İmam Şafiî (r.a) şöyle dedi: Kitap'ta açık bir şekilde açıklaması olmayan hükümlerin hepsinin Hz. Peygamber (s.a.v)'in sünnetinde açıklaması vardır. Allah (c.c); kullarına Kitab'ı ve Hikmet'i, keremi neticesinde öğretmiştir. Biz de kitabımızda bu hikmetleri zikretmeye çalıştık. Allah'ın, Peygamberine itaati, kulları üzerine farz kılması da hikmetinin tecellisindendir. Allah, Resûlullah (s.a.v)'in dinî mevkiini kendisi belirlemiştir. Ayrıca Allah'ın Kitabı'nda açıklanmış farzlarla ilgili hükümlerin beyanı aşağıdaki beyan çeşitlerinden bir çeşittir.
Bu beyanlardan biri; Kitap'ta indirilen ve bir başka kaynağa ihtiyaç duymayacak açıklıkta gelen beyanlardır.
Bir diğeri; Allah'ın açık bir şekilde gelen farzlarıdır. Allah da Hz. Peygamber (s.a.v)'e itaati farz kılmıştır. Peygamber de Allah'ın farzlarının nasıl olduklarını, kimlere farz kılındıklarını, bu farzların bazılarının ne zaman kalktığını ve ne zaman kalıcı olup tatbikinin gerekli olduğunu açıklamıştır.
Bir diğeri de Allah'ın Kitabı'nda nas olarak yer almayan, ancak Resûlullah (s.a.v)'in sünnetinde beyan edilenlerdir.
İmam Şafiî şöyle dedi: Allah'ın Kitabı'nda yer alan farzları, Allah'ın emri olarak kabul edenler, aynı zamanda da Resûlullah (s.a.v)'in sünnetlerini kabul etmiş olurlar. Çünkü Allah, kullarına, Peygamberine itaati farz kılmış ve hükmüne müracaat etmelerini istemiştir. Kim Resûlullah (s.a.v)'in hükmünü kabul ederse Allah'ın emrini kabul etmiş olur. Zira Allah, ona itaati farz kılmıştır. Allah'ın Kitabı'nda ve Resûlullah (s.a.v)'in Sünneti'nde olan hükümler, sebepleri farklı görünse de aslında kabul açısından ikisi de Allah'ın emridirler. Yüce Allah; helal, haram, farz ve hadleri, arzu ettiği çeşitli sebeplere bağlıyarak hükümlerini vermiştir.
"Allah, yaptıklarından sorumlu tutulmaz; onlar ise sorguya