istanbuli

istanbuli
Sâdi Şirazî 'ye sormuşlar; İnsan nedir? “Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe..” “Bir damla kan ve bin bir endişe..” demiş. Bundan âlâ biyografi düşünemiyorum.
393 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Allah'tan korkmayanlardan korkulur.
Sayfa 63 - Adam Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Korktuğunu söyleyenlerden de korkma çağındayız.
Maalesef öyle. Bana öyle geliyor ki Allah'tan korkmak sözü çok büyük bir klişe. İnsanların belki de en az %90'ı çocukken kendisine o şekilde enjekte edildiği için ve hiç bir zamanda sorgulamadığı için Allah'tan korkuyor. Bunun da sebebi kötü insanlara Cehennemde sonsuz işkenceler yapacağını bildiren Allah'tır. Kısacası insanlar cehenneme düşersem sonsuz ömür boyunca ateşlerde işkenceler göreceğim korkusundan dolayı, iyisi mi Tanrıyı kandırmak pahasına Tanrıdan korkuyormuş gibi davranayım motivasyonu. Bu motivasyon asırlar boyunca nesilden nesile aktarıldığı için nerdeyse bazı insanların bilinç altına yerleşmiş durumda. Lakin bizler zekaya sahip canlılarız, mantıksal çıkarımlarla bu tür şehir efsanelerinden arınabiliriz. Her insanın zihnimdeki Tanrı figürü farklı, benim zihnimdeki Tanrı figürüne göre muhteşem bir düzen içinde bir evren yaratan bir Yaratıcıdan korkmak çok gereksiz bir psikoloji zira yaratmak en büyük iyiliktir, yaratacak kadar iyi bir canlıdan Korkulmaz bilakis Sevilir. Biraz karışık anlatım lakin anlaşılabileceğimi düşünüyorum :)
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Seçeneğim kalmasa, doğa yasalarına bağlı olmayan bir evren
Düşünebilirim belki; ama doğa yasalarının istatistiksel ve rastlantısal olduğu görüşüne asla katılamam. Tanrı zar atarak iş görmez. Albert Einstein René Descartes, İnsanın özgür ve ruhun iradesinin kısıtlanmamış olduğunu kanıtlar. İnsanı övülür ve yerilir kılan iradenin özgürlüğünden söz ederken, bu özgürlüğün, Tanrı’nın önceden koyduğu düzenle sınırlı olmadığını belirtir; “İnsan zihni sonludur, Tanrı’nın takdiri ve gücü ise sonsuzdur; bu yüzden, insan ruhunun özgürlüğü ile Tanrı’nın her şeye kadir ve her şeyi bilen olması arasındaki ilişki konusunda yargıda bulunacak durumda değiliz. Ama bu özgürlüğün bize verildiğinin kesinliğine sahibiz. Ve ancak kesin olana inanmamız gerekir.” Sufilere göre, iradenin farklı boyutları vardır. Allah’ın evrendeki bütün olay ve işlerin yaratılma ve yapılma nedeni olarak kabul edilen istenci (irade-i külliye) yanında bir de insanın, onun her türlü iş ve davranışlarından sorumlu tutulan ve istencin bir parçası sayılan istenci (irade-i cüziye) vardır.
Sayfa 265 - Kişisel Yayınlar·Kitabı okudu
Bilim/Felsefe
Ehlisünnet bakış açısına göre, insanda ortaya çıkan eylemler/fiiller iki çeşittir. Bir yanda Tanrının külli iradesi ve diğer yanda da insanın cüzi iradesi bulunur. Yani, insanın davranışları zorunlu (ıztirazi) ve seçimli (ihtiyari) olmak üzere ikiye ayrılır. 1-Zaruri Fiiller: İnsanın bu fiilleri tamamen iradesinin dışında cereyan eder (göz kapaklarını oynatma, kalbinin çarpması, uyuma, acıkma). Acıkan insanı yemek yememekle mükellef tutmak zulümdür. Çünkü insan yaşamak için bunu yapmaya mecburdur. Bu işler iradeyle seçmeyi gerektiren işler değildir. Onun için sorumluluk açısından konu teşkil etmezler. 2-İnsan İradesine Bağlı Fiiller: İnsanın yapmaya muktedir olduğu muhtelif işlerden her hangi birini tercihe müsait fiillerdir. Mesela inanmak veya inanmamak, görebileceğimiz bir şeye bakmak veya bakmamak, başkasının malını gasp etmek veya bundan vazgeçmek vb. İnsan bu işlerden birini tercih etmek yetkisine ve iradesine sahiptir. İnsanın bu yetkisine "cüz-i irade" denmektedir. İnsan cüz-i iradesine konu teşkil eden hususlarda sorumludur. Yani insan cüz-i iradesine konu teşkil eden hususlarda serbesttir. Bu serbestlikten dolayı da sorumludur. s.266
Bu daha çok Sufi/ tasavvuf görüşü değil midir? Ehli sünnet içerisinde tasavvufun öncüsü İbni Arabîyi tekfir edenlerin varlığını da düşününce bu alıntı doğru bir bilgi gibi gelmedi.
1 yanıtı göster
Aklıma bir şey takıldı. PDF olarak kitap okumak etik değil. Yazarın emeği göz ardı ediliyor vs. Peki kütüphaneler? Ordan aldığımız kitaplara da para ödemiyoruz hâliyle yazar para kazanmıyor. Peki neden kütüphaneler etik de PDF etik değil?
umursamıyorum valla. bazıları var paraya para demiyor.
Önceki 2 yanıtı göster
Leyla
Leyla
işin günah kısmındaysanız size bir soru o zaman. Kur'anı para ile satın almayıp PDF olarak okumak da günah olabilir mi? Çünkü sonuçta birileri masraf yapıp kağıda basmış öyle değil mi?
1 yanıtı göster
Sahte Müslümanlık Türkiye için en vahimi.
Alıntı
Müslüman sahte olmaz ki🙂 kuzu postuna bürünmüş kurtlara münafık demek daha doğrusu değil mi?
Önceki 4 yanıtı göster
Kutbu’l Aktab
Kutbu’l Aktab
UV filtre gözlük öneririm göz sağlığınız önemli. Yanlış da doğru da zamana kültüre vb. bir çok faktöre göre değişir bu nedenle yoktur demiştim. Bu gün verilerine kültürüne göre doğru/yanlış kabul edilen bir şey başka bir zaman ve kültürde doğru/yanlış kabul edilmeyebilir bunun geçmişte örnekleri vardır. Siz ortada mısınız sözü sahiplenmişsiniz....
1 yanıtı göster