Dan Brown kitaplarını severim, bilimsel makaleler ile küçük hikayelerin karışımı gibidir onun kitapları benim için. Birçok teknolojik komplo vardır olaylarda, yeni makineler, yöntemler... Ama bu kitap o kadar çok teknolojik unsur barındırıyor ki, olayların etkisi hissedilmiyor. Muhtemelen Dan Brown da bu karmaşanın içinde kalmış yazarken. Kitabın sonuna geldiğinizde hala bazı şeyleri kafanızda oturtmaya çalışıyorsunuz ve finale şaşırmaya fırsat bulamıyorsunuz.
Elif Şafak 'ın ''olmasa da olurdu'' dediğim; Pinhan 'dan sonra, mahrem 'den önce çıkan 278 sayfalık kitabı... brezilya dizilerinden fırlama isimler, bölüm başlarındaki epigraflar v.s... kitabı benim için çekilir kılan, bildik Elif Şafak üslubudur... birkaç alıntı:
''gayet iyi biliyordu ki, hüzün denilen şey tıpkı siyah, dalgalı saçlarının arasına nasılsa yerleşivermiş beyaz bir saç teline benziyordu. hüzün, kopardıkça çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyordu''
''bilmemek, kendi gölge
nden korkmana sebep olur; bilmekse başkalarının gölgesinden. biri içerden kuşatır seni, öteki dışardan''