Anne babasının ölümünden sonra Osmanlı askeri olan ağabeyi tarafından büyütülüp Darülfunun-i Şahanede okutulan İffet doğum doktoru olmuştur.Yengesi şark görevine gitmesine izin vermeyince ağabeyinin arkadaşı öğretmen Fuatla istemeden evlendirilir ve ilk tayin yerine giderler.2 çocuğu olur.Zamanla çalıştığı hastanedeki doktor Kemale aşık olur.İlk kez aşık olmaktadır.Bu aşkı kocasının öğrenmesi ve aşık olduğu adamın terk etmesiyle kadının değersiz bir varlık olduğunu anlar ve şehri kızlarıyla beraber terk eder ve yalnız hayat mücadelesi başlar.80 küsur yaşındaki iffet hanımın karşı dairesinde oturan kızı ve torunlarıyla hatta(torunun çocuğu da vardır.)komşularıyla hayatının eski günlerini geçmiş ve şimdiki zamana dönüşlerle anlatması,zamanlar arasında duyguların aktarılması,mekanların tasviri harika.Akıcı üslubu,sakin anlatımı gerçek yaşam öyküsüyle sıcacık harika bir dönem romanı tavsiye ederim.
Kathy,Ruth ve Tommy Hailsham adlı yatılı okulda okuyan hafta sonları ve tatillerde dışarı çıkamayan dış dünyayla sürekli gözetmenleri dışında bağlantıları olmayan sürekli spor ve sanata yönlendirilen yüce bir amaç için bedenlerine iyi bakmaları söylenen klonlanmış insanlardır.Bu çocukların görevi organ bağışçısı yada bakıcı olmaktır.Kathyde diğerleri gibi organ bağışçısı olarak klonlanmıştır bakıcılık yapmaktadır.Hastalarını kendi seçebilmektedir.Çok samimi arkadaşları olan Tommy ve Ruth'a da organ bağışçısı olduklarında bakmıştır.Bağışçı olanlar yavaş yavaş tükenmektedir ama asla bunu sorgulamaz ve şikayet etmezler.Kitap konu olarak ilginç ama kurgusu zayıf.Tuhaf bir hayal dünyası var.Distopik ve bilim kurgu tarzı maalesef sevemedim.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Fransa'da basılan ilk Türk roman yazarı,Cumhuriyet tarihinin ilk kadın gazetecisi ve yazarı.En bilinen eseri Fosforlu Cevriyedir.Gerçek adı Hatice Saadet Derviş ailesinin ona dediği gibi hayatı boyunca Suat ismini kullandı.1903 yılında ağzında altın kaşıkla doğan ünlü derviş paşanın torunu dönemin ünlü doğum profesörü ismail Derviş ve saraylı Hesna hanımın 2.kızıdır.Babaları dil eğitimine çok önem vermiş,gayet modern yetişmiş,Almanca ve Fransızcayı anadili gibi konuşan,piyano çalan,müzik eğitimi için o dönemde Almanyaya giden ama edebiyat sevgisi ağır basınca müziği bırakıp edebiyata yönelen müthiş insan.17 yaşındayken Nazım Hikmet kendisine aşık olmuştur.Nazımın kendisinden gizli olarak bir şiirini Alemdar dergisine göndermesiyle Babiali'ye adım atmıştır.1.dünya savaşı çıktığından ve babası vefat ettiğinden dolayı ailesiyle beraber Almanya'da yaşamıştır.Babasının daktilosuyla yazdığı romanları Türkiye ye göndermiş çeşitli gazete ve dergilerde tefrika edilmiştir.En yakınında daima ablası Hamiyet vardır.Bildiği diller sayesinde gazetecilik konusunda tarihe adını yazdırmıştır.2.dünya savaşı zamanında Fransadadır.Almanyada Suzet Doli Fransa'da Suat Derwish isimleriyle tanınır.4 kere evlenmiştir.İlk eşi Seyfi Cenap Berksoy adlı ünlü bir güreşçi son eşide Atatürkün teyzesinin oğlu Reşad Fuat Baranerdir.Son eşi sayesinde görüşleri komünistliğe doğru geliştiğinden babıaliden dışlanmış,eşi yüzünden hapis yatmıştır.Eşi hapisteyken çok zor ve fakir yıllar geçirmiştir.Kurtuluş savaşı,osmanlının son yılları,Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu,inkılaplar,çok-partili dönem siyasi olaylar ve 2.dünya savaşı vb hayatına etki etmiştir.Zengilikten sefalete giden dolu dolu bir hayat.Basın sendikasının kurulmasında etkisi olmuştur.Ömrünün sonuna,görme yetisini kaybedene kadar yazmaktan
İpek SabahlıkOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20173,208 okunma
Savaşın kötü yüzünü en iğrenç şekilde anlatan gerçek bir hayat hikayesi.dili çok sade ama okuması ve hazmetmesi çok zor bir roman.1992 yılında yapılan referandumla Bosna bağımsızlığını ilan etti ama Sırplar bunu kabul etmediler ve saraybosnayı kuşattılar.5 yıl süren bir savaş.Ozaman 16 yaşında olan Bosnalı Leyla'nın çok zor geçen yılları.çocukluğunda alkolik ve eziyetçi bir babayla büyüyen Leyla annesi başkasıyla evlenince bir kaç günlüğüne teyzesine başka şehire gider o sırada savaş çıkar evi askerler basar teyzesinin kendisini tanımadığını söylemesiyle esir kampına düşer ve hayatı mahvolur.Çocuklara,kadınlara tecavüz eden kurşuna dizen her türlü işkenceyi yapan Sırplar ve sırp üniforması giymiş Hırvatlar.Bu kampta geçen çok zor 2 yıl kendisi de defalarca tecavüze uğrar.Annesi 5 yıl boyunca hergün arar kızını ondan asla vazgeçmez.Annesi dışarıda Leyla kampta ayrı ayrı yaşam mücalesi verirler.Bir sırp asker tarafından kurtulur ve onunla evlenir.Ama yıllarca bir klinikte psikolojik destek alır.Savaş suçları mahkemesinde olayları birebir yaşayan tanık olarak ifade verir ve normal hayata dönmeye çalışır.Her satır ayrı bir yara.Savaşta umut,değerler,sevgi,gurur herşey kayboluyor maalesef.