Puan vermedi·328 syf.··
2026 151. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:19
https://1000kitap.com/gonderi/305973426 “En büyük korkularımız da, en büyük umutlarımız da, gücümüzü aşan şeyler değildirler; zamanla korkularımızı yenebilir, umutlarımızı gerçekleştirebiliriz.” https://1000kitap.com/gonderi/305972398 “Ben öldükten sonra insanlar ne isterse düşünebilir.” Bu sözlerle incelememe başlayayım. Bir aşçı okurumuz 4-5 ay önce bu kitaptan alıntı paylaşınca dikkatimi çekti. Başladım şu seriye. Ölenin arkasından konuşulmaz demişler, ben de ölünün arkasından kötü konuşmayacağım. Bazı ciltlerini keyifle okudum, bazılarını da ne zaman bitecek diye bitirmeye çalıştım. Genel olarak seri güzeldi ama beni en çok etkileyen son cilt olan 7. Ciltti. Eserde genel tema eşcinsellik üzere idi. İnsanların psikolojik tahlilini çok güzel ifade etmiş yazar. Yer yer Türklerden de bahsetmiş ve biraz havalı yönlerinin olduğundan bahsetmiş. Eşcinsellik bölümlerini hiç beğenmedim çünkü dinimiz İslam, erkeğin erkek ile kadının kadın ile cinsel ilişkisini haram ve yasak kılmış, onun haricinde okunmaya değer bir eser. Keyifli okumalar Yakalanan ZamanYakalanan Zaman Marcel ProustMarcel Proust
1K
Yakalanan ZamanMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20241,401 okunma
8/10
·423 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:08
Mâverdî –A‘lâmü’n-Nübüvve Gül suyu (mâü’l-verd) işiyle iştigal eden babasının mesleğine nispetle Mâverdî ismiyle meşhur olan Ebü’l-Hasen Alî b. Muhammed b. Habîb el-Basri 364/974 yılında Basra’da dünyaya gelmiş, Mu‘tezilî Ebü’l-Kāsım es-Saymerî’den (ö. 386/996) fıkıh tahsil ederek başladığı ilk öğreniminin ardından 398/1008’de Bağdat’a geçerek 450/1058 senesinde vefat edinceye kadar orada ikamet etmiştir. Bağdat’ta birbirinden farklı mezhep ve meşrepteki hocalardan tefsir, hadis, fıkıh, fıkıh usulü ve edebiyat gibi ilmî disiplinlerde tahsilini tamamlayan Mâverdî, ilim dünyasında fıkıh, siyaset ve ahlâk felsefesi alanındaki önemli çalışmaları ile tanınmıştır. Şâfiî, mezhebinde müctehid derecesine yükselmiştir. Kitabımız 423 sayfa olup Darun nefais yayınları tarafından Beyrutta yayınlanmıştır. Maverdi kitabın giriş kısmında , Allah’ın insana onu diğer canlılardan ayıran anlamaya sevk eden ifade yetisi ( nutuk) ve bilmeye götüren akıl gibi iki büyük nimet verdiğini söyler. İnsan bu nimetlerle şeriatı kavrar. Fakat itaat arzusunun uyanması ve isyandan alıkoyacak bir bilincin oluşması için peygamberlerin gönderilmesine ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Yazar kitabı da peygamberliğin ispatı ve ona dair kuşkuları gidermek için gereksiz delillendirmeye girmeden yazdığını ifade eder. Kitap iki kısımdan oluşmaktadır, ilk kısım Peygamberlik kurumunun genel olarak ispatı ve bunun delilleri, ikinci kısım Peygamberliğin kendi içindeki farklı kısımları ve hükümleri hakkındadır. Yazar, konu dağılımını bu şekilde kurgulamış olmakla birlikte, ele aldığı meseleleri toplamda yirmi bir başlık altında sistematik bir biçimde incelemiştir. Bunun yanı sıra, çalışmanın ikinci bölümünde yer verdiği peygamberliğin kısımları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan farklı hükümlere ilişkin tartışmaları,
Alamün-Nübüvve - أعلام النبوةİmam Maverdi · Darü'n-Nefais · 19941 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·216 syf.··
2026 20. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 01:28
