Açılan yaramı sara bir çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
2026 27. kitabı
İncelememe eser ile aramızdaki uzak mesafe sorunu ile açıklamak istedim eseri bir çok defa sosyal medya platformlarında görmüştüm ve her almak istediğimde ya yoktu ya da almayı unutuyordum.Geçenlerde bir arkadaşımın paylaşımıyla kitabın muhabbet muhaciri Saadettin Ökten’in memlekete geleceğini gördüm alıp kaydettim ve gitme planlaması yaptım bir arkadaşımla,daha sonra o gün işten eve gelince tamamen unutmuşum ve benim gideceğimden hiç haberi olmayan başka bir arkadaşımın beni arayışıyla hani nerdesin daha gelmedin mi sorusuyla hayret ettim ve diğer arkadaşımla apar topar gittik.Ne diyeyim bu hitaba hayret edip kaldım ve hayret seviyemiz muhabbetle hayranlığa dönüştü.Bu serüven ile uzak mesafe ilişkimiz son buldu çünkü kitap için bir stand kurulmuştu ve ordan bana ben burdayım diye sesleniyordu. Demek atalarımızın dediği gözden uzak olan gönülden uzak sözü muhabbet sevdalısına mukabil bir söz olmayıp Kalbin mesafesine göz değil gönül karar verirmiş . Eserin ismi hep dikkatimi çekmişti Ve ismin Aşık Reyhani’nin bir dizesine ait olduğunu öğrendim. “Bahar gelsin şu dağlara gideyim Belki derdimize çare bir çiçek Toplayıp devşirip harman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek” Kalbteki iman tohumunun sonucudur bir çiçek. Hem eserin hem yazarın n/için derdimize bir çiçek sorusunun hitabının muhabbetini dinledik… Eser kıymetli insanların yol gösterici düşünceleri ile insanların hayat sahnelerindeki rollerini yönetmenin direktiflerine uyarak rolün hakkını verebileceklerini hatırlatıp ele alınan içerikleri günlük hayatta kullandığımız kelimelerle ama farklı bağlamlarla anlatarak insanlara reçetesi olan teselli şurubunun tadının acı olmasının bir gereklilik olup sonucunun bir şifa olacağını sunuyor. Teselli arayışın kimi zaman bir büyüğün sözünde kimi zaman bir kitabın
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025962 okunma
8/10
·194 syf.··
2026 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 11:39
Anadolu köylüsünün traktöre,elektriğe,telefona kavuştuğu dönemler. Özeler köyü yavaş yavaş modern tarıma geçerken traktör hayaliyle yanıp tutuşan Arif'in hikayesi. Traktör öyle bir tutkuya dönüşür ki sevdiği kızı bile görmez olur. Özellikle köylülerin harman zamanı telaşını köy kökenliler gayet iyi bilecektir. Buğday hasatı, pancar sökümü, sebze bozumu bunlar hep uzak kaldığımız değerler. O dönemi merak edenler muhakkak okumalı. Nedense okuma oranını az gördüm sitede.
Sarı TraktörTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2015548 okunma
Reklam
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Mö.587 Babilliler tarafından tapınak yerle bir edildi ve Yahudiler 50 yıl sürgün yediler. Pers kralı keyhüsrev Babil devletini yıkınca Yahudilere geri dönme izni verdi ve tapınağı yapmalarında yardım etti. Bölge büyük İskender ile Makedonya hakimiyetine sonra mısır ile Helen krallığı seleukasların eline geçti. IV.Antiochus Epifanus mabede yunan ilahlarını koyarak tapmaya zorladı Makkabi isyanı çıktı Haşmonaim sülalesi egemen oldu. Roma hakim olunca Yahudi kralı Herod mabedi genişletti fakat Roma Ordusu Titus tarafından tapınak yıkıldı. asıl felaket roma imp. Hadrianus zamanında yaşandı Bar Kohba’nın çıkardığı isyana kızan Hadrianus tarafından izi kalmayacak şekilde yok edildi ve Judea olan bölgenin ismi Palestin (Filistin ) konuldu. Kudüs’teki bilinen ilk Türk 766-809 yılları arasında halifelik yapan Harun Reşit’in hanımı Sogdlu Türk Maride İlk Türk yönetici 838-841 Abbasi orduları komutanlığını yapan Fergana Türk hükümdarları soyundan Hayder Bin Kavus 878 Tolunoğullarına bağlandığında valiler Türk’tü 1095 Clermont konsili papa urbanus Bizans imp Alexios elçileri ile bir araya gelir ve İstanbul’da haçlı ordusu toplanır 15 ağustos 1096 Meryem’in göğe yükseldiği tarihte İstanbul’dan hareket ederler. Bu arada önemli nokta iki kilise birbirini aforoz etmesine rağmen ortak karar almıştır. Theodor herzl II Abdülhamid’den Kudüs’ü Yahudilere toprak satılmasını istemiş Abdülhamid bunu engellemiştir. Zaten tahttan indirilmesinde sebataycılar ve yahudilerin payı büyüktür. 1189 III. Haçlı seferi ve yenilen İngiltere kralı aslan yürekli Richard gelişini kasteden İngiliz işgal orduları komutanı Edmund Allenby 11 aralık 1917 yılında Selâhaddin Eyyubi’nin mezarını tekmeleyerek kalk Selâhaddin yine biz geldik ( Haçlı Zihniyeti ) demiştir. Bu kin ve bitmeyen nefret hala devam
