Öncelikle kısa sürede hızlıca okuduğum bir eser oldu. Yazarın okuduğum (yarım bıraktığım diğer eserini saymazsak) ikinci kitabı oldu. Yazarın tarzını biraz daha iyi öğrenmiş oldum ve betimlemelerini okudukça etkilenmeye başladım. Her eserinde yeraltı edebiyatında, okuyucuya bir iz bırakabileceğini düşünüyorum artık. Diğer kitaplarını mutlaka okuyacağımı düşünüyorum. Farklı bir hikaye ve farklı bir konu. Hayatın adil olmadığını (çocuklara bile) sarsıcı bir gerçekle okuyucuya aktaran bir eser. Yufka yüreklerinizi ezerek sizi sarsan bir roman olduğunu düşünüyorum. Sizleri biraz depresif hissettirebilir, ben uyarımı yapayım fakat kalemi güçlü bir eser.
Bir girdabın içinde usulca dolaşmak çıkış yolunu bulmanın en kolay yöntemidir. Sakin ve sabırlı olmak gerekir. İtiraz ve isyanı gülünç bulan girdaplar sadece kanı soğuk olanlara açarlar çıkış kapılarını. Zamanın olmadığı yerde geç kalmak da yoktur.
“…İnsan, denebilir ki, protezli bir Tanrı olmuştur; yardımcı organlarının hepsini kuşandığında alabildiğine muhteşemdir o, gelgelelim bu organlar onunla büyüyüp kaynaşmış değillerdir ve her fırsatta başına hala epey dert açmaktadırlar…”
“Sanatın etkisine açık ve duyarlı olan, onu haz kaynağı ve hayat tesellisi olarak yere göğe sığdırmaz. Ancak sanatın bizdeki o ılımlı narkoz etkisi, hayatın dert ve sıkıntılarından bir süreliğine uzaklaşma imkanından fazlasını sağlamaz ve de gerçek sefaleti unutturabilecek kadar güçlü değildir.”