Diğerini kaybettiğini sanarken, kendindir kaybettiğin.
Öyle ki nihai sandığımız bitişlerin başlangıcı sonsuzluk olmasına rağmen, bazen de yıkıla yıkıla çoğalarak oluyor. Sûreti kaybetmek ölümle yitip giden dönüşen et kemik zatı haliyle 'ben' değilken 'Ben' içeride(!) de değil, çok daha ulvi O'nunla var edilmiş yere göge sığmayan ruhumuzda gizli. Lakin öyle kolayca oluvermediği gibi oluversin diye de olmuyor bu inşâ süreci. Her kaybediş ruhta derin parçaların hissizliğine ve ziyadesiyle acıya sebeb olmuyor mu? Mesela 'ölüm eksikliği' bir duada, bir omuzda, bir cümlede belki bir bakışta sukûn eder, ettirilir. Lakin inşâ ettiğini sandığının tekraren yıkılmış ne varsa en derin yaralara gün gün ruh'un/kendiliğin eksilme müsebbibi olmuyor mu? Velhasılı ruh ile çıkılan her yol, her zerresiyle her ne şartta olursa olsun ruh inşâası... Kaybettik... kaybettik deriz ya, sanki bir diğerini kaybetmiş gibi... halbuki Kendi'mizi kaybederiz... gram gram, eriye eriye... gözyaşı şifasını sararız eksilene, gidene, kalana... ama Kendi'miz eksilir de eksilir... Hfz.ش🌾 23.Haziran2026 02:14 ☀️'e risalelerim. Yoruldum, çok ...
Duygu ve Düşünce
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📗🕋 Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman: “Bu, başka değil, sırf sizi atalarınızın taptıkları putlardan vazgeçirmek isteyen bir adam” demişlerdi. Yine: “Kur’an diye okuduğu şey, uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değil” demişlerdi. Kendilerine gerçek geldiğinde o kâfirler: “Bu, düpedüz bir büyü!” dediler. 43 Halbuki onlara Kur’an’dan önce ders alacakları herhangi bir kitap vermediğimiz gibi, senden önce kendilerine bir uyarıcı da göndermemiştik. 44 Onlardan öncekiler de gerçeği yalanlamışlardı. Oysa bunların güç ve kuvveti, öncekilere verdiğimizin onda birini bile bulmuyor. Buna rağmen peygamberlerimi yalanladılar. Beni inkâr etmenin cezası nasılmış gördüler! 45 #Tefsir: 📖 📖 Müşrikler, insanları Peygamberimiz (s.a.s.)’e ve Kur’an’a imandan uzaklaştırmak için çeşitli yollara baş vuruyorlardı. Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’in, şahsi çıkarları için insanları geleneksel putperestlik inancından vazgeçirmeye çalışan tuhaf bir adam olduğunu söylüyorlardı. Allah kelâmı diye iddia edilen Kur’ân-ı Kerîm’in de O’nun adına uydurulmuş bir iftira veya insanları etkileyen apaçık bir büyüden başka bir şey olmadığı fikrini yerleştirmeye çalışıyorlardı. Halbuki onlara daha önce Allah’tan başkalarına ibâdet etmelerini öğreten ne bir kitap, ne de bir peygamber gelmişti. Onlar Kur’an’ın ve Peygamber (s.a.s.)’in tevhide davetini de, doğru bir bilgiden hareket ederek değil, sadece cehaletlerinden dolayı inkâr ediyorlardı. Çünkü bu hususta dayanabilecekleri hiçbir mesnetleri yoktu. Ayrıca peygamberleri yalanlayan önceki kavimlerin, bunlardan on kat güçlü ve kuvvetli olmalarına rağmen, Allah’ın kahrına uğramaları ve kendilerini ilâhî helak ve hışımdan koruyamamaları, hem Mekke müşrikleri, hem de onlardan sonra gelen putperestler için büyük bir ders ve ciddi bir ibret
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
​"Bazı geceler uyumak için değil, hayal kurmak içindir. Koyarsın başını yastığa, dalıp gidersin hayaller diyarına. Sonra bir bakarsın sabah olmuş, güneş doğmuş; halbuki daha yeni başlamıştın hayal kurmaya. En güzel kısmına gelmemiştin bile... Hayallerin hep yarım kalmış ve yüreğinde o hiç yaşayamadığın hayatın özlemiyle, mecbur kaldığın hayatın içinde bulursun kendini. İşte o zaman uyumak istersin, bir daha hiç uyanmamak üzere."
Duygu ve Düşünce
“Halbuki biz hiç kimseye kıymadık…”
Ne güzel söylemiş Metin Erksan abimiz
Ben senin resmine değilde sana aşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle. Halbuki resmin bana dostça bakıyor ve ebediyen bakacak.
Münacaat
Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti İsmet Özel
Şiir