Hamza Gök

Hamed'in üzüntüsü.
Hendeği yeniden ele geçiresiye büyük bir coşkuyla cenk edildi. Kostantiniyye surları önünde hiç böyle bir gün yaşanmamıştı. Kılıcımı kınına koyup yüzüne baktığımda çehresinde mutlu bir tebessüm gördüm. Sevgiliye kavuştuğundan mıydı: hendeğin yeniden alınmasından mıydı; Cebele kızının sevindirilmesinden miydi, anlayamadım. Gözyaşlarım ırmak olmuştu. (...) Zamanın ölümler alıp ölümler satan bir bezirgan olduğunu işte o sırada bildim.
Sayfa 299 - kapı yayınları, 2.baskı·Kitabı okudu
Ölüm
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Eyüp Sultan'ın vasiyetinin son kısmı.
Şurada can oynatan cengaverlerden son arzum odur ki, Azrail aleyhisselam bize uğradıktan sonra na'şımı Kostantiniyye surlarına yakın götürsünler. O gün savaş hattı nerede oluşursa, bedenimi o noktaya kadar taşısınlar ve orada, savaşan mücahidlerin arasında beni defneylesinler. Ta ki atlarımızın ayakları bedenimi çiğnemiş olsun, Bizans dokunamasın. Ayrıca, eğer yapabiliyorlarsa, cenazemi kendi atımın arkasında bir sedyeye bağlayıp taşısınlar. Tıpkı Kutlu Nebi'yi getiren Kusva'nın Medine'de bizim hanemizi bulduğu gibi o da benim için nereye gideceğini ve nerede duracağımı bulacaktır." "Elbette bu dediğini yaparız, lakin neden sahrada belirsiz bir yere? "Rasulullah'ın sünnetine burada da uymak isterim. Allah'ın bana takdir ettiği mahalle gelince atım duracaktır. İşte orası benim için Kostantiniyye'ye yeterince yakın demektir. Çünkü Rasulullah'ın bir gün 'Kostantiniyye'de, kalenin yakınında salih bir kul defnolunacaktır!' dediğini işittim. Umarım ki o salih kul ben olayım."
Sayfa 294 - kapı yayınları, 2.baskı·Kitabı okudu
Ölüm
Eyüp Sultan'ın vasiyetinden bir kısım.
"Ey emir! Senden ümmet-i Muhammed için yine onun bir hadisine uygun hal isterim. Bunu vasiyet kabul eyle ve Kutlu Nebi'nin 'Dini meseleleri ehil insanlara bıraktığınız sürece din konusunda kaygınız olmasın. Ama ehil olmayanlara bırakırsanız, işte o zaman ağlayın.' dediğini hiç aklından çıkarma.
Sayfa 293 - kapı yayınları, 2.baskı·Kitabı okudu
Din
Çünkü gönül sevgi dilini konuşuyor ama satırlar yalnızca gerçekleri söylüyor, nasıl söylemek gerektiğiyle ilgilenmiyor.",
Sayfa 270 - kapı yayınları, 2.baskı·Kitabı okudu
Alıntı
"Okuyup yazanları azdır diye onları küçük görme. Gün gelir, bilgide bizi geçerler. Çünkü biz bilgiyi yazarak aktarmayı önemsiyoruz, Müslümanlar ise bilginin söz ile aktarılmasını tercih ediyorlar. O yüzden her konakladığımız yerde bir meclis toplanıp bilen birileri bilmeyenlere anlatıyor. Böylece bilgi yalnızca yazı yoluyla değil, söz, kelam, âdet, davranış ve tavir yoluyla da içselleştirilmiş oluyor. Hani salt aklın karşısında gönlü öne çıkarmak gibi, Çünkü gönül sevgi dilini konuşuyor ama satırlar yalnızca gerçekleri söylüyor, nasıl söylemek gerektiğiyle ilgilenmiyor."
Sayfa 270 - kapı yayınları, 2.baskı·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum