Allah bir kulunu sevince. Ayetler 1- Allah kulunu Sevince Peygamber Efendimiz sav 'e yaklaştırır onu Sevmeyi yolundan gitmeyi bize nasip eder. Ey Resulüm, de ki: 'Ey insanlar, eğer Allah’ı seviyorsanız, gelin bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafurdur, rahimdir (çok affedicidir, engin merhamet ve ihsan sahibidir).'" (Âl-i İmran, 3/31) 2-Allah kulunu Sevince Tevbe etmeyi nasip eder. Şüphesiz Allah çok tevbe edenleri sever ve çok temizlenenleri sever!” (el-Bakara 2/222) 3-ALLAH sevdiği kuluna sabır ihsan eder kuluda sabırlı olur Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok Allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.” (Âl-i İmrân 3 Hadisler 1- Allah kulunu Sevince onu başklarınada sevdirir إِنَّ اللَّه تعالى إِذا أَحبَّ عبْداً دَعا جِبْريلَ ، فقال : إِنِّي أُحِبُّ فُلاناً فَأَحْبِبْهُ ، فَيُحِبُّهُ جِبْريلُ ، ثُمَّ يُنَادِي في السَّماءِ ، فَيَقُولُ : إِنَّ اللَّه يُحِبُّ فُلاناً ، فَأَحِبُّوهُ فَيُحبُّهُ أَهْلُ السَّمَاءِ ثُمَّ يُوضَعُ له القَبُولُ في الأَرْضِ ، وإِذا أَبْغَضَ عَبداً دَعا جِبْريلَ ، فَيَقولُ : إِنِّي أُبْغِضُ فُلاناً ، فَأَبْغِضْهُ ، فَيُبْغِضُهُ جِبْريلُ ، ثُمَّ يُنَادِي في أَهْلِ السَّماءِ : إِنَّ اللَّه يُبْغِضُ فُلاناً ، فَأَبْغِضُوهُ ، فَيُبْغِضُهُ أَهْلُ السَّماءِ ثُمَّ تُوضَعُ له البَغْضَاءُ في الأَرْضِ Allah Teala bir kulu sevdiği zaman Cebrâil’e: “Ben filanı seviyorum onu sen de sev!” diye emreder. Cebrail onu sever ve sonra gök halkına: - Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz, diye seslenir. Gök halkı da o kimseyi sever, sonra yeryüzündekilerin kalbinde o kimseye karşı bir sevgi uyanır. Allah Teala bir kula buğzettiği zaman, Cebrail’e: “Ben, filanı sevmiyorum, onu sen de
Din İslam
Harb kirmanin kelam gorusler O, her gece dilediği şekilde ve dilediği gibi dünya semasına iner. 'O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.' (Şûrâ, 11)" ​"Kulların kalpleri Rahman’ın parmaklarından iki parmağı arasındadır; onları dilediği gibi evirip çevirir ve o kalplere (hikmeti gereği) dilediği şeyi doldurur/yerleştirir." ​"Adem’i Kendi eliyle ve Kendi sureti üzere (O'na layık bir keyfiyetle) yaratmıştır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sen kumandânı mısın leşker-i hüsn ü ânın Kim yürütdün kul edip saflarını müjgânın Âhımı çarhacı kıl maksad eğer her tarafın Gâret etdirmek ise zülfe Firengistân’ın Çift kol şekline koydun diyü ebrûlarını Hat gelip kal‘a nizâmına kodu her yânın Sabr taburu görüp ric‘ate mecbûr oldu Süngü davrandığını gamze-i hûn-efşânın Nokta-i hâline kıldın müterassıd nigehin Hey’et-i harbe kodun nâz ile hüsn erkânıñ Matla‘-ı cebhe-i garrâda hilâl-i ebrû Bir talî‘a koludur harbe açar meydânıñ Keşf-i hâl-i dile nâzı kılavuz gönderme Tîz haber ister isen yolla hemân peykânın Vechi var hüsne hatın yâver-i harb olduğunun Çekmek ister hat-ı harb üzre saf-ı müjgânın Meymene meysere hat leşkerini sevk etdin Nice tâb-âver olur kalbi buna insânın Osman Nevres
"Resûlullah (asm), kadınlaşan erkeklere ve erkekleşen kadınlara lânet etti." (Buhârî, Libâs, 62) Bunun bir vechesi olarak günümüzde feminenleşen erkekler ve maskülenleşen kadınları misâl verebiliriz. İnsanların "...muhannes gibi (yani kadınlaşmış erkek gibi) veya mütereccile gibi (yani erkekleşmiş kadın gibi)..." (Divan-ı Harb-i Örfî, s. 71) bir hâlde olmaları da bunu gösteriyor. Rabbim feminaziliğin şerrinden, erkeklerdeki maskünelliğin azalmasından, kadınlardaki feminenliğin düşüşünden, karı koca arasındaki muhabbete zevâl gelmesinden Allah'a sığınırız. Abdulkadir Çelebioğlu
1000Kitap
Şeytanı Şeytan Yapan Hatası Değil, Hatasını Savunmasıydı
İnsan olmak, kusursuzluğa ulaşmak değil Kusurlarla yaşamayı öğrenmektir Her insan yanılır Her insan eksik görür Eksik anlar Eksik davranır Hayatın hiçbir döneminde Hata ihtimali bütünüyle ortadan kalkmaz Bu yüzden insanı ahlaki olarak değerlendirirken Bakılması gereken ilk şey Yaptığı yanlışlar değil O yanlışlarla kurduğu ilişkidir Çünkü insanın karanlığı da Aydınlığı da Çoğu zaman düştüğü yerde değil Düştükten sonra aldığı tavırda görünür olur Nitekim şeytanı şeytan yapanın Hatası değil Hatasını savunması olduğu fikri İnsan doğasına dair En eski ve en sarsıcı gözlemlerden biridir Bu düşüncenin gücü Kötülüğü büyük suçlarda Ya da olağanüstü felaketlerde aramamasından gelir
“Gölgeyi güneşe tercih edip de, Cenneti Cehenneme tercih etmeyene, akıllı denebilir mi?” Ahmed b. Harb rahimehullah
Din