"Şu hakikat-i salâttan (Allahü ekber) manen veya niyeten veya tasavvuren veya hayalen bir gölgesine mazhar olma gayretine iştiyak edelim inşaÂllah."
******
İşte ey tembel nefsim! Bir nevi mi'rac hükmünde olan namazın hakikati; sâbık temsilde bir nefer, mahz-ı lütuf olarak huzur-u şahaneye kabulü gibi; mahz-ı rahmet olarak Zat-ı Celil-i Zülcemal ve Mabud-u Cemil-i Zülcelal'in huzuruna kabulündür. "Allahu ekber" deyip, manen ve hayalen veya niyeten iki cihandan geçip, kayd-ı maddiyattan tecerrüd edip bir mertebe-i külliye-i ubudiyete veya küllînin bir gölgesine veya bir suretine çıkıp, bir nevi huzura müşerref olup إِيَّاكَ نَعْبُدُ hitabına, herkesin kabiliyeti nisbetinde bir mazhariyet-i azîmedir.
Adeta, harekât-ı salâtiyede tekrarla "Allahu ekber, Allahu ekber" demekle kat'-1 meratibe ve terakkiyat-ı maneviyeye ve cüz'iyattan devair-i külliyeye çıkmasına bir işarettir ve marifetimiz haricindeki kemalât-ı kibriyasının mücmel bir unvanıdır. Güya her bir "Allahu ekber" bir basamak-ı mi'raciyeyi kat'ına işarettir.
Sözler Mecmuası
ABD’nin İran’a yönelik attığı bu radikal askeri adım, sadece ideolojik bir güvenlik refleksinin ötesinde; küresel finansal hegemonya tahtını kaybetmekte olan bir imparatorluğun (ABD), bu çöküşü
Brzezinski’nin "Amerika’yı bölgede tüketecek ve İsrail’in varlığını uzun vadede temel bir felakete sürükleyecek" diyerek yıllar önce yaptığı o rasyonel uyarılar, tam da korktuğu şekilde
Dilrûba'm Dünya Nedir diye sorsalar ne dersin..?
Ben iki kelime derim sadece ; Yarım Kalmak..
Evet Dilrûba'm Dünya Yarım kalmaktan ibaret..
Mesela Bugün 15 Mayıs. 14 Mayıs 2025'te