Kitap yazarı derslerime giren bir öğretim görevlisinin kitabı olduğundan kitap hayatımda daha anlamlı yer edindi. Kitap okunmalı.
Çok sade bir dille yazılmış ve kısa kısa olaylardan oluşmakta. Ama küçücük olaylardan o kadar büyük dersler çıkarılabilir ki. Okuyan herkesin olaylara bakış açısının farklı olduğuna eminim.
Çok önyargı ile başladığım ve önyargı ile yaklaştığım için pişmanlık duyduğum bir kitap. Aşk konulu kitapları her yazardan okumayı sevmem ama bu kitap... Gerçekten klasikleşmiş aşk konularından bambaşka. Asla sıkılmayacağınız bir kitap. Baş rollerin duygularının ifadesi, sadeliği, anlamlılığı ve altta verilmek istenen mesajlar. Sayfalar ilerledikçe böylesine büyük bir aşkın nelere göğüs gerdiğini göreceksiniz her şeye rağmen.
Armand'ın aşkı için babasını karşısına alması, babasının Armand'ın haberi olmadan Marguerite' yi ayrılmalarına bir nevi zorlaması ve sonunda ayrılıp Marguerite'nin hem aşkına hem hayatına veda etmesi. Öyle hoş ve akıcı dille yazılan sayfaları okudukça kendi kalbinizde hissediyorsunuz Marguerite'nin ağrısını.
Kesinlikle tavsiye edeceğim kitaplar arasında artık.
Tam bir baş ucu kitabı. Gece uyumadan önce alıp okunacak güzel eserlerden biri. Alınıp okunmalı... İçinden güzel alıntılar bulabilirsiniz. Çok vaktinizi almayacaktır.
Halit Ziya Uşaklıgil'in diziye uyarlanan bu kitabının asla dizide gördüğümüz gibi bir kitap olmamasının verdiği üzüntü ve hayal kırıklığı..
Olaylar tam da Bihter'in annesinin kötü şöhretinin devamı olduğunu düşünmesiyle şekilleniyor. Peyker'in babasının, Bihter'in ise annesinin kızı olmasıyla.
Halkın Bihter'i dizide bildiği kadarıyla sürekli kendinden kaç yaşça büyük bir adamla evlenmesiyle üstelik yeğeni ile aldatmasından söz edildi. Keşke sadece annesinin kendisinden nefret eden Bihter'i değil de, kendisinden yaşlarca küçük bir kadınla evlenen Adnan Bey'den ve kadınları kullanan, tamamiyle eğlence, kafa dağıtma aracı olarak gören Behlül'den, ailesine hastalıklı derecede bağlı olup kıskançlığndan her şeyi yapabilme kapasitesinde olan Nihal'den de söz edilseydi.
Bu eserde tamamiyle karakterlerin iç dünyasında gerçekte nasıl olduklarını bulabiliyoruz. Halit Ziya o kadar güzel anlatıp betimlemiş ki aslında. Eser o kadar başarılı ki. Değindiğim tek konu böyle güzel bir eserdeki karakterlerin toplumumuza hatta başka toplumlara da dizisi yapılarak ivedi bir şekilde yanlış tanıtılması..
Elbette ki dizideki olaylar tamamiyle yanlış demiyorum ama yanlış da işte. Bunu sadece bu muhteşem eseri okuyarak anlayabilirsiniz.
Ola ki kitabı bir kelimeye sığdırmak gerekti bu kesinlikle ümitsizlik olurdu. Gerçekten karakterlerin çok iyi ifade edildiği bir kitap. Yalom'un konuşmaların arasına yerleştirdiği mektuplar ile de Nietzsche'nin yaşadığı ihanetler, acılar ancak bu kadar büyüleyici ve etkileyici anlatılabilirdi. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.