Pirinç tanelerine çizdiğimiz kral resimleri bizi kurtaramadı
Ne de Babil'deki asma bahçeleri
Hakkını veremedik alınterimizin suçluyuz
Har vurup harman savurduk ömrümüzü
Akıllı bir maymun olmaktan öteye gidemedik
Şimdi bu kördövüşünde yenildikse suç bizim
Geç anladık zavallılığımızı
Her şeyi bu sağır göklerden bekledik yıllardır
Bizi kimse inandıramadı ölüme
Bize kimse öğretmedi insanlığımızı
Çocukluğum hayatımın en mutlu zamanları oldu. Çok afacan bir çocuktum; tek yaptığım tarlalarda, korularda, bahçede koşturmaktı, benim için de kimse kaygılanmazdı. O zamanlar, sabah erkenden ya göle, ya koruya, ya harman yerine, ya ekin yerine koşardım hiçbir şeye ihtiyaç duymadan güneş ısıtırdı, nereye olduğunu bilmeden köyden uzaklara koşar, çalılara takılır, elbisemi yırtardım, daha sonra evde azarlarlardı ama aldırmazdım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!