Halil Uludağ

Manisa Katliamı ve Türk Kadını
Yunan esirleri gören kadınların önce homurtuları, sonra ise öfkeli sesleri giderek yükselmeye başlar. Köyün kadınları esirlerin kendilerine verilmesini istemektedir. Tepki ve isyan büyüyünce Ahmet Zeki (Soydemir) Bey kalabalığı "Bize itimadınız yok mu? Türk kadını böyle pis canavarların kanı ile ellerini kirletmesin" sözleriyle sakinleştirmeye çalışı. O sırada kalabalığı yararak yaşlıca bir kadın öne çıkar. Aniden entarisini sıyırır. Bacaklarının arası parçalanmış, kan içindedir. Bir gün önce Manisa'dan çekilen Yunan jandarmasının 17 yaşındaki kızını kaçırdığını, mâni olmak için ona sarıldığında kendisini de bu hâle getirdiklerini ağlayarak anlatır. Sitemkâr şekilde "ne yaparsanız yapın" diyerek yine göz yaşları içinde geldiği yönde uzaklaşacakken yere yığılır kalır. Ahmet Zeki Bey de, zabitler de, tümen efradı da mahvolmuştur. 2nci Süvari Tümeni'nin dağılmış hâldeki komutanı, başı omuzlarına ağır gelirmişçesine yerde, karargâh subayına kaçamak bir bakışla esirleri işaret eder. Emrin söze dökülmesine bile gerek kalmaz. Muhafızlar yanlarındaki 40 kadar esirle kadınların arasından çekilirler. Ellerinde orak ve bıçaklar, gözleri alev alev, üç buçuk yıl boyunca zulmedilmiş Türk kadını... İntikamın vücut bulmuş haliyle zalim arasında hiçbir engel kalmaz. Gazi Paşa'nın Hayalet Süvarileri ise, gerçek hayaletler gibi, toz ve sisin içinde gözden kaybolurlar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mustafa Kemal Paşa ve General Trikupis Karşılaşması
"Oturun general. Yorulmuş olmalısınız. Büyük Napoleon'un da esareti tattığını hatırlayınız. Siz vazifenizi layıkıyla, sonuna kadar yaptınız. Bu nedenle size saygı duyuyoruz." Sarışın Kurt'un tedrisatından geçen öğrenciler kervanına bir Yunan başkomutan daha katılmıştır. Masaya açılan harita üzerinde geçen son bir haftayı tartışmaya başlarlar. Daha doğrusu, Mustafa Kemal Paşa hesap sormaktadır: "Bu nasıl sevk ve idare? Başvurabileceğiniz birçok hál tarzı vardı. Neden hiçbirini denemediniz?" Serzenişinde âdeta “sizin donanımınızı ciddiye alıp onca hazırlık yaptım. Neden beni boş yere uğraştırdınız” sitemi vardır.
Yunan subayları tek kelime etmeden Uşak sokaklarında uzun uzun dolaştırırlar.(yanmış evler , katledilmiş kadın , çocuk ve erkekler) Yüzlerce yıllık bir askerî geleneğin birikimi iki Türk paşasının sessizliğinde hapsolmuştur. Tek kelime etmezler ama o an Yunan komutanların duyabildikleri tek cümle vardır: "Siz asker değil, üniforma giymiş eşkıyasınız."

Halil Uludağ

, bir kitap okudu
10/10
·432 syf.·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 16:03
·
2025 11. kitabı
Selim Erdoğan (Hidrojeolog)
9.5/10 · 394 okunma
Şah Mat ! Ve Final (Sonun Başlangıcı)
26 Ağustos taarruzunun emniyet sigortası olan ama üç gündür tüm muharebe hikâyelerinin dışında kalan Miralay Ali Hikmet (Ayerdem) Bey'in 2nci Kolordusu, 30 Ağustos akşamı gün batarken Dumlupınar Ovası'na ihtişamlı bir giriş yapar. Kaplangı Dağı'na yaklaşarak pusuya yatan üç tümenli bu taze kolordunun varlığı, General Frangou'nun son ümitlerini de tüketir. Ayrıca Kızıltaş Vadisi içinde, Dümenler'den süratle Banaz'a inebilecek konumda üç, Uşak'ta cephe gerisindeyse bir Türk süvari tümeni büyük tehdittir. Mustafa Kemal Paşa kale ve at sürerek hem vezirini korumuş hem de şah çekmiştir. Frangou bir adım sonrasını görebilecek kadar tecrübeli bir komutandır. Oyunun bittiğinin farkındadır. İzmir'i değil, aklının sesini dinler.
Alıntı