Sâdi Şirazî 'ye sormuşlar; İnsan nedir? “Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe..” “Bir damla kan ve bin bir endişe..” demiş.
Bundan âlâ biyografi düşünemiyorum.
Birinin hayatında kendisinden daha kıymetli bir şey olmayışı, katlanılacak yoksulluk değildi. Halbuki insan doğrudan kendisiyle ilgili olmayan durumlarda da başkaları için kaygılanabilmeli; sevmeyi, sevilmekten bağımsız bir edim gibi görebilmeliydi.
Bir yeri iyi ya da kötü yapan içeride sürdürülen hayattan ziyade, orada sıkışıp sıkışmama hadisesidir bana kalırsa. İnsanın kendini içine hapsedilmiş hissettiği, dışarı çıkmakta güçlük çektiği her yer kötüdür. Burada sözü edilen sevgi dolu insanlardan müteşekkil sıcacık bir yuva olsa bile. Ki bütün yuvaların sıcak olduğunu söylemek cehennemi; sevgi dolu olduğunu söylemek de şeytanı hafife almak olur.