Yaşar Kemal başlı başına bir efsane… Güç denilen kavram güçsüzlükten üremiştir ve bu güç öyle kalıcı bir güç değildir. Belli bir zaman diliminde kilo kilo haram yendikten sonra güç te utanır haklı olanın gücünü elinden alırsan günü gelir seni o geçici gücünle beraber yerin dibine gömer hem de sen kudururken arsızlığın tüm çıplaklığıyla işte o gün sen de ölürsün sahip olduğunu sandığın gücün de ölür. Dünya dünya olalı zulüm vardır olmaya da devam edecek bir küçük karınca olup filleri yenebilir misin evet yenersin imkansız gibi gözükse de yenebilirsin. İnancın üstünde bir güç varsa o da okumaktır. İnanca okumayı eklersen kimse seni yenemez. Yenmeyi hayal bile edemez. Filler Sultanı hayal edemedi çünkü içten içe korkuyordu bir (kalleş Ulukepez’e söylemiş gibiydi). Korkuyu öğrettiğin varlık aklını kullanmaya başladı mı var sen kork ondan! Masallar çocuklar uyusun büyükler uyansın diye vardır. Kırmızı Sakallı Topal Karınca güç zehirlenmesi yaşayan ahmaklar içindir.Güç için güç değil! Hak için emek için azim için kardeşlik için özgür bir yaşam için kimsenin hakkının yenmediği bir dünya içindir. Adalet dediğimiz kavram bugün nasıl sözlükte anlamı olup da gerçekte hükmünü yitirdiyse işte budur yiten günü gelince yeniden dirilecek olan… Karıncalar çalıştı Filler yedi Zamanı geldi Karıncalar düşündü Filistan çöktü İnsanistan al dersini de Filler yemesin seni Yerse hapır hupur yer Fikret dediydi Yiyin yutun diye Sakın çekinmeyin Yaşar Kemal, yaşar Ölmezleşir kırmızı sakallı topal karıncalar
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
Elif Şafak - Gökyüzünde Nehirler Var
Puan vermedi·560 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular üzerinde derin bilgisi olan bir kadın. Yaptığı aforizmalar, kıssadan hisseler de oldukça hoşuma gitti. Eserlerin anlatımı olabildiğince yoğundu. Sultan Abdülaziz'in bilekleri kesilmiş halde ölü bulunup intihar süsü verildiğinin düşünüldüğünü burada öğrendim. Kolera'nın Ganj nehrinde ortaya çıkıp dünyaya yayıldığını da yine burada öğrendim (Siktiğimin boklu Hintlileri) Yazar, Arthur Smith'i gerçekte yaşayıp ona çok benzeyen George Smith'ten esinlenerek yaratmıştır. Eser eski bir zamanda Mezopotamyanın en önemli ve zengin şehirlerinden Ninovada başlar. Buranın kralı Assur-bani-pal'dir. Daha önce şehrinin istila seliyle yağmalanıp yok olacağı, taşlarının bile sökülüp götürüleceği kehanet edilmiştir. Kral babasının en küçük oğludur ve tahta çıkması imkansız olarak düşünüldüğünden ağabeylerine savaş, savunma vs. öğretilirken kendine bölüm, edebiyat, felsefe öğretilir ve babasının kendisini seçmesiyle krallığın gelmiş geçmiş en eğitimli kralı olur. Huzuruna eski lalası olan birisi ajanlık yaptığı gerekçesiyle çıkarılır. Adam işkence görmüştür, ajanlık yapmaktadır çünkü Assurbanipal düşman ülkeleri susuzlukla terbiye etmiştir. Assurbanipal kültürlü olmasına rağmen gaddar da bir adamdır ve onu yaktırır. Buradan Thames Nehri civarı Londra'ya atlanır. Nehir her şeyin atıldığı, kötü kokan ve pis bir nehirdir. Tosher isimli bir grup insan nehre düşmüş kıymetli nesneleri avlayarak hayatını idame ettirmektedir. İçlerinde Arabella isimli hamile bir kadın vardır. Sancısı tutar ve oğlu olur. Kadın bu çocuğu büyütemeyeceğini, söyler. Kendini bile zor doyurmaktadır. Kocası alkolik, sorumsuz
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,695 okunma
Puan vermedi·588 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
