Ase`ll`haN

Ase`ll`haN
@hamza__00
Nahl 68,69. Ra'd 28
Öğretmen
86 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
@hamza__00·
·
sabitlendi
"İnsan çiçek gibidir, Allah’tan uzaklaştığında ruhu solmaya başlar."
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Temim ed-Dari, Resûlullah (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Din nasihattir, din nasihattir: Allah için, Allah'ın Kitabı için, O'nun Peygamberi için, Müslümanların imamları (önderleri) için ve bütün Müslümanlar için nasihattir. "109
İmam Şafiî (Allah rahmet etsin) şöyle dedi: Açıklamalarıma, Kur'ân'ın Arapça dışında başka bir dille indirilmediğini söylemekle başladım. Çünkü, Arapçanın genişliğini, ifade tarzlarının çokluğunu, birleştiği ve ayrıldığı noktaları bilmeyen kimse, kitapta yer alan cümle izahını bilemez. Arapçayı bilenler, Arapçayı bu genişlikte bilmeyen kimselerin düşecekleri şüphelere düşmekten kurtulmuş olurlar. Kur'ân'ın Arapça nazil olduğuna dikkat çekmek, genel bir uyarı mahiyeti taşımakla beraber, Müslümanlara bir nasihattir. Müslümanlara nasihat etmek de terk edilmemesi gereken bir farzdır. Bu, sevap kazanmaya vesile olan amel olup onu, ancak kendini aldatan ve nasipleneceği yeri bilmeyen kişi terk eder. Bu nasihat görevi yanında, Müslümanların gerçeği izah etmeleri de gerekir. Hakkı yerine getirmek ve Müslümanlara nasihatte bulunmak da Allah'a itaattir. Allah'a itaat etmek de bütün hayırları içine alan bir fiildir.
İmam Şafiî (Allah rahmet etsin) şöyle dedi: Allah, Peygamberine bahşettiği makamı bildirerek, bize onunla has nimetlerini tanıttı ve şöyle buyurdu: "Andolsun ki içinizden size öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. Size çok düşkündür. (Bütün) müminlere oldukça şefkatli ve merhametlidir." [Tevbe, 9/128]
İmam Şafiî (r.a) şöyle dedi: Kitap'ta açık bir şekilde açıklaması olmayan hükümlerin hepsinin Hz. Peygamber (s.a.v)'in sünnetinde açıklaması vardır. Allah (c.c); kullarına Kitab'ı ve Hikmet'i, keremi neticesinde öğretmiştir. Biz de kitabımızda bu hikmetleri zikretmeye çalıştık. Allah'ın, Peygamberine itaati, kulları üzerine farz kılması da hikmetinin tecellisindendir. Allah, Resûlullah (s.a.v)'in dinî mevkiini kendisi belirlemiştir. Ayrıca Allah'ın Kitabı'nda açıklanmış farzlarla ilgili hükümlerin beyanı aşağıdaki beyan çeşitlerinden bir çeşittir. Bu beyanlardan biri; Kitap'ta indirilen ve bir başka kaynağa ihtiyaç duymayacak açıklıkta gelen beyanlardır. Bir diğeri; Allah'ın açık bir şekilde gelen farzlarıdır. Allah da Hz. Peygamber (s.a.v)'e itaati farz kılmıştır. Peygamber de Allah'ın farzlarının nasıl olduklarını, kimlere farz kılındıklarını, bu farzların bazılarının ne zaman kalktığını ve ne zaman kalıcı olup tatbikinin gerekli olduğunu açıklamıştır. Bir diğeri de Allah'ın Kitabı'nda nas olarak yer almayan, ancak Resûlullah (s.a.v)'in sünnetinde beyan edilenlerdir. İmam Şafiî şöyle dedi: Allah'ın Kitabı'nda yer alan farzları, Allah'ın emri olarak kabul edenler, aynı zamanda da Resûlullah (s.a.v)'in sünnetlerini kabul etmiş olurlar. Çünkü Allah, kullarına, Peygamberine itaati farz kılmış ve hükmüne müracaat etmelerini istemiştir. Kim Resûlullah (s.a.v)'in hükmünü kabul ederse Allah'ın emrini kabul etmiş olur. Zira Allah, ona itaati farz kılmıştır. Allah'ın Kitabı'nda ve Resûlullah (s.a.v)'in Sünneti'nde olan hükümler, sebepleri farklı görünse de aslında kabul açısından ikisi de Allah'ın emridirler. Yüce Allah; helal, haram, farz ve hadleri, arzu ettiği çeşitli sebeplere bağlıyarak hükümlerini vermiştir. "Allah, yaptıklarından sorumlu tutulmaz; onlar ise sorguya
İlmin yolu