...., bu " sözde reformcuları " tanıyabilirsiniz. Ekseriyeti Avrupa ' da eğitim görmüş " babasının oğlu " olan bu şahıslar, döndüklerinde zengin Batı 'ya karşı derin bir aşağılık hissi, kendilerinin de filizlendiği yer olan ve geri kalmış çevreye karşıysa özel bir üstünlük duygusu beslerler. İslami terbiyeleri ve halkla manevi, ahlâki bağları olmadığı için onlar, hızlı bir şekilde temel ölçütlerini kaybeder ve yerel anlayış, gelenek ve inançları ortadan kaldırıp yerine yabancılarınkini getirerek bir gecede bu yerde, abartılı bir şekilde duydukları Amerika gibi bir yer inşa edebileceklerini tahayyül ederler.
Bir Müslüman ' ın, adı ne olursa olsun, bir imparator ya da hükümdar uğruna, ya da bir ulusun, bir partinin veya benzer bir yapının uğruna kendini feda etmesi düşünülemez.