Hatice

Hatice
@hatice00
Geldi. Gördü. Ölecek. Kapak : Rene Magritte -The Son of Man
Sanat Tarihi
Adana
Adana, 18 Mayıs 1995
650 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
İnsanlar gece gündüz karışık sıralarla tabiata yaklaşırlar. Sayımı yoktur.
Sayfa 54
Edebiyat
Reklam
Vija Celmins altmış üç yaşında. Riga'da doğmuş. Ailesi ABD'ye göç etmiş. Otuz yıl Califonia, Venice'te yaşamış. Şimdi New York'ta. Celmins'in şüpheciliği resmin asıl görüntünün önüne geçemeyeceğini söylüyor ona. Resim daima geridedir. Ama şöyle bir fark var: Resim bittiğinde imge sabit kalır. Bu yüzden de imgenin dolu olması gerekir - benzerlikle değil araştırmayla dolu. Bütün hileler açığa çıkar. Sadece beklenmeden gelen şey için bir umut vardır. İmgeyi Bellekte Sabitlemek diye bir oyun oynar. Kumsaldan incelemek için on bir çakıltaşı toplar (hepimizin aylakken yaptığı gibi) sonra onların bronz kalıplarını alır ve boyar. Hangisi gerçek taş hangisi onun yaptığı? Ayırabilir misiniz? Emin misiniz? Peki nasıl?Bu yakın çekim bir şüphecilik idmanıdır. (Aynı zamanda asıl çakıltaşlarına değer kazandırmanın bir yoludur.) bkz: moma.org/collection/work... O ilk Penelope gibi gün boyunca dokuduğunu -taliplerini uzak tutmak için- gece boyunca sökmez. Yine de aynı kapıya çıkar çünkü ertesi gün kalemiyle, asla durmayan parıltılı su üzerinde ağır ağır dolaşmaya devam eder ve bir kağıdı nihayet bitirdiğinde başka bir kağıt alır. Ya da resmini çizdiği gece göğüyse, galaksiden galaksiye geçer. Sabrı, aşması gereken mesafenin farkındalığından gelir. Not: Penelope (Yunanca Πηνελόπη, Pinelopi), Homeros'un Odysseia destanında Odysseus'un eşidir. Odysseus'un yokluğunda saraya yerleşen erkekler arasından eş seçmesini ertelemek için gündüz ördüğü örgüyü gece sökmesi ile tanınır ve sadakat imgesi olarak bilinir. "Kelimelerden daha güçlü ve biraz daha gizemli bir yeri anlatan bir malzemeyle çalışmanın derin bir yanı var bence," demiş bir keresinde. Onu kendime Penelope olarak açıklıyorum çünkü bu imgeler fazlasıyla el yapımı (evde, başı öne eğik oturarak, seneler boyu
1994'te Fransa Ardeche'deki Chauvet Mağarası'nda bulunan at, gergedan, dağ keçisi, mamut, aslan, ayı, bizon, panter, rengeyiği, yaban öküzü ve baykuş resimleri, Lascaux mağaralarında bulunan resimlerden muhtemelen on beş bin yıl daha eski! Bu sanatçılarla aramıza giren zaman, Sokrates öncesi filozoflarla aramızdaki zamanın en az yirmi katı. Yaşlarını bu kadar şaşırtıcı kılan şey, açığa vurdukları algının hassaslığı. Bir hayvanın boynunun uzanışı,ağzının duruşu ya da sağrılarındaki enerji, Fra Lippo Lippi, Velazquez ya da Brancusi gibi ressamların eserleriyle kıyaslanabilecek bir asabiyet ve kontrolle gözlemlenmiş ve yeniden yaratılmış. Besbelli sanat acemilikle başlamamış. İlk ressamların ve heykeltıraşların gözleriyle elleri de sonradan gelenler kadar maharetliymiş. İlk andan itibaren bir zarafet varmış. Asıl muamma bu, değil mi?
David 'in 1790'da çizdiği Sorcy de Thelusson Markizi bana bakıyor. Onun zamanında kim bilebilirdi bugün insanların içinde yaşadığı yalnızlığı? Her gün dünyaya ilişkin bedensiz ve sahte bir imgeler ağı tarafından yeniden onaylanan bir yalnızlık. Ama onların sahteliği bir hata değil. Eğer kar peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir mutlak öncelik olup çıkar ve dolayısıyla varolanın itibar görmemesi, görmezden gelinmesi ve baskı altında tutulması gerekir.
Kültür-Sanat
Görme yetisini kaybeden bir hayvandan daha üzücü (trajik değil, üzücü) pek az şey biliyorum. İnsanlardan farklı olarak, hayvanlara dünyayı tarif etmelerine yarayacak bir dil kalmaz. Tanıdık bir arazideyse, kör hayvan burnuyla yolunu bulabilir. Ama artık varolan elinden alınmıştır ve bu yoksunlaşmayla birlikte yok olmaya başlar, artık yalnızca uyuklar, belki de bir zamanlar varolan bir rüyayı arıyordur.
Kültür-Sanat
Reklam