"Ben hasta olmak istemiyorum. İçimdeki hastalığı al anne, ölünce bebekler annesini göremiyor çünkü! " Herkese Merhaba Kalemini çok sevdiğim yazarın "Bir Şans Daha "kitabıyla sizlerleyim. Her kitabında farklı bir konuya değinmesi, akıcı anlatımıyla neredeyse ara vermeden okuduğum bir kitap oldu. Kitabın ismine bakıp aşk romanı zannetmeyin. Kitabın asıl amacı tüp bebek tedavisi için uğraşanların yaşadığı zorluklar, bir umutla bekleyişlerini , bir bağışla hayata tutunacaklar için ilik bankasınından gelecek cevaba muhtaçlıği anlatıyor . Diğer değindiği ana konu ise bir kadının aldatılmasına rağmen evladı için nelerden vazgeçtiğine değiniyor . Aldatılma kelimesini görür görmez hemen ben affetmem , kitap bana göre değil demeyin. Bence demeyi bırakıp kitabı okuyup ona göre karar verin . Çünkü kaderin planları , yaşanan olaylar kararları etkileyebiliyor. Hazal... Kundakta yetimhaneye bırakılmış bir bebekti. Orada tanıdığı Ebru'yu abla bilmişti. Burslu okuduğu lisede tanıştığı Demir ile evlilik yapmıştı . Kocasına öylesine aşık öylesine güveniyordu ki onun gözünde kusursuzdu. 4 yıllık evliliklerinde çocuk sahibi olmayı istemişlerdi ama bir türlü olmamıştı . Hayat ona en büyük mucizesini verdi. Hamile olduğunu eşine söyleyeceği gün aldatıldığına şahit oldu. Aldatılmayı affetmedi ve izini kaybettirdi . Bir daha yolu yoluma çıkmasın diye dua ederken kader planlarını kurmuştu .4 yaşındaki kızı Ecrin lösemi hastasıdır. Uzun uğraşlar sonucu ılık bulunmuş ve nakil yapılır ama vücudu nakili kabul etmez. Tek seçenek kalmıştır . Hazan , Demir'i arar ve acil hastaneye gelmesini söyler. Apar topar gelen Demir bir kızı olduğunu ve hastalığını öğrenir . Demir'in verdiği örnekler de Ecrin'e uymaz. Tek seçenek kalmıştır artık. Bu seçenek ise Hazan için çok ağırdır . Kadınlık gururu mu
Bir Şans DahaMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 2026260 okunma
Rind'in ve Zâhid'in Halleri
10/10
·104 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:18
​Edebiyatımızda Rind ile Zâhid arasındaki zıtlık; şairlerin Zâhid’i riyakârlıkla itham edip Rind’i övmeleri oldukça yaygın bir durumdur. Nitekim bir şeyhülislam olan Şeyhülislam Yahya Efendi bile: ​Mescidde riyâ pîşeler etsin ko riyâyı Meyhâneye gel ne riyâ var ne mürâyı ​diyerek döneminde çok büyük eleştirilere maruz kalmıştır. ​Genelde bu iki tipin tam bir tasviri yapılmadığından olacak ki, Fuzûlî konunun zihinlerde netleşmesi adına Rind ü Zâhid adındaki Farsça mensur eserini kaleme almıştır. Bu eserde Zâhid’in oğlu olan Rind, babasının yolunu benimsemeyerek onunla manevi bir yolculuğa çıkar; fakat babasının telkinlerini bir türlü beğenmez. Rind, zâhidleri; itibara düşkün, niyetlerinin bozukluğu sebebiyle amellerini batıl eden riya sahipleri olarak görür. Buna mukabil kendisi de ehl-i iman olmakla birlikte, İslam’ın emir ve yasaklarını oldukça yanlış tevil eder. Hatta getirdiği deliller ispatlar ki helal ve haram hususunda Kur’an’ı değil, kendi nefsini esas almakta; nefsine zor gelene farklı batıl anlamlar yüklemektedir. ​Eserde Zâhid’in neredeyse her sözü doğruyken, Rind’in her sözü yanlış ve çelişkilerle doludur. O; Allah’ın affına mazhar olmak iddiasıyla ve aklı bir vesveseden ibaret gördüğü için içki içer. Allah’ın sanatını görmek bahanesiyle güzele bakmayı sevap sayıp harama yönelir ve manen "benim kalbim temiz" der. Oysa Allah’ın affına güvenilerek günah işlenemez (Fâtır, 5); içki, aklı örttüğü için kötülüklerin anasıdır (Hadis, Buhârî) ve güzel bakmak (ibret almak) sevap olsa da harama bakmak günahtır (Nûr, 30). ​Bütün bunlara rağmen Rind; zamanın şairleri tarafından kalbi teskin etme, halka şirin görünme ve şiiri meşrulaştırma gayesiyle savunulmuştur. Günümüzde ise popüler kültür tarafından bilgisizce yüceltilmekte; sözlüklerde, ibadetlerine dikkat eden
Rind ile ZahidFuzuli · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1993410 okunma