Puan vermedi·160 syf.·
2026 14. kitabı
Bazen insanın tek ihtiyacı, dünyanın sesini kısıp kalbinin sesini açmaktır. Bu eserin ismiyle ilk karşılaştığımda, içimde bir yerlerde o hep ertelediğim derin sessizliğin başladığını hissettim. Hayatın bitmek bilmeyen gürültüsü, sürekli bir yerlere yetişme telaşı ve zihnimizde hiç susmayan o kalabalık sesler arasında; aslında en çok kendi özümüzü ve bizi var edene olan fıtri ihtiyacımızı ihmal ediyoruz. "Bir saatliğine her şeyi dışarıda bırakıp sadece O'nunla olmak" düşüncesi, benim için bir okuma deneyiminden çok daha fazlası; insanın tüm maskelerinden sıyrılıp kendi kalbine yaptığı en dürüst ve en yalın yolculuktur. Burada bir sona ulaşma kaygısı yok; aksine, en duru halinle "ben geldim" diyebilmenin o tarifsiz hafifliği mevcut. ​Kelimelerin arasında süzülürken, insan kendini hayatın yorucu karmaşasından arındırılmış, varlığının asıl merkezindeki o güvenli limanda buluyor. Orada ne yalnızlık ne de "yanlış anlaşılma" kaygısı var. Metne sirayet eden o manevi atmosfer, okuru dünyanın tüm yüklerinden arındırarak en korunaklı haliyle baş başa bırakıyor. Eserin sunduğu temel hakikat ise oldukça yalın: Halini arz etmek için şekilsel kalıplara veya süslü cümlelere ihtiyacın yok; sadece samimi bir nefes ve gönülden bir yöneliş yeterli. En bitkin hissettiğin anda dahi "Seni duyuyorum" diyen bir rahmetin varlığını bilmek, bu dünyada tutunabileceğimiz en hakiki kuvvettir. ​Bu ruhsal yolculuktan geriye kalan, sarsılmaz bir aidiyet duygusudur. Hayat ne kadar sert eserse essin, ruhun her düştüğünde sığınabileceği, kapısının daima açık olduğunu bildiği ve yargılanmadan kucaklanacağı bir yuvası vardır. İçimizde büyüttüğümüz fakat kendimize bile itiraf edemediğimiz o mahcup sancıların, en yüce katlarda karşılık bulduğunu hissetmek, insana hayata karşı yepyeni bir soluk kazandırıyor.
Din
Yaratıcımız Rabbimiz Yüce ALLAH (c.c.) İle Bir Saat KonuşmakAhmet Gürbüz · Akis Kitap · 200826 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 170. kitabı
TAŞLAR-CLAUDIO MORANDINI,205 sayfa “Taşlar her yerde.Onları bahçelerde, çayırlarda, ayakkabılarımızın içinde ve evde buluyoruz. Nereden geldiklerini merak etmeyi bıraktık, çünkü orada öyle gizemli bir şey yok. Etrafımızın taşlarla çevrildiğini anlamak için evden çıkmak ya da camdan dışarı bakmak yeterli oluyor. Mantar gibi bitiyorlar.” “Ya taşlarında bizim gibi ruhu varsa….” “Doğa susmaz….bazen taşlar bile konuşur .” Evet 2025 yılını kapatırken en ilginç kitaplar serisinde sanırım bu kitap seçilebilir. Kitapta kaç kere taş-taşlar kelimesi geçiyor belli değil. Bu kitabı okurken aklıma Kobo Abe ‘nin Kumların Kadını kitabı geldi.O kitabı da okurken sanki her tarafıma kumlar doluyor,kumların içinde boğuluyorum gibi hissetmiştim.Kumlar gibi bu kitapta da taşlara boğulduk. Yazar Claudio Morandini ,doğanın gücünü ve insanın ona karşı çaresizliğini harika bir şekilde anlatıyor.Masalsı bir dil kullanmış…( olayları anlatan karakter o zaman çocuk olup şimdi genç bir adam ve geçmişi anlatırken etrafındaki kişilerin bu olaylar karşısında takındığı tavırları,yaşanan olayları efsanelere,mistik olaylara,dine dayandırarak anlatmaları nedeniyle o da masal gibi anlatıyor günümüz okuyucularına.) Taşlar ve köylüler arasındaki gizemli mücadeleye tanık olmak istiyorsanız, bu kitabı mutlaka okuyun! Merak uyandırıcı şekilde ilerleyen bir kitap…. İtalya’da küçük bir köy;Sostigno Köyü;yaşlı bir çift ,bir gün oturma odalarında önce bir kum tepeciği görüyorlar.Ertesi gün oda nereden geldiği belli olmayan irili ufaklı taşlarla doluyor. Adeta oda işgale uğruyor. İşin ilginç tarafı taşlar hareket edebiliyor, sanki fısıltıyla konuşuyorlar.Köyün her yerini kaplayan bu taşlar zamanla insanlara,eşyalara ,hayvanlara zarar vermeye başlıyor.Köy halkı ne yapacağını bilemeden rahipten,büyücülerden yardım
TaşlarClaudio Morandini · Timaş Yayınları · 2019172 okunma
Reklam
3/10
·250 syf.·
2025 129. kitabı
Çok yanlış seçilmiş bir kitap ismi, zira kitap ismi Mardin ya da Seyr-i Mardin ya da en güzeli dara harabeleri olabilirdi. Zira olaylar ne Halfetide ne de Halfetinin yakınında geçmemiştir. Dikkatimi çeken bir diğer konuysa kitabın Mardin Arçelik bayisinin reklamını yapması 3-4 yerde, bence zamanında Arçelik firmasına çok faydalı olabilirdi yetkililer bu kitabı okusaydı. Velhasıl kelam herkes kitap yazmak zorunda olmadığı kanaatindeyim.
