Sâdi Şirazî 'ye sormuşlar; İnsan nedir? “Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe..” “Bir damla kan ve bin bir endişe..” demiş.
Bundan âlâ biyografi düşünemiyorum.
Sussak, sessizliğimize sığınsak, birbirimizi çeşitli biçimlerde aldatmaya çalışsak da adını koymayı bir türlü başaramayacağımız bir söyleşinin içimizde yürümeye devam ettiğini ayrımsayacağız kimi gecelerde. Bir ses, yabancısı olmadığımız, daha önce bambaşka söyleşilerde birbirinden çok farklı metinlerde yaşarken duyduğumuz, bizleri içine çeken, sevgimizi zaman zaman anlatamadığımız bir insanda yaşayan bir ses, böylesi anlarda istesek de istemesek de bir kez daha çağıracaktır bizleri.
Senden anıların ve sözcüklerin çok ötesinde bir şeyler bekledim anlayacağın. Oysa şimdi yalnızca tedirginlikler, güvensizlikler ve gizli, çok gizli pişmanlıklar var içimde. O tümcedeyim şimdi eskisi gibi, hiçbir zaman gelmediğin, gelemeyeceğin o tümcede. Bir suskunluk, bir hüzün akıyor yeniden içime, hiçbir zaman yaşayamayacağın bir sözcüğe, bir olasılığa dönüşüyorum.
Birçok özlem gerçekleştirilebilecekmiş gibi görünür kimi zamanlarda. Ama günün birinde bizleri, kimi eylemlerden belki de yıllar sonra, hiç beklemediğimiz bir pişmanlığın sesi de kovalayabilir. Bir haksızlık mı etmişizdir yani kişiliğimizin oluşumuna şöyle ya da böyle katkıda bulunanlara?
İnsan ilişkilerinde, hele hele bir sevgiliye doğru yol alışlarımız da böylesi sesleniş biçimlerinin ne yazık ki hiçbir geçerliliği kalmadı artık. Böylesi bir duyarlık hiçbir zaman kazanamadı, sanıldığınca etkileyici olamadı zaten bir tutkunun boy vermesinde. Üstünlüklerden, niteliği ve şekli ne olursa olsun buyurganlığın o dayanılmaz, karşı konulamaz çekiciliğinden söz etmek zorundayım yani bir kez daha. Eylem dostum, yalnızca eylem. Bu tümce size çok önemli kararların eşiğinde durmayı anımsatabilir. Ama insan ilişkilerinde gerçek anlamda yaşanan başka bir şey yok, sözcüklerle, ince duyarlıklarla başarılabilecek başka bir serüven ya da yaşama biçimi yok. Üstüne üstlük böyle bir sevgili, böyle bir aşk da yok. Şarkılar, hikâyeler, şiirler bu bağlamda hep bu yalanın, arayışın ya da yenilginin dışavurumuydu’