Güzel bir hafta sonu! Havanın sıcaklarından kaçabildiğiniz bir yerde yanınıza aldığınız soğuk içeceğinizle birlikte bol okumalı bir cumartesi dilerim herkese! 😊
Yazarın bitirdiğim ilk kitabı oldu. Daha önce “Kinyas ve Kayra”ya her ne kadar başlamış olsam da elimde olmayan nedenlerden dolayı sürekli yarım bıraktım. Yazarın sıkıcı olmadığını ve hatta güçlü bir kalemi olduğunu orada keşfetmiştim ama nedense o eseri bitirememiştim. Bu eserin sonu hariç (çünkü bana göre çok klasik bir sondu) duyguları çok iyi yansıtan, askerlik mesleğindeki bireysel bunalımları anlatan ayrıca sonrasında bir tarih romanıymış gibi sizleri sürükleyen başarılı bir anlatımı var. Geçmiş tarih bilgilerimi sorgulatan, sadece tarih değil sanat dünyasında da internetten araştırmalar yapmama neden olan bir metin olmuş. Dönemimizin militarist bireysel sıkışıklığıyla, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki sancılı ve bir o kadar da reformist olan tarihi anılarına yolculuk edebileceğiniz bir eser.
Bir dipçe olarak: “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” :)
Sevgi, saygı ve minnetle…
"Hep söylerler Sancho, alçaklara iyilik etmek, denize su dökmek gibidir. Bana söylediklerine kulak verseydim, bu bela başıma gelmeyecekti. Ama oldu bir kere; sabredip bundan sonrası için ders alacağız."
"Ben ne kadar Türk'sem, siz de o kadar ders alırsınız," diye cevap verdi Sancho.