Halime Ekinci

Halime Ekinci
@halime_ekinci
Okumak; Bazen yaşadığın şehri, Bazen tüm dünyayı, Bazen geçmişi, Bazen bugünü, Bazen bir yabancıyı, Bazen sadece kendini keşfetmektir..
Software Developer
Üniversite
48 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2023 17:09
Ordinaryüs profesör Ali Fuad Başgilin bu eserciği, her yaş grubundaki bireylerin hayatının her döneminde birden fazla okuması gerekiyor. Muhteşem bir akıcılık, sohbet havasında bir üslup ve değerli öğütler ile seni kendine çekiyor. İrade Terbiyesi kitabının özeti denilebilir. Eserde yazarımız bize çalışmanın prensiplerini, çalışmanın belli başlı düşmanlarından ve bu düşmanları nasıl alt edeceğimizden bahsediyor. Kitabın son sayfalarındaki altın değerindeki öğütleri ise çerçeveletip her bir köşe başına asmak gerekir. Kitabı okuyun ve nasıl tembellikten kurtulabiliriz, ruh ve irade terbiyesini nasıl başarırız, irademizi terbiye etmek için karakterimiz deki faktörlerin ırsi mi yoksa çevreden mi kaynaklandığı ve daha birçok konuda bilgi sahibi olacağınız aşikar. Özetle bu kitabı okuyun ve okutun Her bir sözü altın değerinde olan eserde en çok etkilendiğim alıntı: Çalışmak için uygun gün ve saat bekleme. Bil ki her gün ve her saat çalışmanın en uygun zamanıdır. Çalışmak için uygun yer ve köşe arama. Bil ki her yer ve köşe çalışmanın en uygun yeridir..
İnceleme
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 202419,2bin okunma
Reklam
Çehovdan okuduğum ilk ve son olmayacak bir eser..
9/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2023 17:20
Anton Çehov, Altıncı Koğuş eserinde hasta Ivan Dimitriç ile doktor Andrey Yefimiç arasında geçen felsefi çatışmaya odaklanır. İvan Dmitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara karşı çıkarken, Andrey Yefimıç bunları görmezden gelmekte ısrar eder ve durumu değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. Doktor sonunda içine düştüğü “felsefi” yanılgının farkına vardığında ise artık iş işten geçmiştir. Sadece aşka odaklanan kitaplardan sonra varoluşsal problemleri, adaletsizliği, insanın içindeki yangınları anlatan kitapları özlemiştik. Bu eserde de toplumun dayatmaları yüzünden suçun olmadığı halde bile toplumun davranışlarından ötürü suçluymuşsun algısına kapılıyorsun. Kendine özgü hareketler yapamazsın yoksa toplum bunu deliliğe yorar ve sana deli damgası yapıştırması uzun sürmez. Eserde de toplum her şeyi o kadar kabullenmiş ki başkaldıran insanları, felsefe konuşan, varoluşsal problemlerden bahseden insanları deli ilan eder. Her şeye boyun eğen koyun sürülerinide akıllı ilan eder. Ama bilmiyorlarki delilikte kendine özel bir durum olduğunu. Kime ve neye göre deli olduğunu kabul ediyorlar. Doktor Andrey Yefimiç koca kasabada kendini çok yalnız hisseder çünkü kendisiyle aynı konuları konuşacak felsefe yapacak tek bir insan yoktur. Kendini yakın hissettiği tek kişi Ivan Dimitriçdir ama o da toplum tarafından deli damgası vurulduğu için onunla felsefi konuşmalarından sonra doktorumuz da toplum tarafından deli ilan ediliyor. En sonunda da Ivan Dimitriç ile birlikte kaldığı akıl hastanesinde ölüyor. Eserde derin bir toplum çözümlemesi yapılıyor. Harekete geçmek yerine sorunları izlemek ve yorumlamak ile yetinen Rus aydının halktan kopuşunu realist düşünceler ile ele alıyor. Özetle Altıncı Koğuş,insana felsefe yapmayı iten bir kitap olma
İnceleme
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201987,3bin okunma
Bitirip tekrar elime alıp okuduğum o muhteşem eser..
