Küçük bir kasabanın kendi kendiyle ve bütün birimleriyle kurduğu sıkı ilişkiyi nasıl sürdürdüğüne ne kadar şaşsak azdır. Her erkek, her kadın, her çocuk, her bebek kasabada belli bir biçimde davranır, belli edimlere girişirse kalıpları kırmaz,öteki bireylerden farklılık göstermezse, hiçbir şekilde deneylere kalkışmaz, önemli bir hastalığa tutulmaz, kasabanın esenliğini ve iç ericini, yani o kesintisiz, şaşmaz akışını bozabilecek bir şey yapmazsa, o birim görünmez olabilir bir daha da adı bile duyulmaz.
Ama tek bir kişi, alışılageldik düşünce kalıbının, bilinen ve güvenilen biçimim dışına çıkmaya görsün, kasaba halkının duyguları hemen geriliverir, bu haber kasabanın sinir ağı aracılığıyla her yana yayılır. Her birim bütünle iletişim kurar.
Tasarlamak gerçek bir şeydir;açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir.Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün,öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir.