Kitap 90 yaşında bir adamın 14 yaşında bir kız çocuğuna aşık olmasını anlatıyor. Kitapta bu durumun yansıtılışı benim hiç hoşuma gitmedi. “İnsan gerçekte olduğu değil, hissettiği yaştadır.” diyor. Bu kesinlikle katılmadığım bir görüş çünkü bir insanın hissettiğini başka birileri onun yerine hissedemez değil mi ? Bir başka beni rahatsız eden kısım şu: “Yani kıskançlığının sana söyledikleri doğru olsa bile, hemen kalk git o zavallı kızcağızı bul; her ne olursa olsun, yaşadığın güzelliği kimse alamaz elinden. Ama şurası kesin, büyükbaba romantizmine kapılayım deme. Uyandır onu, ödlekliğin ve pintiliğin karşılığında şeytanın seni ödüllendirdiği o kıza eşek çüküyle kulaklarından taşana kadar attır kıza.” Sonra da büyük bir ciddiyetle ruhunu ortaya döktü: “Aşık olarak düzüşme zevkini denemeden ölmeye kalkma sakın.” Kitap ilerledikçe daha da rahatsız oldum son kısımda “Ayol bu zavallı çocuk senin aşkından deli divane.” Benim için son nokta oldu. 90 yaşında bir adam 14 yaşında bir kıza aşık kitaptaki karakterler onu destekliyor. En son da küçük kız sana aşık deniyor. Ve kitabın arka kapağında bunun için “Ustanın elinden yaşlılığa, cinselliğe, aşka ve ölüme bir güzelleme.” diyor. Benim için her şey olabilir ama güzelleme olabileceğini zannetmiyorum. Konu bu olduğu için Marquez’in hikayeciliğini övemeyeceğim.