Yıllar yıllar oldu okuyalı bu kitabı ama hâlâ çocuğun sıkıntısı gelir arada. Ve bana der ki aman ha kırma kimseyi bir an bile ve dosdoğru söyle neyse olan.Belki biraz üzülürsün o an Ama bir ömür üzülmekten iyidir değil mi?
Üstad-ı şuara Necip Fazıl.Farklı bir tadı var şiirlerinin. Bazen bir roman okur gibi dalıp gidiyorsun (Zindandan Mehmet'e Mektup'ta olduğu gibi). Gördüğü her şeyi şiirleştirmiş. Bir bakıyorsun kaldırımlardasın, bir de bakmışsın ayna ile boğuşuyorsun.
Hangi erkek kadınları anlamaya çalışmaz ki? Eğer onlarla yaşayacaksak bu gerekli. Bu kitapta bana lazım olan bir çok bilgi buldum. Ama heyhat akılda mı kalıyor? Tekrar okumalıyım.
Aslında bir çok tasavvuf kitaplarının vermek istediği olumlu düşünce öğretisini anlatıyor. Psikolojide buna Polyannacılık da denir. İslam'da bunun karşılığı "Kulum beni nasıl görüyorsa ona öyle muamele ederim" dir.Yani güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen mutlu olur.
Mevlanayı, müritlerini ve Konya' yı Şemsin gözüyle görüyor ve onun kelimeleri ile tanımaya çalışıyoruz.İnsan hakkı bulduğunda gerçek anlamda geri kalan her şeyin ne kadar boş olduğu da görülüyor.