Kudüs'ün Gizemli TarihiPelin Çift · Destek Yayınları · 20161,425 okunma
Seviyorum Mahmut Yesari'yi
9/10
·312 syf.··
2026 4. kitabı
TİPİ DİNDİ MAHMUT YESARİ Mahmut Yesari’nin "Tipi Dindi" adlı eserini kahramanımız Macit’in ağzından dinliyoruz. Macit, çalıştığı işten ayrılmış, arkadaşlarıyla birlikte sefahat dolu bir hayatın içine sürüklenmiş bir gençtir. Annesinden kalan mirası düşüncesizce har vurup harman savurur. Bu savruk hayat devam ederken sevgilisinden ayrılır, parası tükenir ve giderek boşluğa sürüklenir. Hayat onun için bu şekilde akıp giderken, bir gün her şey değişir. Günler önce kendisine ulaşması gereken kız kardeşinin mektubu, Macit’e sarhoş olduğu bir gece ulaşır. Mektupta babasının ağır hasta olduğu, ölümünün yaklaştığı, onu son bir kez görmek istediği ve kardeşleri Müzehher ile küçük Niyazi’nin de kendisine ihtiyaç duyduğu yazmaktadır. Bu mektubu alır almaz ailesinin yanına gider; ancak ne yazık ki babası çoktan vefat etmiştir. Eve vardığında evin tanımadığı akrabalarla dolu olduğunu görür. Kız kardeşi Müzehher ile küçük kardeşi Niyazi, ondan kendilerine sahip çıkmasını, her gün olmasa bile birkaç günde bir gelip onlarla ilgilenmesini isterler. Fakat Macit yalnızca ilgilenmekle kalmaz, kardeşlerine tamamen sahip çıkar. Babasından kalan borçlarla uğraşır ve ailenin sorumluluğunu omuzlarına alır. Roman boyunca varlıklı bir ailenin yavaş yavaş değişen hayatına tanıklık ederiz. Konaklardan, antika eşyalardan, bol harcanan mutfak masraflarından; süt ninelere, kahya kadınlara ve hizmetkârlara kadar alışılmış ihtişamın geride bırakılıp sade bir hayata geçişini izleriz. Bu değişim, aynı zamanda imparatorluktan cumhuriyete geçiş döneminin toplumsal dönüşümünü de hissettirir. Taziyeye gelmiş gibi görünüp acılı insanları sömürmeye çalışan, ölümü fırsat bilerek evdeki kıymetli eşyaları ucuza alıp pahalıya satmak isteyen esnaf ise beni en çok öfkelendiren kısımlardan biri oldu. Mahmut
Edebiyat
Tipi DindiMahmut Yesari · Oğlak Yayıncılık · 2021101 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Harman Yeri - Ümit Çelebican - Hikaye - Temmuz 2024 100 sayfa Yazar, yaşadığı yörenin tarihi, kültürel ve sosyal yapısında kâh yaşadığı kâh tarihiyle ilgili öğrendiği bilgileri kendi edebi yetisini kurgulayarak okura hikâye olarak sunmaktadır bu eserinde. İnsancıl duyguların ön plana çıkartılarak anlatılan hikâyeler her ne kadar kişiselleşmiş olursa olsun deneyimlenmiş bir öğretmenin anılarının kaleminde hayat bulmuş olması yerel kültüre olsun ulusal kültüre olsun katkıdır bence. Bu anlatıların yerel motiflerle bezenmesi gelecek kuşaklara aktarılması yazar açısından okur açısından önemlidir. Eski bir albümün sayfalarında dolaşıyor hissi veren eseri yöresel hikaye tadı arayan okurlara öneririm. . . * Reklam değil. . . . . . . . #okudumbitti#okurönerisi#hikâyeler#önerikitap#kastamonu
Harman YeriÜmit Çelebican · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20243 okunma
10/10
·248 syf.·
2026 32. kitabı
Tarihi bir konuyu ele alan mükemmel bir kurgu roman. Roman, İstanbul'un fethi sonrası Fatih Sultan Mehmet'in döneminde başlayıp Beyazid dönemi ile son bulmakta ve ordan da kitabın başı olan Yavuz Sultan Selime kadar uzanmakta. Bu üç padişah döneminde gerçekleşen ortak bir olayın anlatıldığı eser, perde arkasında muhteşem mesajlar içermektedir. Tarihi bir figür olan Molla Lutfinin hayatının merkeze alındığı ve kurguyla bir şeytani insana bağlanan olaylar silsilesi. Bir alimin, bir devletin yükselme döneminde nasıl çaresizce idama sürüklendiğini kurgulayan roman, aslında gerçekle kurguyu mükemmel bir şekilde harmanlamasiyla ön plana çıkmaktadır. Alimlerin hırsından, zalimlerin alçaklıklarından ve hükümdarların çaresizliğinden belli tatlar alarak oluşturulan bu tarihi olay, hem öğretici hem de öğüt verici nitelikte. Dili ve üslubu kitabı akıcı hale getiren yegane ozellikler kanımca. Bir de içinde bilgiler taşıyan bu kurgusal romanlar gerçekten verilen mesajlarıyla bir rehber olarak güçlü durmakta. Molla Lütfi ve kendisine karşı oluşturulan komplolar. Eser geniş bir yelpazede geniş bir açıdan okura sunulmakta. Ve bütün olaylara sebep olan kişinin itirafı. Tarihi romanları her zaman sevmisimdir. Ama gerçeklerden tamamiyen kopmadan. Bu eser bir karakteri bir kişiliği masaya yatırarak kurgularla gerceklerle bir arada bir harman yaratarak insanlara alimlerin ve zalimlerin nasıl aynı terazide olabileceğini göstermiştir.
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,4bin okunma
Reklam
Reklam