Tepelerdeki isyancılar durmadan Türk askerlerine, "Nasrani" (Hristiyan) diye bağırıyorlardı.
İngilizlerin yoğun bir propaganda ile isyancıların kaldırıldığını bilen Fahreddin paşa güzel sesli bir ere bu suçlamalara karşılık olsun diye emretti:
Evladım şu kayaya çık. Yüksek sesle ezan oku. Baş üstüne paşam. Er ezan okumaya başladığında, tepelerden bağıran isyancılar birden sustular. Büyük bir sessizlik oldu.
Ezan okuyorlar!
Onlar da Müslüman!
Onlar Nasrani değil!
Onlar Türkler!
Paşa tek tek karşısında duran Mehmetçiklerin gözlerine, soyulan yüzlerine, burunlarını ve kulaklarına baktı. Sonra toz içinde kalan asker elbiselerine, dolaklarına, delinen potin ile yırtılan çarıklarına dikkat kesildi. İçi sızladı. Yüreği burkuldu. Gözleri doldu.