Son zamanlarda fazla müzik dinlemediğimi fark ettim. Bunun sebebi kitaplarla çok haşır neşir olmam ya da sadece canımın istememesi olabilir. Bu nedenle ruhun gıdasının sadece müzik değil, ruhunu vererek yapılan her şey olduğunu düşünüyorum.
Aynı kalsan şaşardım biricik TDK:|
Boy pos Çi börek Ünvan Doğubayazıt Pileli Hasır altı Hatasıyla savabıyla Yörük Küme düşmek Akçaarmut Marmaraereğlisi Horon tepmek Kayyım Yakantop Yeşil zeytin Yeşil biber
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhu
Dört şey bedeni ve ruhu hasta eder: Çok konuşmak, çok uyumak, çok yemek ve insanlarla aşırı haşır neşir olmak. İmam Gazali
İNSAN İnsan neydi ki azizim? Biraz düşünen, Çokça hisseden, Ortabuçuk yaşam süren? Az da olsa mutlu olmayı bilen mi? Yoksa çokça dertleriyle haşır neşir olan mı? #morsandıktakiyazılar İnsan, çok şey demek derler. Çok şey… ama aynı zamanda az şey. Yaptıklarıyla ve tavrıyla az, Had bilmesiyle çok şey demek. İnsan diyorum azizim, Kendi değerini bilmesi zaman alır. Kendi farkına varana kadar, Hep yanlış topraklarda ve sularda Kök salar durur. Anlar mı dersin? Çok zor değil… Ama kolay hiç değil... Aylin Özgür
Biz dünyayı dünya ehline bıraktık
Hz. Ömer (b. Hattâb) radıyallahu anh, bir gün Rasûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem evinde huzuruna vardı. O’nu tavanı düşük bir odada bir hasırın üzerinde buldu. Hasır yan tarafına iz yapmıştı. Hz. Ömer radıyallahu anh ağladı. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Neden ağlıyorsun, ey Ömer?” diye sordu. Hz. Ömer radıyallahu anh: “Kisra ve Kayser ipek döşeklerde yatıyor, tahtlarda oturuyor. Sen ise bu tavanı düşük odada kalıyorsun ve hasır da yan tarafına iz bırakmış!” dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz: “Ey Ömer! Hasırın yan tarafıma iz yapmasına gelince, sonrasında yumuşaklık olan sertlik ne güzeldir. Bu odanın tavanının düşük olmasına gelince, kabrin tavanı bundan daha alçak olacaktır. Biz dünyayı dünya ehline bıraktık, onlar da âhireti bize bıraktılar. Benim ve dünyanın benzeri sıcak bir yaz gününde yolculuk yapan bir süvari gibidir. Sıcaktan bunalan bu süvari bir ağacın altında biraz gölgelenir. Sonra yola koyulur ve orayı terk eder.” dedi. (Buhârî, Libas 31; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe 165.) Başka bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Dünya onların âhiret bizim olsun, istemez misin yâ Ömer?” buyurdu. (Ahmed, II, 298) buyurdu.
Alıntı
ALLÂHÜ TEÂLÂ’DAN HAKKIYLA KORKMAK
İbrahim bin Edhem (rah.) Hazretleri buyurmuşlardır ki: “Bir gün Allah dostlarından olduklarını anladığım bazı zâtlarla karşılaştım. Onlara, “Allâhü Teâlâ’dan hakkıyla korkmamı sağlayacak nasihat ve tavsiyede bulununuz.” dedim. Bana dediler ki: “Şu husûsları aklından çıkarma: • Çok konuşan kimsenin kalbi, gaflet içindedir, ona hikmet uğramaz. • Halkla çok haşır neşir olan kimse, ibadetin lezzetine nâil olamaz. • Dünyaya aşırı düşkün kimseler için sû-i hâtimeden (son nefeste imansız gitmesinden) korkulur. • Marifet nurundan mahrum olan kimsenin kalbi ölüdür. • Zâlim bir kimseye, zulmünde yardımcı olan, dinde istikamet sahibi olamaz. • Yaptığı ameller ile halkın rızasını arayan kimse, Cenâb-ı Hakk’ın rızasına nâil olamaz.” MUHARREM AYININ BİRİ İLE ONU ARASINDAKİ NAMAZ Muharrem ayının 1’i ile 10’u arasında bir defa olmak üzere, 2 rekâtte bir selam vererek, 6 rekât namaz kılınır. Bu namaz, akşam namazı ile yatsı namazı arasında kılınabileceği gibi, bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsı namazından sonra da kılınabilir. Namaza şöyle niyet edilir: “Niyet eyledim yâ Rabbi, senin rızâ-yı şerîfin için namaza. Herhangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise bu hakkın ödenmesi için. Allâhü Ekber...” 1. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Âyetü’l-Kürsî, 11 İhlâs-ı şerîf. 2. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 10 İhlâs-ı şerîf. 3. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Tekâsür Sûresi (Elhâkümü’t-tekâsür...), 11 İhlâs-ı şerîf.
Din