Handan Güler

Handan Güler
@handanguler
Psikolog
İstanbul Üniversitesi Psikoloji
Ankara
4 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·238 syf.··
2024 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2024 21:33
Son zamanlarda sosyal medyada oldukça övülen ve tavsiye edilen Puslu Kıtalar Atlası’nı okumayı daha fazla erteleyemezdim. Kitabı okumaya başladığınızda bir solukta bitireceğinizi düşünüyorum. Kapı kilidinden odayı seyretmek gibi ya da bir hayalin içinde yaşamak gibi bir hissiyat veriyor. Bir taraftan İstanbul’un sokaklarında İstanbul’u yaşarken diğer taraftan anlatılan bir hikayeyi dinler gibisiniz. Diğer taraftan Eminönü’nden Kadıköy’e giden bir vapurda Sarayburbu’na bir bakış, dalga sesleri eşliğinde İstanbul’u dinler ve şehrin tarihi bir devrinde anlatılan hayalin takipçisi olursunuz. Puslu Kıtalar Atlası öncelikle kitabın dili oldukça akıcı ve okuma zevki veriyor. Bir sonraki gelecek bölümü merak ediyorsunuz. Kitap tarih, psikoloji, felsefe mitoloji, matematik alanlarından beslenerek oluşturulmuş postmodern türde kaleme alınmış diyebiliriz. İstanbul’da tarihi yarımadada, tarihi bir dönemde geçen halk hikayeleri, meddahlık geleneğini de andıran düşsel bir anlatım şekli bizi karşılar. İç içe geçmiş konular, karakterler söz konusudur. Masalsı bir anlatımla başlar ve karşımıza gezgin ruhlu Arap İhsan Efendi çıkar. İlerleyen kısımlarda dünyayı gezmek isteyen, keşifler yapmak isteyen ve bunu da haritaya dökmek isteyen Uzun İhsan Efendi karşımızdadır. Tüm bu isteklerine rağmen evinden odasından çıkmayan, isteklerinin tam zıttı doğrultusunda yaşayan bir karakterdir. Uzun ihsan Efendi tüm pasif yaşantısına rağmen birçok olay yaşar. Sonuç olarak gözlerini ve kulaklarını kaybeder. Ancak bu durum onun yok olmasında ziyade varlığına bir vurgu gibidir. Kitapta daha baskın, olayların onun bakış açısı ile ilerlediğini düşündürür. Uzun İhsan Efendi “Düşünüyorum öyleyse Varım” felsefesini “Düşlüyorum Öyleyse Varım” şeklinde yorumlar. Bu düşlerde güçlü bir karakterin alaşağı
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·232 syf.··
2024 4. kitabı
Göçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu’dan okuduğum ilk kitap. Kitap bir masal kitabı olarak yazılmış. On iki ayrı masal ve her masalın başında italik yazı biçimiyle kaleme alınmış on üçüncü masal olarak diyebileceğimiz bölümlerden oluşmakta. Ayrıca masalların içerisinde de birden bire sapmaların karşıladığı farklı bakış açılarının satır aralarına yerleştirildiğini görüyoruz. Her ne kadar masal kitabı olarak düşünülse de alışkın olduğumuz masallardan farklı bir yaklaşım söz konusu. Hem anlatım dili hem metnin dizaynı açısından farklı bir tarzda kaleme alınmış. Okuma sürecinde anlamakta zorlandığım geri dönüşlerimin bolca olduğu bir süreçti. Bunun yanısıra sapmalar diyebileceğimiz kısımların fazlalığı beni oldukça zorladı. Alışkın olmadığım, takip etmekte zorlandığım dile odaklandığım için de içeriği bana verilmek isteneni göz ardı ettiğimi fark ettim. Alışılmışın dışında bir dizayn her ne kadar yeni yaklaşım ve soluk olarak değerlendirilse de okuyucu oldukça zorladığını düşünüyorum. Kitapta farklı isimlerle karşımıza çıkan bölümlerde giderek artan bir karamsarlık, yokluk, boşluk hissi var. Bu bölümlerde bir iç ses ya da düşüncelerin uçuştuğu hissediliyor. Birdenbire kendinizi kirpi yerine koyup kendinize baktığınız ya da varlığından, kendinden sıyrılmak isteyen ve bu yolda tamamen silinen biri olarak görebilir ya da hiç sonu gelmeyecek/ uyanamadığınız ama uyanmak istediğiniz bir rüya içerisinde hissettiğiniz oluyor. Kendinizi her farklı bölümde farklı bir evrende ütopik bir ortamda olduğunuzu düşündürtebilir. Bölümler üzerine çokça konuşulabileceğini düşünüyorum. Bunun dışında anlatım dili, yeni kelimelerin üretimi, kelime oyunları bolca karşımıza çıkıyor. Bu durum metni zenginleştirmiş olmakla birlikte anlamayı da güçleştiriyor. Kitabı okumak için önden kitapla
Edebiyat
Göçmüş Kediler BahçesiBilge Karasu · Metis Yayınları · 20171,560 okunma
Puan vermedi·191 syf.··
2024 3. kitabı
Coşkuyla Ölmek, Şule Gürbüz ile tanıştığım ilk kitap. Üzerine çokça şey söylenip, yazılabilecek bir kitap. naçizane benimde bir kaç görüşüm var. Öncelikle okurken şiirsel bir dil, betimleyici anlatım tarzı okuma zevki veren unsurlardan. Bazı kısımları anlamak için tekrar geri dönüşleri içeren ve bol bol altını çizdiğim cümleler ile geçen bir okuma süreciydi. Kitap dört hikayeden oluşmakta. İlk hikaye “Ruhuna Fatiha”. Yaşlı bir adamın yıllarca oturduğu evinin tadilata vermesi ve bu zaman diliminde yaşadığı ve kendi dilinden aktardığı iç sesi dinlerken buluyoruz. Temelde bu kısımda okurken yaşanan iç sıkıntısı, yalnızlık ve psikolojik problemlerin yaşandığı birtakım durumlar seziliyor. “Akılsız Adam” ikinci hikaye. Bu kısımda ise oğlu ile yalnız yaşayan bir babanın hayata bakış açısı, oğlunun nasıl bir eğitim alması gerektiğini kendi yapamadıkları veya yapmadıkları üzerinden bir yol belirlemeye çalıştığını görürüz. Akıp giden bir hayat akışı vardır; ancak eşlik eden bir iç sıkıntısı da söz konusudur. Bu hikaye toplumda babalar ve özellikle oğulları arasındaki görünmeyen ve gerçekleştirilmek istenenlerin, istendiği gibi gitmediğinde ortaya çıkardığı kopuşları edebi bir dille yansıtmış. Babanın kendi varlığına ya da daha doğrusu geçmekte olduğu bu dünya yaşantısında yokluğuna dair bir iz bırakma ama bu izi de bırakırken kendi kurallarını, isteklerini dikte etme hali karşımıza çıkar. “Akılsız Adamın Oğlu Sadullah Efendi” bizi karşılayan üçüncü hikaye. Bir önceki bölümde anlatılan babanın bakış açısına karşılık oğlunun bakışını sunan bir bölüm. Bu bölümde yaşı daha genç olan ve babasını anlamayan çocuk-genç-yetişkin birinin gözünden babasını izliyoruz. Babanın onda fiziksel olarak var olan ancak ruhsal anlamda boşluğunu hissettiren bir anlatım. Okurken yine ana
Edebiyat & Roman
Coşkuyla ÖlmekŞule Gürbüz · İletişim Yayınevi · 20213,125 okunma