Selam, ben Doğa. Eğer bu günlüğü okuyorsanız, ya çok sıkıldınız ya da büyükbabamın gizli harekât planlarını ele geçirmeye çalışan bir ajansınız. (Ajansanız söyleyin, annem kek yapar. Misafirperverlikte dünya markasıdır.) Benim beynim biraz farklı çalışıyor. Annem buna "Fişek Zihin" diyor, ben ise: "Aynı anda yedi düğünde halay çekmeye çalışmak." Bir şeye odaklanacağım derken hop; bir ses, bir ışık, bir sinek... Ben gitmişim bile. (Bazen gideriz ama hep geri geliriz.) Geçen hafta sonu, emekli Kurmay Albay olan büyükbabamın evine gittik. Oraya "karargâh" denir. Çünkü büyükbabam koltuğunda bir Sfenks gibi oturur: Kitap okur, gazete okur, kımıldamaz. İzler. Yargılar.