7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Bu kitap bir belgesel için Suriye'ye giden 2 kişinin 70 gününü konu alıyor. Günlük tarzında, gün gün yazılmış. Yazarımz başına gelen ekstrem şeylere rağmen gayet komik:)
Duygu ve Düşünce
Gez Göz EsaretHamit Coşkun · Profil Yayıncılık · 201593 okunma
Görmediğimiz Hayatlar, Hissetmediğimiz Acılar
9/10
·168 syf.·
2026 25. kitabı
Bizim çoğu zaman şikâyet ettiğimiz hayatlarımızı yaşamak isteyen o kadar çok mustazaf kardeşimiz var… Bu kitabı okumadan önce mutlaka Esir kitabını da okumanızı tavsiye ederim. Çünkü Hamit Coşkun Arapça bilmediği içinahmed Adem Özköse Suriyede yaşadıkları olaylarda geçen önemli konuşmaları kaçırabiliyorsunuz. Bu kitabı okurken, Coşkun’un anlattığı pek çok yerde Esir’deki bölümler aklıma geldi; aradaki Arapça konuşmaları ve yaşananları daha iyi anladım. Esir ‘i okuyunca, Coşkun’un hücrede yaşadığı duyguları ve hisleri daha derinden anlayabiliyor, olaylara onun gözünden bakabiliyorsunuz. Bu yüzden bu kitabı da hemen okumak istedim ve iyi ki de okumuşum. Hem kardeşlerimizin yaşadığı acıları hem de bilinçlenmemiz gerektiğini çok güzel bir şekilde anlatıyor. Hem Özköse’de hem de Coşkun’da beni en çok etkileyen şey; kendilerini tamamen Kur’an’a vermeleri, vakitlerini onunla geçirmeleri ve her şeyin Rabbimizden geldiğinin bilincinde olmalarıydı. Bu, tam anlamıyla bir Müslüman duruşu. Bu kitabı okurken, Esir’e kıyasla özellikle sonlara doğru daha çok tebessüm ettim. Özköse’nin de dediği gibi, Coşkun gerçekten esprili biri. Kitap sadece mustazaf kardeşlerimizin hâlini anlamanızı sağlamıyor; aynı zamanda her daim şükretmemiz gerektiğini, aslında Rabbimizin bizi ne güzel nimetler içinde yaşattığını ve en önemlisi ne kadar özgür olduğumuzu fark ettiriyor. Elhamdülillah alâ külli hâl. Kitap güzel bir sonla bitiyor. Rabbim, bu güzel sonu esaret altında olan tüm kardeşlerimize de nasip eylesin.(اللهم امين) وَقُل رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا
Din
Gez Göz EsaretHamit Coşkun · Profil Yayıncılık · 201593 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ESİR - Adem Özköse (İnceleme)
Puan vermedi·224 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap, Adem Özköse'nin Suriye'deki son durumu gerçekliğiyle ortaya koyabilmek için bir belgesel çekme isteği üzerine 2012 9 Martta Suriye'ye kameramanı Hamit Coşkun ile beraber gitmesi ve orada Esed yanlısı Şii milislerce alıkonularak ardı ardına gelen esaret sürecini anlatıyor. Burada yaşananlar Adem Özköse'nin ve Hamit Coşkun'un yaşadıklarının anlatısı olsa da onların üzerinden bir halkın 10 yılı aşkın bir süreçte yaşadığı şiddet, tecavüz ve esaretin küçük yansımalarıdır. Kitapta işlenenlerden yaptığım çıkarımları yazıya dökmeden önce eseri özetlemek istiyorum. Zira ülkemizde var olan önyargılar, cahilane kabuller ve yönlendirilmiş öfke bu yapacağım çıkarımları düşmanca görecek ve geliştirilen refleksle vicdandan ve insanlıktan uzak bir tepkiyle değerlendirecektir. Yapacağım özet olayların kopuk kopuk derlenmesinden oluşacak olaylar örgüsünün anlaşılmasında aciz kalacaktır muhtemelen. ÖZET: Muhammed Şaban'ın Esareti; Muhammed Şaban Hama katliamından sonra oradaki müslümanlara yardım etmek amacıyla arkadaşlarıyla beraber Suriye'ye gitmiş. İhvan üyesi olmakla suçlanarak cezaevine girmiş. Ailesi 20 yıl sonra hayatta olduğunu öğrenmiş. Muhammed Şaban'ın Suriyeli Mahkumlarla İlgili Anlattıkları; Suriyeli mahkumlardan biri, evli ve iki çocuk babasıymış. 