Hamza Gök

Maalesef hala da öyle
Burası hiç de korunaklı değil. Yiyecek yok, giysi yok, içecek su yok. Buradaki en bol şey, çocukluğunu yitirmiş çocuklar.
Sayfa 228 - Everest yayınları midi boy, çev: Püren Özgören
İnsan ve Toplum
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bizde de biraz böyle :)
Hiç karşılaşmamış iki Afganı al, bir odaya kapat, on dakika sonra akraba çıkarlar.
Sayfa 225 - Everest yayınları midi boy, çev: Püren Özgören
Alıntı
Kâbil'e girişlerini ilk gördüğüm günü anımsıyorum da. Nasıl da sevinmiştik! Ölümler bitti, dedik. Vah vah! Tıpkı şairin dediği gibi: "Aşkın en pürüzsüz göründüğü an, dertler bastırıverdi!"
Sayfa 224 - Everest yayınları midi boy, çev: Püren Özgören
Edebiyat
Sakat eliyle direksiyonu ustaca çevirirken, önünden geçtiğimiz köyleri, yıllar öncesinden tanıdığı kişilerin yaşadığı, çamur damlı kulübeleri gösteriyordu. "Bu insanların çoğu," dedi, "ya öldü ya da Pakistan'daki göçmen kamplarına sığındı. "Ölenler daha şanslıydı," diye ekledi.
Sayfa 219 - Everest yayınları midi boy, çev: Püren Özgören
Ölüm
.. yaşamımın cazibesine kapılıp geri dönmekten, kendimi o büyük, engin irmağa bırakmaktan, unutmaktan, son birkaç günde öğrendiklerimi elimden bırakıp dibe çökmelerini beklemekten korkuyordum. Kendimi akıntıya bırakıp yapmam gereken şeyden uzaklaşmaktan..
Sayfa 209 - Everest yayınları midi boy, çev: Püren Özgören
Alıntı