Alıntı
Halfeti'nin Siyah GülüNazlı Eray · Doğan Kitap · 201285 okunma
Puan vermedi·250 syf.·
2025 314. kitabı
"“Bir rüya gerçeklerden daha çok etkileyebilir kişiyi.” Diye soruyla karsılıyor okuru kıtabımız "Aşkın siyah kadife gülü avucunuzun içinde Mardin’desiniz… Aşk bir rüya mı? İnsanın yüreğini titreten, içine girmek için heyecanla, bir uçak körüğünde bekler gibi beklediği, sonra koşarak içeriye girdiği bir başka dünya mı?" "Bekleyecektim. Bir ses. Bir gölge. Kulağımın yanından hafifçe geçen bir yel. Bir aşk fısıltısı... Bir akşamüstü güneşi. Omzumda bir el. Bekleyecektim. Bir mektup..." Halfeti'nin Siyah Gülü Halfeti’nin Siyah Gülü tutkulu bir mektupla açılan, Mardin-Ankara-İzmir üçgeninde rüya gibi sıçramalarla geçen, İspanyol yönetmen Buñuel’le Pers Kralı Darius’u bile yan yana getiren,pek çok dile çevrilmiş benzersiz bir roman. Nazlı Eray yine insan-zaman-mekân algısını eğip büküyor, büyüler yapıp bozuyor, tarihi şahsiyetlere bir çiçekdürbünü içinden bakıyor. "Anlatacak o kadar çok şey var ki... İçimde birikmiş şeyler, belleğime hücum eden anılar. Halfeti'nin Siyah Gülü “Peki, şimdi neredeler? Nerede bütün bu insanlar?” “Bilmiyorum,” dedim. “Gerçekten bilmiyorum. Çok üzgünüm. Onları kaybettiğim için çok üzgünüm. Nedir bu? Nedir bu yaşadıklarım?” “Mardin. Mardin’in büyüsü...” “Niye bitti?” Herşey biter
Edebiyat & Roman
Halfeti'nin Siyah GülüNazlı Eray · Doğan Kitap · 201285 okunma
10/10
·87 syf.··
2025 4. kitabı
Sedat Anar'ın müziği kadar yazarlığının da samimiyetiyle oluşturduğu bu eseri okurken çok keyif aldım.2018 yılında Halfeti'yi gezme imkanı bulmuştum .O topraklarda yetişmiş oraları hatırlatan bu yazarın bazen hüzünle bazen tebessümle okuduğum bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Paganini Dinleyen İneklerSedat Anar · İletişim Yayınları · 202351 okunma
7/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2024 01:06
Eğlenceli bir kitap mı arıyorsunuz? Size buldum Kara mizah türünde yazılmış bu kitap bende Murat Menteş, Alper Canıgüz tadı bıraktı, tadı damağımda kaldı. Efenim şimdi kitaba gelecek olursak Kahramanımız Cengiz/Sadık/Ceyhun/Selim (herkese farklı bir insan olmak istemesi verdiği kararlardan sadece biriydi) kendini bir gün Aydın'ın çöplüğünde bulur, evet bir çöplükte. Ve buraya nasıl geldiği, başına neler geldiği konusunda en ufak fikri yoktur. En son evini, eşini ve iki çocuğunu terk ederek yeni bir yaşama başlama isteğini anımsar o kadar. Bu arda belirtmeliyim ki kendisi 'zorunlu' bir alkol bağımlısı. Neden zorunlu olduğuysa kitapta efenim. Kendini çöplükte bulup yavaş yavaş neler olabileceğinin farkına varmasıyla da önce karakol sonra hastane .. ardından zaten başına türlü türlü olaylar gelir. He sanmayın ki Allah'ın talihsiz kulu! Yaptığı çoğu şey kendi seçimi aslında. Kitap boyunca hep neden diye sordum? Neden ailesini bıraktı, neden sorgulamadan, düşünmeden adımlar attı diye? Kitabın sonlarında anladım niyetinin ne olduğunu.. Çok çok eğlenceli bir 419 sayfa okudum. Ona kızdım, ailesine üzüldüm, anlamaya çalıştım.. Onunla İzmir'den Aydın'a, oradan İstanbul'a, Halfeti'ye ve yeniden kürkçü dükkanı İzmir'e seyahat ettim. Türkiye gündemine de göz kırptığı bir çok olayı izledim. Dolandırıcı pideciler, tacizci otobüs firmaları, Gezi olayları, İstanbul'un özellikle belirli bazı semtlerindeki yoğun Arap kültürü, organ mafyası, kitapların okuyucular için giderek pahalı hale gelmesi ve daha neler neler.. Sonu dilemediğim bir sondu lakin daha fazla spoiler da vermesem fena olmaz Her anlamda iyi ki okumuşum dediğim bir kitap. Yazarın bu kitabı dışında 2 kitabı daha var okumak istediğim. En kısa zamanda
Edebiyat
Zifiriyet FabrikasıHakan Yücel · İkinci Adam Yayınları · 2020756 okunma
Reklam
Reklam