14 yıl ailesinden haber alamayınca eşi öldüğünü düşünerek başkasıyla evlenmiş. Bir süre sonra bu adamda cezaevine girmiş. Eski eş ve yeni eş bir müddet sonra tanışmışlar ve adam eşinin başkasıyla evlendiğini öğrenince göz yaşlarına boğulmuş. Muhammed Şaban, dönemin cumhur başkanı Abdullah Gül'ün girişimleriyle 23 yıl sonra kurtarılmış. Adem Öz Köse ve Hamit Coşkun'un Şii Milislerce Alıkonulması; Suriye geldiklerinin ertesi günü şii milislerce alıkonulup 11 gün esir edilmişler. Namluların sürekli üzerlerinde olduğu
1000Kitap
EsirAdem Özköse · Pınar Yayınları · 2019821 okunma
10/10
·
Beğendi
"Eşikte Üç Kadın" Bacıyân ve Babayânî Bir Tavır ‎"Eşikte Üç Kadın" Yazar Mithat Önal'ın, 2024 yılı, Kavim Yayıncılık etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu hikâye kitabıdır. On iki hikâyenin yer aldığı eser, yüz on yedi sayfa hacmindedir. Yazar; kitabını, ablası Elif Yılmaz'a atfederek girizgâhta bulunmaktadır. Hikâyeler, sekiz-on sayfa kitap hacminde ve orta uzunluktadır. Hikâyeler de illaki az çok kurgu vardır. Ama daha çok gerçek hayatta yaşanmış hissini uyandıran aşkınlıkta hikâyeler okudum diyebilirim. ‎ ‎Hikâyelerde iyi bir gözlem ve sezgisel muhakeme hali kendini hissettiriyor. Hikâyeler bozkırın, taşranın düşlerini, umutlarını ve zorluklarını taşımaktadır. Daha çok kasaba ve köy hayatı hikâyelerde yer almaktadır. Kırsal yaşam ve bozkırın esintileri önde gözükmektedir. Öykülerin önemli bir kısmında kadın tasvirlerinin, betimlemelerin baskın bir şekilde işlendiğini görmekteyiz. Ayrıca insana ve kalbe odaklı, bireysel ve toplumsal duyarlılığı taşıyan temleri de taşımaktadır. Anlatımlarda yer alan karakterler sofi mistisizmi ve miskinliğinden uzaktadır. Bunun yanında karakterler hem hareketlidirler hem de üretkendirler. Hikâyelerde iki tür anlatıcı kendisini hissettiriyor. İlki, bazı hikâyeleri dış anlatıcı ağzıyla dinliyoruz. Diğerlerini de hikâye baş kahramanının ağzından dinlemekteyiz. ‎ ‎Anlatım, günlük yaşantılardan alıntılar şeklinde yol almaktadır. Anlatımdaki insanî ilişkiler samimi ve doğaldır. Başka bir ifadeyle kişi portreleri üzerinden pasajlar şeklinde konular işlenmektedir diyebiliriz. Öykülerin geçtiği tarihlerin nirengi noktaları tam olarak belli olmamakla birlikte, 70’ler, 80’ler hatta 90’lar da yaşanmış izlenimi uyandırmaktadır. Bunun da yazarın çocukluk ve ilk gençlik yıllarına tekabül ettiğini söyleyebiliriz. Hadiselerin yaşandığı kabul edilen
Eşikte Üç KadınMithat Önal · Kavim Yayıncılık · 20243 okunma
Esir
Puan vermedi·224 syf.·
2023 23. kitabı
