Hasan Dilgeç

Hasan Dilgeç
@hasandilgec
Eskişehir
10 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2025 21:01
aşık olursun aşık oldgun insanı bir üst kimlik olarak görürsün ve bunun sonucunda;ona yetişmek için, onun senin olması için bir anda hayatında devrimler yaratırsın,her seye daha sımsıkı sarılıp kendini adarsın çünkü bunu yaptıran büyük bir aşktır martin eden de boyle bir insan işte aşk yolunda,aşkın gücüyle kendini keşfeden,aşkın gucuyle yorulduğunu anlamayan çılgınca çabalayan ve amacına ulaşan insan...ancak zirveye aşkın gücüyle çıkan bu insan artk rutha bakan o dipteki insan değildir...değişmiştir...yükselmiştir...ve anlamsızlaşmıştır herşey artık zirvenin sonu düşüştür..tükeniştir... burjuva kulturunu oylesine dogru oylesine derin elestirtirmistir ki insanın bir daha bir daha okuyası gelir. kucuk burjuva sınıfından, burjuva ozentisi biri okursa kitabi bunalima girip intihar seviyesine gelebilir. butun hayalleri yikilir, ulasmak istedigi yerin ne kadar bos oldugunu gorur. o kadar ki etkilidir. hayatımızın icinden onlarca ornek verir kitap. hepimiz martin eden gibi dusunurken kendimizi, eksiklerimizi yuzumuze vurmaktadır. 100 yıl once yazılmıs bu kitabın hala bizleri etkileyebilmesi, hala milyonlarca insanla bulusmasi ise ayrı konudur.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 20:23
her insanda az ya da çok bulunan "umut etme" duygusu üzerine kurgulanan muhteşem bir klasik. umudun içinden çıkmak istememe hali mecburiyetleri bile yaşanabilir hale getiriyor. tekdüze ilerleyen bir hayatın içinde umudu ucundan da olsa tutmaya çalışan bir karakter drogo. sürüp giden hayatın içinde yakalanan küçük heyecanlar onu tekdüzeliğe mahkum ediyor. bir garip çelişki içinde hiçbir yere ait olamama hissini yaşatıyor okuyucuya. sorguladıkça ona benzediğimizi fark ediyoruz. umut ettikçe var olduğumuzu, kayıplarımız olsa da içimizdeki o küçük tomurcukların hiç tükenmediğini okumak isteyenlere güzel bir başyapıt.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
atay'ın kişilerinin bugün bize en yakın gelen özelliklerinden biri, hayat karşısında beceriksiz, "hayatın acemisi" olmaları. tutunamayanlar'da selim işık, tehlikeli oyunlar'da hikmet benol, düşünmekten yaşamaya fırsat bulamamış, "hayat bilgisi"'nden yoksun, bu yüzden de zihinlerindeki doğrularla birlikte evde kalmış, çocuk kalmış kişilerdir. her şey çok önceden belirlenmiş gibidir: "kitap kurdu, boş hayaller kumkuması, hayatın cılız gölgesi" selim çocukken ne futbol takımına girebilmiş, ne sınıf mümessili olabilmiş, ne korkularını yenip çocukluk aşkının peşinden dut ağacına çıkabilmiş, ne de büyüdükten sonra, kötü yaşarım korkusuyla hayata dahil olabilmiştir. hikmet'in içindeki çocuk da, "yaşamadığı için büyümemiş"tir. o da selim gibi düşünmenin kurbanı gibidir: erkeklerin pijama ve terlikle dolaştığı, duvarlarına takvim asılan evleri gülünç bulduğu için kendine bir hayat kuramamış, sahte olurum ya da kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamamış, bir kere böyle düşündüğü için başka türlü düşünememiş, sırf öyle söylediği için bütün hayatını "kelimeler uğruna" harcamıştır. içlerinden bir tek "eyyamgüder" turgut özben beceriklidir: duraklara en kısa yollardan çıkabilir, dolmuşa herkesten önce binebilir; erken yaşta, öğretmenin gözüne girebilmenin bağırarak şiir okumaktan geçtiğini keşfeder; ama o da bu becerisini, "hayat pasosu"'nu selim'i anlamaya çalıştıkça kaybedecek, bir "deliler treni"'nde bir istasyondan diğerine dolaşmayı seçecektir. o halde bir kader birliğinden söz edilebilir: bilinç insan hayatın dışına itecek; beceriksiz, tutuk, acemi ve işlevsiz kılacaktır...
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
kesinlikle gerçek anlamda bir tutunamayan yaratmıştır oğuz atay bu karakterle. varoluşsal sıkıntılar içinde, anbean o vahim sona doğru ilerlerken, benliğinde en ufak bir ayrıntıdan bile tarifsiz sıkıntılar, acılar yaşayan, sürekli düşünen, her ayrıntıyı sorgulayan sözün kısası kendi kendine dert olan bir disconnectus erectus. eğer tehlikeli oyunlar'ı okumaya karar verdiyseniz mutlaka bir özdeşim kurarsınız hikmet benol'la. daha ilk cümlelerinden o iç sıkıntısını hissedersiniz ve son cümlesine kadar devam eden, belki de hikayesini en iyi özetleyen kelime olan "iç sıkıntısı" sizi o trajik sona adım adım götürür. yol boyunca oyunlar oynar hikmet benol. albayla oynar, komşu teyzenin asker oğluyla oynar, sevgiyle, bilgeyle ve daha birçoğuyla kimi zaman eğlenceli ama çoğu zaman "tehlikeli" oyunlar oynar. çok da uzatmaya gerek yok, kitabı bitirdiğinizde "aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeğe başladı; kurduğum hayaller, bir bekâr odasının dağınıklığına boğuldu." gibi cümlecikler kazılır zihninizin bir yerlerine. eğer ki meyilliyseniz zaten tutunamamaya, hikmet benol sizi de kendisine çeker adım adım. artık bi roman kahramanı olmaktan çıkıp zihninizin, benliğinizin en karanlık noktalarında pusuya yatacaktır. ne kadar bastırmak isteseniz de kural kuraldır. bastırılan geri döner. hikmet benol da mutlaka dönecektir.
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma