Hayatıma şöyle bir bakıyorum da, halen ve daima yaşamaya karşı büyük bir iştah duyuyorum.
Sayfa 66·Kitabı okudu
İnsan her şeye alışıyor. Bu iyi mi, kötü mü halen bilmiyorum ama işe yaradığı kesin. Seni görmeden yaşayamayacağımı sandığım, kalbimin ağrısından uyuyamadığım günler çoktan geride kaldı. Ama yine de, nadiren de olsa, ilginç şeyler oluyor ve eski alışkanlıklarla ilk iş telefona sarılıp sana anlatma ihtiyacı duyuyorum. Ayrılığın en kötü tarafı şahidini kaybetmek sanırım. Birileri bilmeyince, bazı şeyler hiç yaşanmamış gibi oluyor çünkü.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Günahlarının ağırlığını çekiyor musun omuzlarında? Lakin yine o ağırlıkla da olsa aynı günahı işliyor musun? "Dur" diyebiliyor musun kendine? Diyemiyorsun. Her hatana pişman olup ve tövbe edip bir yeni günaha hazırlıyorsun kendini. Yeni bir günah için eskisine tövbe ediyorsun. Tövbelerin de sahte senin, pişmanlığın da yalan. Lakin şaşıyorum ben sana; hâlen dahi nasıl gülüyorsun? Ve sen bütün bunların bir şahidi yok sanıyorsun. Ne gaflet! Zira var olduğunu bilmiyorsun.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Alıntı
Hayal gücünün gücü...
...oysa hayal gücünün, bize musallat olan illetin zararlı niteliklerine karşı savaşmak üzere vücudumuza yayılmış bir reçine sayesinde, bütün hastalıkları tedavi ettiğini bilmiyorsunuz. Ağrıyla uyarılan hayal gücümüz, bedenin uygun yerinde bu zehre karşı gelecek ilacı seçer ve bizi iyileştirir. İşte dünyamızın en iyi hekiminin hastaya, daha çok, çok becerikli olan ama onun cahil sandığı bir tabip yerine pek usta zannettiği cahil bir hekime gitmeyi tavsiye etmesi bu sebepten kaynaklanır. Çünkü o hekim, hayal gücünün sıhhatimiz yararına çalıştığını gözünde canlandırır. İlaçlardan azıcık yardım alan ve bizi tedavi etmeye muktedir olabilen hayal gücü eğer onları kullanmazsa, ilacın en kuvvetlisi bile etkisiz kalır! Sizin dünyanızın ilk insanlarının, hiçbir hekimlik bilgileri olmadan o kadar uzun asırlar boyunca nasıl yaşadıklarına şaşıyor musunuz? Bünyeleri kuvvetliydi, bu doğal reçine tabiplerin sizlere kullandırdığı ilaçlarla bozulmamıştı. Nekahete girmeleri için sadece, iyileşmeyi şiddetle istemeleri ve hayal etmeleri yeterliydi. Hayal güçleri, belirgin, güçlü ve gergin olur olmaz, bu yaşamsal yağın içine dalarak etkini durağanın üstüne seriyorlardı ve hastalar bir göz kırpma süresinde eskisi gibi sıhhate kavuşuyorlardı. Bu yağ halen günümüzde de şaşırtıcı tedaviler yapmıyor değil ama halk iyileşmeyi mucizeye bağlıyor.
Ayrılığın en kötü tarafı şahidini kaybetmek sanırım
İnsan her şeye alışıyor. Bu iyi mi, kötü mü halen bilmiyorum ama işe yaradığı kesin. Seni görmeden yaşayamayacağımı sandığım, kalbimin ağrısından uyuyamadığım günler çoktan geride kaldı. Ama yine de, nadiren de olsa, ilginç şeyler oluyor ve eski alışkanlıklarla ilk iş telefona sarılıp sana anlatma ihtiyacı duyuyorum. Ayrılığın en kötü tarafı şahidini kaybetmek sanırım. Birileri bilmeyince, bazı şeyler hiç yaşanmamış gibi oluyor çünkü. O yüzden izninle biraz anlatmak istiyorum Osman.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Alıntı