Sometime around 1140 Gratian, a monk of the monastery of St. Felix at Bologna, published a Harmony of Discordant Canons , which tried to coordinate all previous collections of church law. Since he arranged his quotations of authorities subject by subject, his Harmony soon emerged as the sole manual for teachers and for judges in the church. It served as the base for later additions to the body of canon law.
“Benden alabilecekleri her şeyi aldılar zaten. Bu yüzden kullanabileceğiniz bir silaha dönüştüm ya.” “Yanılıyorsun,” diye çıkıştı Dansçı. “ Sen bir silahtan fazlasısın. Karın öldüğünde, sana sadece bir kan davası bırakmadı. Sana bir hayal bıraktı. Sen onun koruyucususun. Gerçekleştiricisisin. Bu yüzden öfke ve nefret kusmayı bırak. Harmony ne derse desin, onlara karşı savaşmıyorsun. Sen Eo’nun hayali için, hâlâ hayatta olan ailen için, halkın için savaşıyorsun.”
Sayfa 127·Kitabı okudu
Reklam
Fear of national defeat in war—hot war, cold war, or trade war—is more likely to compel elites to undertake reforms than fear of uprisings from below. In the twentieth century, the need to promote business-labor collaboration and cross-class harmony and to reduce racial strife in the world wars and the Cold War overcame the natural resistance of Western elites to sharing power, if only briefly, with organized labor. If today’s technocratic neoliberalism is succeeded in the future by a new democratic pluralism, it is likely to be in the context of renewed great-power competition. In order to compete effectively with rival powers, patriotic factions within the overclass who put long-term national solidarity and national productivity above the short-term self-interest of their class may lead to the replacement of globalist neoliberalism with a new national developmentalism, combined with cross-class negotiations in the interest of social peace on the home front.
"I WANNA BE..."
I wanna be I wanna be I wanna be just like a melody Just like a simple sound Like in harmony "(Olmak isterim Olmak isterim Bir melodi gibi Olmak isterim Basit bir ses gibi Uyum içinde)"
Sayfa 196·Kitabı okudu
Alıntı
But just because two people live together, doesn’t mean they have to like the same things. Just as two people can understand each other and not be close, two people who don’t understand each other can be there for each other and live in harmony. Refraining from throwing looks at someone or judging them just because they’re different from you is the first step to mutual respect.
Fourier aşk ve şehvet arasında ahlaki ayrımlar yapmakla ilgilenmiyor, farklı tip ve yoğunluklarda arzuların spektrumu veya kümesi ile çalışmayı tercih ediyordu. (Doğa insanın sosyal bağlarını sonsuza kadar çoğaltmak için aşkı düşündü.) Dolayısıyla, Harmony'de kimse bugün yaptığımız gibi, aşkla ilgili herhangi bir jestin doğruluğunu ortaya çıkarmak için zaman harcamayacaktır. Bu sahte inciyi erotik etkileşim üçkâğıdından ayırmak, görünüşte kişileri bir talibin rol mü yaptığı yoksa samimi mi olduğunu anlamaya çalışmaktan sonsuza kadar kurtaracaktır. Bir sevme jesti her zaman basit bir aşk jesti olacaktır (Çünkü aksi şekilde davranılmasını gerektiren bir şey yoktur). Diğer bir deyişle, kimsenin kuşkucu ya da stratejik bir "oyuncu" olmasına gerek olmayacaktır çünkü aşk ya özgürce gelir veya hiç gelmez (Farklı büyüklük ve şekillerde olmasına rağmen). İzinsiz müdahale edilemez veya oyuna getirilemez çünkü "gerçek bir aşkın" kuruntusu veya kargo kültü odadan atılmıştır. Kısacası, özgür Eros falansterin sosyal para birimidir çünkü aşk "Tanrı'nın dizaynlarının en iyi göstergesidir." Ancak bu "her şeyin olabileceği ya da herkesin cinsel bir dürtüyle harekete geçebileceği anlamına gelmez. Tam tersi, Fourier yakınlık için her tür ince kurallar, kodlar ve düzenler planlamıştır. Ancak libido (veya tutkulu çekim) hiçbir zaman engellenmeyecek ya da ket vurulmayacaktır; bunun yerine büyütülecek, eğitilecek ve kendisini topluluğun iyiliği için en nefis ve keyifli şekilde ifade etmek üzere teşvik edilecektir
Reklam
Reklam