Allah'ın vahyettiği tek bir ayet onları (Kureyş kabilesi) titretmeye yetiyordu. Allah'tan gelen tek bir ayet dört bin yıldır orada kemikleşmiş geleneği sarsmaya yetiyordu. Sadece birkaç kelime dahi yeterliydi.
Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Anne ve babasına iyi davranan kimseye müjdeler olsun. Allah Teâlâ onun ömrünü uzatsın."
-Müsned, Taberâni
Allah Teâlâ insanın rızkı gibi, ömrünü ve ecelini de belirlemiştir. Normal durumlarda bunlar değişmez. Fakat bir evlat, anne ve babasına hizmet eder, onların duasını alırsa, Kâinatın Rabbi, o evladın ömrünü bereketlendirmek suretiyle uzatır.
Bu şöyle olur: Cenâb-ı Hak onu rahat ve huzur içinde yaşatır. Başkasının bir yılda yapamayacağı hayır ve hasenatı, ibadet ve tââtı, o kuluna kısa bir zaman içinde yaptırabilir. Böyle bir saadet, o kul için ömrğn uzaması sayılır.
Allah Teâlâ istediği kuluna, ölümünden sonra kendine sevap kazandıracak hayırlı işler de yaptırabilir. Bu da o kul için ömrün uzaması sayılır.
Neye inandığımızı tam manası ile idrak etmemiz ve inandığımız şeyin kesinliği hususunda kalben emin olmamız gerekiyor.
Ancak bu şekilde olursa amellerimiz inancımızı yansıtabilir.