Arabadan parlak krem renkli bir bluz ve parlak siyah bir pantolon giymiş, uzun boylu ve ince vücutlu bir kadın indi. Omuz hizasında kesilmiş siyah saçlarıyla Pulp Fiction filmindeki Uma Thurman'ı andırıyordu. Hardwick kesinlikle haklıydı; kadın taş gibiydi. Ama başka bir şey daha vardı sanki. Bu çarpıcı bakışlara sinmiş bir gerilim.
"Bunun içinde yeni bir şey var-katil, kurbanın dışında birisinden daha nefret ettiğini ima etmiş. "
Hardwick önemli bir şey kaçırdığını fark ettiği için kaşlarını çatarak, üstü kaplı nota şöyle bir baktı. "Kim? " diye sordu.
Gurney o günün ilk gülümsemesi eşliğinde, "Sen, " Dedi
Charlotte Marsh, ressam Arthur Hardwick Marsh'ın "KIZIYDI". Laura Ainsworth'ün "BABASI" saygın bir okul müfettişiydi, Mary Leigh ise bir müteahhidin "KARISIYDI". Gazete, kadınlardan böyle bahsediyordu ...
Hardwıck kendisini Gurney'e pek sevdirememişti. Aralarındaki anlaşmazlık sadece küçük sürtüşmelerden, ya da dedektifin yaptığı soğuk şakalardan ibaret değildi, Gurney’in çocukluğundan kalma garip bir sesin, bir yanlanın da etkisi vardı bunda - babasının hiç kesilmeyen alaycı sesiydi bu.
1950 itibarıyla muharebe çizgileri de belli olmuştu. Marshall Planı ile hayat şartları rahatlamaya başlamış ve Batılı devletlerin Bedin hava
köprüsünü korumadaki kararlılığı Komünizmin cazibesinin büyük bir kısmını kaybetmesine sebep olmuştu. Doğu Avrupa' da ise Rusların gücü Polonya ve Çekoslovakya'daki demokrasiyi ezerek daha da artmış, 1950 yılındaki Kore Savaşı ise sonraki kırk yıl içinde Avrupa politikalarına hakim. olacak ideolojik çatışmalarda yeni bir cephe açmıştı. İki taraf da uzun bir mücadele için yerlerini alıyordu. Kültürel mücadele de -düello halindeki iki konferansla simgelenen- yeni bir evreye girmişti: Bunlardan birincisi, Marksist entelektüellerin 1949 yılında New York'taki Waldorf Astoria Oteli'nin ideolojilerine hiç de uygun düşmeyen lüks ortamında toplanmaları, ikincisiyse 1950' de Bedin' de Kültürel Hürriyet Kongresi'nin açılışıydı.
Waldorf Astoria toplantısı, edebi solun o tarihte -Avrupa'da olduğu kadar Birleşik Devletler' de de- Faşizme karşı Müttefik zaferindeki katkısı için Rusya'yı onurlandırmayı sürdürenler ile Stalin'i -Gulaglar yanında Hitler ile imzaladığı pakt için- affedemeyenler arasında ne derecede bölünmüş olduğunu gözler önüne seren tam bir fiyaskoydu. Bunun sonuçları Waldorf' da canlı biçimde sergilenmişti: Lilli an Hellman, Dashiel Hammettve Arthur Miller, alt kattaki konferansa katılırken, üst kattaki bir süitte Mary McCarthy, şair Robert Lowell ve eşi Elizabeth Hardwick, Arthur Schlesinger ve Partisan Review'un editörleri yığınla basın açıklaması -ve beyanname çıkarıyor- böylelikle aşağıdaki faaliyetleri zor durumda bırakıyordu. Konferansın