Kafamdan ancak gölgesi geçen bir düşüncenin iki dakika sonra böyle cezasını çekeceğimi nereden bilebilirdim?
Biz fakirler böyleyizdir. Kader sarayında bizim işlere bakan büro hiç şaşmaz, ihmal etmez. Zihnimizden geçen en uzak, en mâsum ihtimallerin, sadece şiddet ile ret için düşündüğümüz şeylerin bile ceremesini öderiz.
Kitap, insanlığa ve tarihe bakış açımızı tamamen değiştiriyor. Teknolojide ve sosyal hayatta nasıl bu konuma gelindiğini, büyük devlet dediklerimizin neden şimdi büyük olduğunu, tarihi yönlendiren etmenleri anlamamızı sağladığı gibi; zalimlik, mazlumluk, güç, düşman, toplum, savaş, barış, birlik gibi kavramları tekrardan sorgulamamızı sağlıyor.
Ayrıca diller, yerleşim yerleri, hastalıklar, yiyecekler vb. şeylerin geçmişi araştırmada ne kadar etkili olduğunu ve bunların gelişim süreçlerini öğrenmek gerçekten ufuk açıyor. Tarihin ezber ve ideoloji bilimi olmadığını, çok büyük ve geniş, diğer bilimlerle içiçe bir bilim dalı olduğunu gösteriyor.
Bugün üçüncü dünya ülkeleri birinci dünya ülkelerinin teknoloji ve tarım alanındaki üstünlüklerine sahip olarak onları yakalamak için ellerinden geleni yapıyorlar.