10/10
·104 syf.·
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Cimri ‘yi okurken aklıma sürekli Karamazov Kardeşler’deki baba karakteri Fyodor Pavloviç geldi. İkisi de bana göre çocuklarını gerçekten seven bir baba gibi değil, daha çok kendi isteklerini ve çıkarlarını her şeyin önüne koyan insanlar. Harpagon için para ne kadar önemliyse, Fyodor Pavloviç için de kendi zevkleri ve bencilliği o kadar önemli. Bu yüzden çocuklarıyla sağlıklı bir bağ kuramıyorlar. Aralarındaki en büyük fark ise Molière ’in bunu komediyle anlatması, Fyodor Dostoyevski ’nin ise çok daha karanlık ve psikolojik bir şekilde işlemesi. Harpagon’un davranışlarına bazen gülebiliyorken, Fyodor Pavloviç insanı daha çok rahatsız ediyor. Yine de iki karakter de bana göre aynı şeyi temsil ediyor: Gücünü ve otoritesini yanlış kullanan, ailesini korumak yerine dağıtan bir baba figürü. Bu yüzden iki eseri okurken farklı dönemlerde yazılmış olsalar da insanın bencilliği ve aile üzerindeki yıkıcı etkisi konusunda ortak bir noktada buluştuklarını düşündüm.
Alıntı
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma
Sen Kadınsın Otur Oturduğun Yerde!
8/10
·100 syf.··
2026 37. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 10:33
Sıcak havaların etkisiyle kısa sürecek, bir çırpıda okunacak, elimden bırakamayacağım, akıcı bir kitap okumak istiyordum. Bu sebeple elim kitaplığımda duran ve okumadığım tek Moliere kitabı olan Kadınlar Mektebi'ne gitti. Moliere! :) Sadık dostum, zor zamanlarımın kurtarıcısı, gülmek istediğimde, gülerken biraz da düşünmek istediğimde sık sık başvurduğum bir yazar kendisi. Dün, gecenin geç saatlerinde başlamış kitabı bu sabahın erken saatlerinde bitirmiş bulunuyorum. Gelelim kitaba. :) Bu eserinde Moliere; erkeklerin kadınlara yönelik baskıcı ve kıskanç bakış açılarına, ahlak ve namus kavramının içeriğine, aşk ve evlilik kavramının sorgulanmasına, evlilik nedir/ne değildir?'in irdelenmesine yer vermiş. Bunları ele alırken yer yer mizahı yönünü de tabii ki ortaya koymuş. Bu eserinde diğerleri kadar gülemedim fakat bu durum, eserin değerinden ya da okurken aldığım keyiften hiçbir şey eksiltmedi. Yine her eserinde olduğu gibi bunda da yer yer ihanet, kaos, aldatmaca, entrika vardı. Bunların olmadığı bir esere Moliere eseri demem şahsen. :) Dili akıcı, okuması kolay ve keyifli bu kitabı; uzun, bol betimlemeli ve ağdalı anlatımlardan yorulmuş, edebi açıdan daha anlaşılır ve sade bir kitap okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla öneririm.
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kitap adına minik bir inceleme
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:28
Tekrardan merhabalar :) !!!spoiler içerir!!! Tamı tamına adı üstünde bir kitaptı. Harpagon'un paralarını kaybetme korkusuna yer yer sinir olmadım değil.Parayı her şeyin önüne koyması sayesinde etrafındakileri kaybediyor, çocukları ona güvenmek yerine ondan korkuyor; ve ilişkilerinin önüne geçince de ortada sadece para kalıyor, sevgi kalmıyor. Güveni ve samimiyeti de kaybettiğini görmekteyiz bu sayede. Cleante'ın, sevdiği kız için borç ararken kendi babasının karşısına bir tefeci olarak çıkması ise içimi acıtan bir durumdu .hayatta asıl sahip olmamız gerekenin para değil, güvenebileceğimiz insanlar ve onlarla kurduğumuz bağın önemi olduğu gerçeği, oldukça düşündürücü bir yönü oldu benim açımdan.diğer yandan Cleante ile Elise in sevgisi ise tam tersini gösteriyor, riske girip sevdiklerinin yanında olmayı seçiyorlar.bu bana oldukça cesur bir davranış olarak gözüktü . Molière'in oyunu çok zekice kurulmuş ama bazı yerlerinde fazla kolaya kaçmış gibiydi : Anselme'in son anda çıkıp herkesin babası olması, çekmecenin hiç açılmadan geri gelmesi gibi çözümler, gerçek hayattaki çatışmaları gerçekten çözmüyor, sadece güzel bir final için kestirmeden giriş yapmaya benziyor ; bu yüzden oyun