10/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2023 22:42
Çocukların değil, yetişkin çocukların okuması gereken şaheser.. Kitabı aşırı beğendim zaten bitirince hemen tekrar başa alıp tekrar okudum her okuyuşta insan yeni bir ayrıntı farkediyor. İncecik kitap olmasına rağmen onlarca altını çizdiğim alıntılar var. Her bir cümle insanı yeniden düşündürüyor. Yeniden hayatı, insanları sorgulatıyor. Kendi gezegeninden ayrılıp başka gezegenlere keşfe çıkan küçük prensimiz son durağı olarak yolunu dünyaya çeviriyor. Sahra çölüne düşen küçük prens orda uçağının motoru bozulan pilot ile karşılaşır. Çölde yaşadığı arkadaşlık kurduğu olayları zamanla pilota anlatır. Arkadaşı tilkiyi, kendi gezegenindeki gülünü, volkanlarını, baop bitkilerini, gezdiği gezegenlerdeki kralı, ciddi adamı, kendini beğenmiş adamı, susuzluk giderici hap satan adamı, sokak lamba bekçisinden bahseder. Tilkiyle, gülüyle bağ kurduğu gibi pilot ile de bağ kurar. Yazarımız zaten ne demiş ömür boyu sorumlusun bağ kurduğun her şeyden... Küçük Prensin ana fikri insanların büyüdükçe hayal güçlerini yitirmesi, çocukların geniş dünyaları olduğu ama büyüklerin onları düşünmediği. Sonuçta büyükler sayıları seven insanlar onlar hayal gücünden ne anlasınlar. Her şeyin özü sevgiden, hayal gücünden geçtiğini anlatır. Her zaman öze odaklanacaksın ne dediğinden ziyade ne yaptığına bakacaksın ee ne demişler " Öz, göze görünmez.." Yazarımızında dediği gibi eğer yolunuz Afrika'ya çöle düşerse hele o çölde bir yıldız varsa acele etmeyin biraz bekleyin orda. Yanınıza altın saçlı bir çocuk gelir de size soru sorup, sizin sorduğunuz sorulara cevap vermiyorsa ve sizden bir koyun çizmesini isterse onu sevgiyle kucaklayın. Onu hepimiz tanıyoruz o bizim Küçük Prens'imiz. Orası Küçük Prens'in dünayaya geldiği yer. Eğer birgün gelirse bizede haber vermeyi unutmayın..Her gece yıldızlara bakın
İnceleme
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Karbon Kitaplar · 2016279,9bin okunma
5/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2023 00:00
Cemile, Cengiz Aytmatovun ilk çıraklık eseri. Yazar ikinci dünya savaşında yaşamış olduğundan ötürü kitabında da savaşın izlerini görüyoruz. Bir Fransız yazarın dediği dünyanın en güzel aşk hikayesi sözleri üzerine okumaya başladım ama bu sözlerin karşılığını bulamadım kitapta. Evet kitap akıcı bir dille yazılmıştı ama yinede konu bakımından beni etkilemedi. Aşk kitabından çok savaşın etkileri ve yasak aşk bir aldatma hikâyesi olarak görmek daha doğru olacaktır. Ufak bir özet geçmek gerekirse; Cemile, sadık ile evlendikten kısa bir süre sonra ikinci dünya savaşı başlar ve köydeki her erkek gibi sadık da savaşa gitmek durumunda kalır. Cemile sadıkın ailesi ile birlikte yaşar ve askerlere yemek için küçük kaynı ile birlikte diğer köy halkı gibi buğday taşır. Cemile; sert, açık sözlü, utanmadan her şeyi insanların yüzüne söyleyen birazda maskülen bir tiptir. Kaynanası cemileyi bu özelliklerinden ötürü kendine benzetir ve onu hep kayırır. Savaştan mektup yollayan kocası sadık cemileye sadece selam ederim şeklinde bahseder geleneklerine bağlı büyüklerin yanında karısında söz etmeyen biridir. Bu durum cemilenin hiç hoşuna gitmesede belli etmez. Bir süre sonra savaştan yaralı dönen danyar adında bir genç köylerine gelir onlarla birlikte buğday taşır. Danyar sessiz sakin acısını içinde yaşayan duygusal öksüz bir gençtir. Zamanla gönlünü cemileye kaptırır. Aşkını söylediği türkülerde anlatır. Cemilenin küçük kaynı danyarın bu halinin sebebini zamanla öğrenir. Ve bakar ki cemilede danyara aşıkdır. Cemilenin kaynı, cemileyi herkesten kıskanır ve korur ama danyarın bu tavırları karşısında hiçbir şey yapamaz aşklarını yaşamalarına kendince müsaade eder. Cemilede kocası sadıkın ilgisizliği savaşta oluşu onu bezdirir ve danyar ile birlikte aşkını yaşamak için kaçarlar. Küçük kayın
İnceleme
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma