanlış giden bir şeyler olursa?

Marc Lucas hayatında yaşayabileceği en kötü şeyi yaşar: Kendisinin sebep olduğu bir trafik kazasında karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Kazada yaralandığı zaman ensesine batan kıymığı her an hissediyor, ama gerçek yaraları daha derinde.
Hayatı her geçen gün daha katlanılmaz hâle gelirken bir ilanla karşılaşır. Yeni bir deney için bir Psikiyatri Kliniği travma geçirmiş gönüllüler aramaktadır.

Korkunç anıların pençesinde kıvranmadığınız bir hayat düşünün. Marc Lucas, bunun son şansı olduğunu anlar; artık karısını ve bebeğini unutması gerekiyor. Sonsuza dek. Ancak gerçek dehşet geçmişinde değil, geleceğinde yatmakta. Hastanedeki ilk testleri yaptırıp evine döndüğünde dünya artık onu unutmuş gibidir. Anahtarları kapıyı açmaz, kapısının üzerinde yabancı bir isim vardır ve kapı açıldığı zaman korkunç bir kâbusa uyanacaktır.


"Fitzek akıcı, yürek burucu ve derin bir üslupla yazıyor. Kitaplarının etkisinden son sayfayı bitirdikten çok sonra bile kurtulamıyorsunuz."
-John Katzenbach-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 244 okur

  • Eda
  • Ƥємвє Ƥαηтєя
  • Zeynep Yardımcı
  • Göktuğ Bayrak
  • Farhad MustaFazada
  • Ecem
  • Hande kopuz
  • Ayşe Uçuk
  • pumpkin
  • ddrgpl

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.5
25-34 Yaş
%16.7
35-44 Yaş
%66.7
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85
Erkek
%15

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.6 (18)
9
%15.7 (16)
8
%23.5 (24)
7
%25.5 (26)
6
%5.9 (6)
5
%3.9 (4)
4
%5.9 (6)
3
%2 (2)
2
%0
1
%0