bana "iyi insanlar ödüllendirilir" diye rahatlatıcı bir masal gibi geldi, oysa Harpagon'un cimriliğinin gerçek hayatta bu kadar kolayca çözülebileceğini düşünmüyorum. Yine de para sevgisinin insanı nasıl yalnızlaştırdığını, en yakınındakileri bile düşman gibi gördürdüğünü hiç yumuşatmadan, acımasızca göstermiş; ve Harpagon'un sonunda bile ailesine değil parasına koşması, bence oyunun en dürüst, en cesur anı, çünkü Molière kolay bir "adam değişti" yalanına sapmaması oldukça hoşuma gitti. Sadece kitaptaki eleştirim şu: kadın karakterler (Elise, Mariane) çok pasif bırakılmışlar,kendi kaderlerini
1000Kitap
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 215. kitabı
Molière, para hırsının ve açgözlülüğün bir insanı nasıl gülünç, zavallı ve paronayak bir canavara dönüştürebileceğini Harpagon karakteri üzerinden mükemmel bir şekilde hicvediyor. Kendi çocuklarının mutluluğunu bile altın dolu çıkınından aziz göremeyen bir babanın dramatik cimriliğini anlatırken, dönemin burjuva toplumunun ahlaki çöküşünü ve paraya tapma çılgınlığını zamansız bir komediyle yüzümüze vuruyor. Gözünü para bürümüş insanın, aslında en çok kendinden ve insanlığından çaldığını gösteren klasik bir başyapıt.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma
Günadydındındındın
8/10
·104 syf.·
2026 89. kitabı
Cimri kitabını okurken bir yandan güldüm, bir yandan da “Bu kadar da olmaz!” dedim. Kitabın baş karakteri Harpagon, parayı o kadar çok seviyor ki sanki insanlarla değil, altınlarıyla duygusal bir ilişki yaşıyor. Kitap boyunca çocuklarının mutluluğunu, aşklarını ve hatta kendi itibarını bile para uğruna ikinci plana atıyor. Harpagon’un cimriliği bazen sinir bozucu olsa da çoğu zaman çok komik durumların ortaya çıkmasına neden oluyor. (Düğün yemeği verileceği diyaloglar mükemmeldi :)))))))) Özellikle para sandığı kaybolduğunda verdiği tepkiler beni en çok güldüren bölümlerden biri oldu. Kitabın en sevdiğim yanı, üzerinden yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ güncelliğini korumasıydı. Çünkü günümüzde de Harpagon’un modern versiyonlarına rastlamak mümkün. Molière, insanın para hırsını öyle güzel eleştirmiş ki hem eğleniyorsunuz hem de düşünüyorsunuz. Kısa ama keyifli bir klasik okumak isteyenlere tavsiye ederim. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru kaldı: Harpagon günümüzde yaşasaydı telefonunu şarja takar mıydı? Puahahahahah Neyse Tiyatro diyalog seviyorsanız çok eğlenceli,şahsen sevmediğim halde çok çok eğlendim. :))))) Gittim beeennn
Alıntı
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma
Paranın Gölgesindeki Baba
Puan vermedi·104 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 00:00
Aslında hikayenin kalbinde, bugün bile çevremizde benzerlerini görebileceğimiz, tüm hayatını maddiyat üzerine kurmuş Harpagon karakteri yer alıyor. Molière bu karakteri öyle bir kurgulamış ki, adam için hayattaki tek güven ve mutluluk kaynağı, bahçesinde gözü gibi baktığı altın dolu çıkını. Öyle bir para saplantısı var ki, kendi çocuklarını bile birer evlat olarak sevmek yerine, onlara sürekli masraf çıkaran birer yük gözüyle bakıyor. Hikaye ilerledikçe Harpagon’un bu kaybetme korkusu tam bir paranoyaya dönüşüyor; evdeki hizmetçilerden kendi çocuklarına kadar herkesten şüphelenmeye, herkesi potansiyel bir hırsız gibi görmeye başlıyor. Tabii evdeki gençler babalarının bu baskıcı ve bencil dünyasından sıyrılıp kendi hayatlarını kurmak isteyince işler iyice hareketleniyor. Harpagon’un altına olan körü körüne bağlılığı ile çocuklarının özgürlük ve mutluluk arayışı karşı karşıya geliyor. Yazar bu çatışmayı öyle ustalıkla aktarıyor ki, Harpagon'un düştüğü o şüpheci ve çaresiz durumları okurken paranın bir insanı ne kadar yalnızlaştırabileceğini ve trajikomik bir figüre dönüştürebileceğini çok net görüyorsunuz.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma