Hasan

Hasan
@hasangevg

Hasan

, bir kitap okudu
9/10
·420 syf.·
2024 23. kitabı
Hakan Günday
8.6/10 · 17,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Baskı ve sömürüden her zamanki gibi tam anlamıyla nefret ediyordu, kendini her zamanki gibi proletarya davasına, işçilerin davasına adamıştı ve onların çıkarlarını hep kalbinde duyumsuyordu. Hayatını tümüyle bu davaya adamıştı. Bu, onun için çok doğaldı, başka türlü yaşayamazdı. Oportünizm ve her türlü teslimiyetle her zamanki gibi tutku ve şiddetle savaşıyordu. Hareketi geriye çeken bir konumda olduklarını gördüğünde hâlâ en yakın arkadaşlarıyla bozuşabilir, dava için gerekliyse daha dün hasım olduğu birine alçakgönüllü bir yoldaşlıkla yaklaşır ve söylemesi gerekeni, her zaman yaptığı gibi, açıkça ve dürüstçe söylerdi. Doğaya, baharda ormanlara, dağ yolları ve göllerine, büyük şehirlerin gürültüsüne ve işçi sınıfı kalabalıklarına her zaman düşkün ve hayrandı; yoldaşlarını, mücadeleyi, hareketi ve her yönüyle hayatı seviyordu. Fakat bunlar bir yana, aynı İlyiç'i günbegün izleyen biri, daha suskun bir hal aldığını, insanlara karşı daha nazikleştiğini ve sık sık düşüncelere dalıp kendine geldiğinde, bir keder gölgesinin gözlerinden çabucak geçip gittiğini fark ederdi.
Sayfa 11
Alıntı
Ama insan bu kadar da vurdumduymaz olur mu, birkaç kuruş için birbirinin gözünü oyar mı, bu kadar korkar, bu kadar kurur mu insan dediğin insan, bu kadar kurar mı, bir tavşan gibi ürker mi, hep kendini düşünür mü, hep karısını, çocuğunu, anasını babasını, çoluk çocuğunu düşünmeyenler de var, insan dediğin insan dünyada böylesine tek başına, denizsiz topraksız, bulutsuz, balıksız, kuşsuz, arısız, atsız insansız, kendi yalnızlığına, kötü karanlığına kapanmış, iki elleriyle yüzünü örtmüş, ışık sızdırmamış, ölümün acısına, deliliğine düşmüş, umutsuzluğuna, korkusuna kendisini kapıp koyuvermiş, insan dediğin insan böyle mi olmalı? Oysaki insan, doğan güne, açan çiçeğe, geçen buluta, en güzel sevgideki insanın gözlerine yüzüne, ala şafağa, seher yeline, denizin apak olduğu seher vaktine, aydınlık sulara, deniz kokusuna, toprak kokusuna, yağan yağmura, insanın içine işleyen bir elin sıcaklığına, kucaklaşmaya, bir kadının bir erkekle birleşip bir kişi, bir bütün oluşlarına, şehvette, tatta eriyişlerine, dünyaya, yıldızlara, ışığa, aydınlığa, ipiltilere, bir hayvanın sıcak tüylerinin yıldırdamasına, sıcacık yumuşaklığına, dünyayı yüreğine soktuğun anki coşkuya, türkülere, sözlere, öpüşlere kendisini, yüreğini, canını alabildiğine, iliklerine kadar kaptırandır. Ve böylesi insan çoktur, çoktur bu dünyada. Bizim aramızda değillerdir ama çokturlar. İnsanın, bu insanın soyu bitmez, sevincin, kıvancın, umut etmenin soyu tükenmez.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı
Onlar yaşamlarını kurtarmaya bakıyorlar, oysa önemli olan inancını kurtarmaktır.
Sayfa 15 - Sanat Emeği Yayınları
Alıntı