Halil Uludağ

Halil Uludağ
@haliluludag
Şimdi , millete yeni bir ideoloji aşılanacaktı; Kemalizm. Bunun sembolu "Altı Ok"tu: Baştaki dört ilkeye , Milliyetçilik , Laiklik , Cumhuriyetçilik ve Halkçılık ilkelerine , 1931'de Devletçilik ve Devrimcilik de eklenmişti. Bunlar birbiriyle kenetlenmiş durumdaydı: Devletçilik sömürücülüğe Halkçılık yoluyla karşı koyuyor , Laiklik , Halkçılık'ın sömürülmesini önlüyor, hepsini yabancı saldırısına karşı koruyan Milliyetçilik de , yaşama hızını Devrimcilik'ten alıyordu.
Sayfa 528·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir gün Diyarbakır'da , o zamanlar kurmay başkanı olan İsmet Bey'le at üzerinde giderlerken , "Bana yeni bir din bul!" diye bağırmıştı. İsmet Paşa , "Öyle bir din olmalı ki," diye karşılık verdi. "Tapınma şekli ağaç dikmek olsun." Gazi, İstanbul'un eski ağaçlarını beğenirdi, ama bir ağacın gözünün önünde günden güne büyüdüğünü seyretmekten daha çok hoşlanırdı.
Sayfa 460·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Paşa'nın görevinden ve ordu hizmetinden ayrılışından bir süre sonra ; Yaveri içeri girerek Kâzım Karabekir Paşa'nın kendisini görmek istediğini söyledi. Mustafa Kemal'in gözlerinde endişeli bir bakış belirdi. Harbiye Nezareti'nin kendinden boşalan yeri Kâzım Paşa'ya teklif etmiş olduğunu biliyor ve şimdi bunu kabul etmiş olmasından çekiniyordu. Acı acı gülümseyerek Rauf Bey'e , "Görüyor musun , hakkım varmış." dedi. Yavere de , paşayı içeri almasını söyledi. Kâzım Karabekir , odaya üstünün karşısına çıkan bir subay tavrıyla girdi. Mustafa Kemal'i hazır ol vaziyeti alarak , resmi şekilde selamladı. Sonra, "Size maiyetimizdeki subay ve erlerin saygılarını iletmeye geldim," dedi. "Geçmişte olduğu gibi , şimdi de saygıdeğer komutanımızsınız. Size makam arabanızı ve süvari muhafız kıtanızı getirdim. Hepimiz emrinizdeyiz paşam!". Erzurum 1919
Sayfa 218·Kitabı okudu
Bandırma , 16 Mayıs akşamı yola çıktı. Mustafa Kemal , İngilizlerin vapuru yolda batırmaya, ya da kendisini yakalamaya kalkışmalarından çekiniyordu. Rauf bu düşüncede olmadığını söylemişti. İngilizlerin böyle bir niyeti olsa kendisini yola çıkmadan alıkoyarlardı. Refet bey de korkusunun boş olduğunu söylüyordu. Ancak , Mustafa Kemal işi rastlantıya bırakmak niyetinde değildi. Bindikleri vapur, denizci bir tekneye benzemiyordu, pusulası bozuktu, süvarisi de pek usta görünmüyordu. Mustafa Kemal ona rotasını değiştirmesini ve kıyıya yakın gitmesini emretti. Böylece bir düşman gemisi yollarını kesecek olursa kendilerini çabucak karaya atabilirlerdi. (...) Bandırma ,19 Mayıs 1919 'da fırtınalı bir havada Samsun Limanı'na demir attı. (Yıllar sonra Mustafa Kemal , doğum tarihini soranlara 19 Mayıs 1919 derdi) (...) Yunanlıların Ege kıyılarına işgal bayrağını dikmelerinden bir kaç gün sonra , Mustafa Kemal de kurtuluş sancağını Karadeniz kıyılarına dikmiş bulunuyordu. Şimdi Anadolu savaşı başlayacaktı. Türk milletinin tarihinde yeni bir yaprak açılmıştı.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in kusursuz üniforması , ağzında sigarası , kurşuni gözlerinde emin bakışı ile , dimdik , otelin taraçasına çıktığı görüldü. Sakin , telaşsız birkaç emir verdi. Sonra sokağa çıkıp ağır ağır yürümeye başladı. Savunmaya çalıştığı Halep halkından bazılarının damlardan başına el bombaları attığını içinden acı acı gülerek görüyordu. Tedbirli davranarak yakınlara yerleştirmiş olduğu askerler süratle yetiştiler , derhal yayılarak makineli ateşiyle Arapları dağıttılar. Cesetler kaldırımlara serilip kalmıştı. Şehirde düzen kısa zamanda sağlandı. Ama , Halep'i boşaltma zamanı gelmişti.
Sayfa 158·Kitabı okudu