Bu kitap, okuma serüvenimde okuyup yarım bıraktığım nadir kitaplardandı. Yarım bırakma sebebim kitabın kötü olması değil, tam aksine okurken tüm o psikolojik baskıyı üstümde hissedip içine çekilmemdi. Gerçekten beni çok karamsar ruh haline soktuğu için dayanamayıp belki ilerde hazır hissedince okurum demiştim. Adem Özköse bir savaş muhabiri ve okulumuza seminer vermek için gelmiş, kitabını tanıtmıştı. İyi ki de tanıtmış dedirtti. Kitapta yazarın şahit olduğu şeyleri okuyoruz aslında. 2012 yılında belgesel çekmek için Suriye'ye giden Adem Özköse ve kameraman arkadaşı Hamit Coşkun'un Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırılmasını ve kaçırıldıktan sonra yeraltı zindanlarının cezaevinde (bence cezaevi değil işkenceevi) yaşadıkları ve şahit olduklarını anlatıyor. Okuduklarım tam bir vahşetti ve okurken insanlıktan utandım. Satırları gözlerim turlarken bazen kaşlarım istemsizce çatılıp gözlerim faltaşı gibi açılıyor bazen de ruhumun sıkıldığını hissediyordum. Gerçekten böyle hayatları okuyunca şükürlerim arttı. Hele insanın yüzünü kızartacak iğrenç işkenceleri okurkenki duygularımı tarif etmek zor, lakin arada duraksayarak çıkıp hava alıyordum çünkü o hücre ve yaşatılanlar içimi kasvetle dolduruyordu. Döverek öldürülen 20 yaşındaki o genç, sırf su istedi diye işkence görüp dayak yiyen o adam, kaçırılıp yine ağır dayak yiyen ve, "Lütfen vurmayın efendim." diye yalvaran 12-13 yaşlarındaki üç küçük çocuk, artık işkence yapa yapa insani duygulardan arınıp insanların acı çığlıklarından sadistçe zevk alan o ruh hastası, ukala zindan gardiyanlarının dalga geçmek için yaşlı bir alimi zorla ördek yürüyüşüyle tuvalete çıkarmaları ve çok daha fazlası. Evet insanlığını yitirmiş egoist, bencil, kibirli yaratıkların türlü zalimliklerini bol bol okuyorsunuz. Beni
Hayat ve İnsan
EsirAdem Özköse · Pınar Yayınları · 2019821 okunma
Bilinmez 70 gün
9/10
·168 syf.··
2023 34. kitabı
Suriye’de esedin türkiye’nin aptal influencerlarına para verip güzellettiği dönemde , 2012 yılında kaçırılmış ama yaşanan zulüm unutulmasın diye 2015 yılında kitap olarak çıkmış Gez Göz Esaret. Adem özköseyi tanıyorsunuzdur,Hamit’e gel Suriyede yaşanan zulmü belgesel yapalım diyor.Hamit daha üniversitede ve 20 yaşında. Gidiyorlar ama çok kısa bir süre sonra malesef rejim askerlerince kaçırılıp hapis ediliyorlar. Hatta hapisten diğer hapse kaçırılıp birkaç kez yer değiştiriliyolar. Bunun için bizim ülke tarafından kolay bulunamıyor. Sonra ayrı ayrı gerçek zindanlara düşürüyolar. Kur’an-ı Kerim’e sarılarak günlerini geçiriyolar. Şartlar iyi değil ama en azından bunu veriyorlar. Aynı yerde rejime karşı çıkan insanlar da geliyor ve onlar çok büyük şiddete maruz kalıyorlar. Çünkü bu bir göz dağı.Devlete karşı çıktığında sonlarının nasıl olacağını bilip ona göre yeni olaylarda bulunmamalarını istiyorlar. Ağladığım,üzüldüğüm,sürekli empati yaptığım yerler oldu. Hiç bilmeden 70 gün nasıl geçer , güneş görmeden,gözler bağlı.Psikolojik olarak büyük travma. Sonuç olarak günümüz Ortadoğu gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylar üzerinden okunmalıdır. Bilinmesini istedikleri paralı köpekler ile sahte tarih yazılmaz.
Gündem
Gez Göz EsaretHamit Coşkun · Profil Yayıncılık · 201593 okunma