Ay ışığının altında kendini düşüncelere bırakmak, arkadan çalan slow bir müziğin eşliğinde, negatifliklerle dolu diyarların diplerinde kaybolup gitmek gibiydi tüm hislerim. Her şey yolunda gidiyordu aslında niyeydi bu moralin düşüşü, çocuğun elinden şekerini düşürmesi gibiydi hayat ve tüm hayallerinin bir anda sönüşü;
Tam olarak burda başlıyordu aslında her şey,
Hayatı en incesine kadar sorgulamamı sağlayan o bakışlarında yatıyordu aslında İçimdeki bu gizem,
Lakin içimde bir sızı işte, tüm bunlara dur diyip kesememekti,
Düşerken dibe doğru, zihinden gelene dur diyememekti üzüntü misali,
Nice duygular beslerken içlerde olan mutluluk yine firari,
Ne aşk olur bu duruma deva, ne de iyileştirmeyen tedavi,
Doğruyu, hakkı bulmak gerekir elbet,
O da her daim Aşk-ı İlahi!
Öyle ki saklı kalmak kaydıyla açığa çıkarılır içsel düşünce,
Öldürür seni, biçimsiz bir sevdaya kapılıp gülünce,
Onlarca düzün arasında artık mantık ters gelir bilince,
Sahiden ne kadar zeki oluyoruz ki her şeyi bilince?
ve zihindeki onlarca lüzumsuzu silince,
Sorgulamak diyarı, muktedir olur, beşer hakkın içine girince.