İmam Şafiî (Allah rahmet etsin) şöyle dedi: Açıklamalarıma, Kur'ân'ın Arapça dışında başka bir dille indirilmediğini söylemekle başladım. Çünkü, Arapçanın genişliğini, ifade tarzlarının çokluğunu, birleştiği ve ayrıldığı noktaları bilmeyen kimse, kitapta yer alan cümle izahını bilemez. Arapçayı bilenler, Arapçayı bu genişlikte bilmeyen kimselerin düşecekleri şüphelere düşmekten kurtulmuş olurlar. Kur'ân'ın Arapça nazil olduğuna dikkat çekmek, genel bir uyarı mahiyeti taşımakla beraber, Müslümanlara bir nasihattir. Müslümanlara nasihat etmek de terk edilmemesi gereken bir farzdır. Bu, sevap kazanmaya vesile olan amel olup onu, ancak kendini aldatan ve nasipleneceği yeri bilmeyen kişi terk eder. Bu nasihat görevi yanında, Müslümanların gerçeği izah etmeleri de gerekir. Hakkı yerine getirmek ve Müslümanlara nasihatte bulunmak da Allah'a itaattir. Allah'a itaat etmek de bütün hayırları içine alan bir fiildir.