"Sen o zaman ruhen hastaydın, değil mi?"
"Sen ne kadar hasta idiysen, ben de o kadar hasta idim."
"O zaman ben cahildim. Bir kere düşün ki kapkaranlık büyük bir evin içinde dolaşıyorsun. Yüzlerce odanın içinde türlü türlü şeyler var. Fakat zerre ışık yok. El yordamıyla gidiyorsun. Elbette öteberi kırılır. Hem el âlemin kıymetli eşyasını parçalar hem de kendini yaralarsın.
İnsan böyle bir yerde kalınca deli mi, cânî mi yoksa ışıktan mahrum bir bedbaht mı olur? İşte o zaman biraz sevdiğiniz Johan bu hâldeydi. Böyle karanlıkta kalmış daha kaç milyon Johan vardır?"
Sayfa 89 - Palet yayınları, Çev: Ali Haydar Taner·Kitabı okudu
Bundan önce bazı zenginler ölmezden evvel servetlerinin bir kısmını kiliseye veyahut hayır işlerine vakfediyorlardı. Millet arasında aydınlanma hareketleri ortaya çıktıktan sonra eğitim-öğretim için büyük vakıflar kurulmaya başlandı.
Sayfa 80 - Palet yayınları, Çev: Ali Haydar Taner·Kitabı okudu